Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvuru süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada öne sürülen ve re'sen dikkate alınan esasa ilişkin tüm delillerin hukuka uygun yöntemler ile toplandığı, iddia ve savunma ile birlikte toplanan delillerin, gerekçeli kararda tartışıldığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, vicdani kanının ve mahkeme kararının dosyadaki tutanaklara, belgelere ve toplanan delillere uyumlu olarak kesin delillere dayandırıldığı anlaşılmış olup istinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemece şartları oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50. Maddesinde düzenlenen seçenek tedbirlere çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; olayın oluş şekli, sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir halinin bulunmaması, pişmanlığı, suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın sosyal ve ekonomik durumu ile lehine olan hükümlerin uygulanması talep etmiş olması dikkate alındığında dosyaya uygun olmayan soyut gerekçelerle sanık hakkındaki verilen cezanın seçenek tedbirlere çevrilmemesinin,
Hukuka aykırı olduğu; sanığın bu yöndeki istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olduğu, yeniden yargılamayı gerektirmeyen hukuka aykırılığın CMK'nın 280/1.a ve 303/1. maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın düzeltilebileceği ve bu konuda karar verilebileceği mümkün bulunduğu anlaşılmakla;
1- Sanık hakkındaki hüküm fıkrasının 3. Maddesi olacak ve bundan sonra gelecek paragraflara teselsül edecek şekilde "Sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının olayın oluş şekli, sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir halinin bulunmaması, pişmanlığı, suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak TCK'nın 50/1.a ve 52/3 maddesi gereğince adli para cezasına çevrilerek sanığın 75 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Hapis cezasından çevrilen adli para cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak TCK'nın 52/2 maddesi uyarınca günlüğü 20 TL'den hesaplanarak SANIĞIN NETİCETEN 1.500 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,"
''Adli Para Cezasının miktarı itibariyle taksitlendirilmesine yer olmadığına, tesis edilen adli para cazasının ödenmemesi halinde 5275 sayılı yasaya göre infaz edileceğinin sanığa ihtarına,'' şeklinde ibarenin yazılmak suretiyle DÜZELTİLMESİNE;
2-Hüküm fıkrasında 3. maddesinde hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak TCK'nın 53. Maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm ile sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı 4. maddesinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "Sanığa verilen sonuç cezanın türüne göre koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK.nın 53. Maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının ve TCK 58 maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmasına kanunen yer olmadığına" cümlelerinin eklenmesi sureti ile;
Sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün CMK.'nın 280/1.a, 303/1. maddeleri gereğince DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;
Karardan bir suretin mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan sanığa TEBLİĞİNE
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
Dair CMK'nın 286/2.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)