Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Gerekçeli kararda suç adının "Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma" olarak belirtilmesi gerekirken "Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma, Alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma " şeklinde yazılmış ise de; bu hususun mahallinde mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın adli sicil kaydında erteli ilama ilişkin karar bulunduğu, denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği anlaşılan sanık hakkında, gereği için ihbar yapılmamış ise de, TCK'nın 51/7 maddesi uyarınca ihbarın ilk derece mahkemesince her zaman yapılması mümkün görülmüştür.
Bu eleştiriler dışında mahkemenin
kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nın 286/2.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)