(5271 S. K. m. 280, 303) (5237 S. K. m. 3, 53, 61)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, alkol miktarı ve sanığın kastının yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun cezaya hükmedilmesi gerektiği, olay sırasında maddi hasarlı kazaya sebebiyet veren ve olay sonrası yapılan ölçümde 200 promil alkollü olduğu anlaşılan sanık hakkında temel ceza belirlenirken TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de; sanık hakkında aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu husus eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Eleştirilen husus haricinde yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada öne sürülen ve re'sen dikkate alınan esasa ilişkin tüm delillerin hukuka uygun yöntemler ile toplandığı, iddia ve savunma ile birlikte toplanan delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, vicdani kanının dosyadaki belgeler ile toplanan delillere uyumlu olarak kesin delillere dayandırıldığı, suça konu eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, suça konu eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uygun olduğu değerlendirilmiş olup istinaf başvurusunda bulunan sanık Saffet TOPALOĞLU'nun ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemece sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının sanığın daha önceden hapis cezasına mahkum edilmemiş olması dikkate alınarak TCK'nın 50/3. maddesi yollamasıyla TCK'nın 50. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmemesinin hukuka aykırı olduğu, sanığın bu yöndeki istinaf başvuru gerekçesinin yerinde olduğu, yeniden yargılamayı gerektirmeyen hukuka aykırılığın CMK'nın 280/1.a ve 303/1. maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın düzeltilebileceği ve bu konuda karar verilebileceği mümkün bulunduğu anlaşılmakla;
1-Hüküm bölümünün B maddesinin 3. bendi olacak ve bundan sonra gelen bentlere teselsül edecek şekilde "'Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının TCK'nın 50/3 maddesi yollamasıyla TCK'nın 50/1-a ve 52/3 maddesi gereğince adli para cezasına çevrilerek sanığın 25 tam gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak TCK'nın 52/2 maddesi uyarınca günlüğü 20 TL'den hesaplanarak sanığın neticeten 500-TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," şeklinde ibarenin yazılmak suretiyle DÜZELTİLMESİNE,
2- Hüküm bölümünün B maddesinin 4.bendi olacak ve bundan sonra gelecek bentlere teselsül edecek şekilde ''Adli Para Cezasının miktarı itibariyle taksitlendirilmesine yer olmadığına,'' şeklinde ibarenin yazılmak suretiyle DÜZELTİLMESİNE;
3- Hüküm bölümünün B maddesinin TCK'nın 53/1 maddesinin uygulandığı 3. bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine '' Cezanın niteliği gereği sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına '' şeklinde yazılmak suretiyle DÜZELTİLMESİNE,
Sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün CMK.'nın 280/1.a, 303/1. maddeleri gereğince DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
Dair CMK'nın 286/2.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)