Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Gerekçeli kararda suçun "Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma" olarak belirtilmesi gerekirken "Alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma " şeklinde yazılması doğru değil ise de bu hususun mahallinde tamamlanması mümkün bir eksiklik olduğu gözetilerek eleştirilmekle yetinilmesine karar verilmiştir.
Sanık hakkında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, alkol miktarı ve sanığın kastının yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun cezaya hükmedilmesi gerektiği, olay sırasında maddi hasarlı kazaya sebebiyet veren ve olay sonrası yapılan ölçümde 136 promil alkollü olduğu anlaşılan sanık hakkında temel ceza belirlenirken TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de; sanık hakkında aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu husus eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Sanık hakkında tespit edilen temel cezadan TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği, ancak sehven ve maddi hata sonucu cezanın 2 ay 10 gün olarak hesaplanması hukuka aykırı ise de; sanık aleyhine istinaf başvurusu bulunmadığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
Eleştirilen hususlar haricinde yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada öne sürülen ve re'sen dikkate alınan esasa ilişkin tüm delillerin hukuka uygun yöntemler ile toplandığı, iddia ve savunma ile birlikte toplanan delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, vicdani kanının dosyadaki belgeler ile toplanan delillere uyumlu olarak kesin delillere dayandırıldığı, suça konu eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, suça konu eylemin doğru olarak nitelendirildiği anlaşılmıştır.
Ancak;
Sanık hakkında verilen 2 ay 10 gün hapis cezasının TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince Adli Para Cezasına çevrilirken tespit edilecek tam gün adli para cezası miktarının 70 gün olması gerektiği, bu nedenle sehven ve maddi hata sonucu adli para ceza miktarının 100 tam gün olarak gösterilmesi ile hüküm bölümünde adli para cezasına çevirme maddesinin 50/3 maddesinin gösterilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu yöndeki istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet Savcısı Selami ÇOLAK (193900)'ın ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde olduğu, tespit edilen hukuka aykırılığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip CMK'nun 280/1-b ve 303/1 maddeleri kapsamında düzeltilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla;
1-Hüküm bölümünün 4. paragrafında yer alan ''TCK'nın 50/3'' ibaresi ile ''100'' ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerlerine sırasıyla ''TCK'nın 50/1-a'' ve ''70'' ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLMESİNE,
2- Hüküm bölümünün 5. paragrafında yer alan ''100'' ve ''2.000,00 tl'' ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerlerine sırasıyla ''70'' ve ''1.400,00 TL'' ibarelerinin eklenmek suretiyle DÜZELTİLMESİNE,
3- Hüküm bölümünün 6. paragrafında yer alan ''2.000,00 tl'' ibaresinin çıkartılarak yerine ''1.400,00 TL'' ibaresinin eklenmek suretiyle DÜZELTİLMESİNE,
Sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün CMK.'nın 280/1.a, 303/1. maddeleri gereğince Cumhuriyet Savcısı Selami ÇOLAK (193900) tarafından yapılan İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE;
Dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,
Dair CMK'nın 286/2.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 31/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)