Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Gerekçeli kararda suç adının "Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma" olarak belirtilmesi gerekirken "Alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma " şeklinde yazılmış ise de; bu hususun mahallinde mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının yoğunluğu nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği, olay sırasında yapılan ölçümde alkol miktarı nazara alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 3. ve 61/1. maddeleri uyarınca alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmamış ise de bu hususun infaz sırasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Bu eleştiriler dışında mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nın 286/2.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)