T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİTÜRKMİLLETİADINA
13. HUKUK DAİRESİKARAR
DOSYA NO : .
KARAR NO : .
BAŞKAN : .
ÜYE :
ÜYE :
KATİP : .
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .
ESAS NO : .
KARAR NO : .
KARAR TARİHİ : .
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ .
DAVACI : ..
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
B.A.M. KARAR TARİHİ : 11/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/07/2024
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, 27.05.2023 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde müvekkiline ait .... plakalı araçta malzeme, işçilik, onarım, değer kaybı, ikame araç bedeli, pert olarak kabul edilmesi halinde oluşan zararın tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak davası olarak açtıkları (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere), müvekkiline ait ....... plakalı araç için eksik ödenen “pert farkını” kapsayan malzeme, işçilik, onarım, değer kaybı, ikame araç bedeli 10.000,00 TL (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) maddi tazminat tutarının davalı .... A.Ş. yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere ve temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, diğer davalı Murat Yüksel yönünden kaza tarihi itibariyle işletilecek yasal faiz, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılardan tahsiline karar verilmesini, hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememe riskine karşılık ... plakalı aracın trafik kaydına ve davalı Murat Yüksel'in tüm taşınır ve taşınmazlarına kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve 3. şahıslara devri engelleyici nitelikte “ihtiyati tedbir” şerhi konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, arabuluculuk dava şartı olup dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, bu nedenle dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar yoksunluğu nedeniyle davanın reddini, davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise açıklamalarımız doğrultusunda davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı......... vekili cevap dilekçesi ile; TTK 5/A maddesi gereği, işbu davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında oluşu neticesinde, davacılar tarafından arabuluculuğa başvuru yapılmadan dava açılması sebebi ile davanın, dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddini, dava dilekçesindeki aleyhe beyanları kabul etmediklerini, davacının aşırı bir şekilde hızlı gittiği için müvekkilinin aracına çarpması sonucu işbu trafik kazası meydana geldiğini, davacı taraf dava dilekçesinde de beyan ettikleri üzere sigorta şirketine başvurularını yapmış ve 103.874,22 TL ödemelerini aldıklarını, davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise açıklamalarımız doğrultusunda davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın TTK 4/1, 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A m. 2. f.,HMK 114/2, 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; trafik kazalarından kaynaklanan maddi tazminat taleplerinde arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığını, sigorta şirketi eksperleri tarafından aracın pert işlemine tabi tutulacağı belirtilmesine rağmen 03.08.2023 tarihinde davalının 103.874,22 TL ödeme yaptığını, müvekkili tarafından herhangi bir ibraname verilmediğini, müvekkilinin zararının bu meblağın çok üzerinde olduğunu, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin kaza tarihinde 500.000,00 – 600.000,00 TL dolaylarında olduğunu, müvekkilinin uğradığı tüm zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin gerektiğini, 16 STB 35 plakalı kusurlu araca ve davalıların malvarlığı sorgusu yapılarak tespit edildiği halde menkul ve gayrimenkul malvarlığının aynına ve kaydına ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, olayda müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece, arabulucuk dava şartına uyulmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’ya 5/A maddesi ile, getirilen düzenleme ile, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuğa başvurma 01/01/2019 tarihi itibari ile yürürlüğe girmiş olup, ticari davalarda arabulucuya başvurma dava şartı olarak kabul edilmiştir.
Ayrıca, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş olup, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin ikinci fıkrasında; "Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Arabuluculuk dava şartı giderilebilir bir dava şartı olmadığı ve davacı vekilinin davalı şirket yönünden arabulucuya başvurmadan dava açtığı sabit olduğundan Mahkeme kararı davalı şirket yönünden usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf talebinin davacı şirket yönünden reddi gerekmiştir. (Yargıtay 11 Hd 2022/1249 Esas - 2023/4992 Karar)
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan işbu davada davalılar arasındaki ilişki 6100 sayılı HMK 57/1-a maddesi uyarınca ihtiyari dava arkadaşlığı olup, HMK 58 maddesi uyarınca ihtiyari dava arkadaşlığında, davaların birbirinden bağımsız olduğu ve dava arkadaşlığından her birinin diğerinden bağımsız hareket ettiği düzenlenmiştir. Bu nedenle davalı sigorta şirketi hakkındaki tazminat istemli davanın mutlak ticari dava olması ve 6352 sayılı HUAK 18/ A-2 maddesi uyarınca ticari davalarda zorunlu arabuluculuğa başvuru şartının yerine getirilmesi gerekmektedir Ancak, diğer davalı sürücü ....(gerçek kişi) hakkında açılan davanın ticari bir dava olmaması ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması ile uyuşmazlıkta 6098 sayılı BK ve 2918 sayılı KTK hükümleri uygulanacak olması nedeniyle davalı .... hakkında açılan maddi tazminat davasında zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulama alanı bulamayacağı gözetilmeksizin davanın davalı Murat Yüksel yönünden de zorunlu arabuluculuk şartına aykırılık nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olup, davacı vekilinin bu husustaki istinaf istemenin kabulü gerekmiştir.
6100 sayılı HMK 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, görevsiz mahkemede yargılamaya devam edilip karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... tarih ve ....sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 11/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
...
¸e-imzalıdır
.....
Üye
...
¸e-imzalıdır
.....
Üye
...
¸e-imzalıdır
.....
Katip
...
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy