Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dava konusu suçun adı kanunda yazılı olduğu şekilde "Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma " suçu olduğu halde mahkemenin gerekçeli kararında "Alkol veya Uyuşturucu Maddenin Etkisi Altındayken Araç Kullanma" olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilecek yazım hatası olduğu değerlendirilmekle eleştirilerek yetinilmesine karar verilmiştir.
İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının yoğunluğu nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği nazara alınıp, yapılan ölçümde 1.41 promil alkollü olduğu tespit edilen ve kazaya neden olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 3 ve 61/1. maddeleri uyarınca, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe istinaf bulunmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.
Kabul ve uygulamaya göre de:
Adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında sonuç olarak hükmedilen 25 gün hapis cezasının TCK.nın 50/3 maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu nazara alınmaksızın hükmedilen 25 gün hapis cezasının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemesinin
Kanuna aykırı olduğu, Sanık müdafiinin istinaf taleplerinin bu yönleriyle kabulünün gerektiği; yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hukuka aykırılıkların CMK'nın 280/1.a ve 303/1. maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın düzeltilebileceği ve bu konuda karar verilebileceği mümkün bulunduğu anlaşılmakla;
KARAR:
Hükmün 3. bendinden sonra 4. bent olacak ve diğer bentler silsile ile takip edecek şekilde; "Sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarı ve sanığın daha önce hapis cezasına mahkum edilmediği dikkate alınarak,TCK 50/3 maddesi delaleti ile TCK-50/1-a, maddesi uyarınca sanığa verilen hapis cezasının seçenek tedbir olarak adli para cezasına çevrilerek 25 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
TCK-52 maddesi hükümleri de gözetilerek, günlüğü sanığın ekonomik durumuna ve diğer şahsi hallerine göre takdiren 20,00 TL. den paraya çevrilmek suretiyle, sanığın BU SUÇTAN NETİCETEN 25 GÜN ADLİ PARA CEZASI KARŞILIĞI 500 TL ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında hapisten çevrilerek tayin olunan bu Adli Para Cezasının miktarı dikkate alınarak, TCK-52/4 maddesi uyarınca taksitlendirme yapılmasına yer olmadığına, tesis edilen adli para cezası ödenmediği takdirde 5275 sayılı yasaya göre infaz edileceğinin sanığa ihtarına( bu ihtaratın kararın tebliği ile birlikte yapılmış sayılmasına)"
Hüküm fıkrasında 4. bendinde hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak TCK'nın 53. Maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "Sanığa verilen sonuç cezanın türüne göre koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönlerden usul ve yasaya uygun bulunan hükmün CMK.nın 280/1-a ve 303/1 maddeleri uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUN ESASTAN REDDİNE,
Karardan bir suretin mahkemesince İstinaf başvurusunda bulunan sanık ve sanık müdafiine TEBLİĞİNE
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)