T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİTÜRKMİLLETİADINA
13. HUKUK DAİRESİKARAR
DOSYA NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
DAVACI :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
B.A.M. KARAR TARİHİ : 04/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/07/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafından müvekkili aleyhine Bursa ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile 30.936,17-TL değerinde başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emrinin şirketinin şubesine gönderildiği ve adreste kimsenin bulunmaması sebebiyle cama çağrı pusulası konarak tebliğ edildiğini, müvekkilinin söz konusu tebligata zamanında muttali olamadığını, kendilerine karşı başlatılan haksız takibe itiraz süresi içinde itiraz edemediğini ve icra takibinin kesinleştiğini, bu takip sonucunda müvekkilinin aracına ve hesaplarına haciz konulduğunu, söz konusu takibin hukuki dayanaktan yoksun bir alacağa ilişkin olduğunu, müvekkili ile davalı arasında 14.03.20l8 tarihinde ....plakalı araç için Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi imzaladığını, Sigorta süresi içerisinde konusu araç .... kontrolünde iken havanın aşırı yağışlı olduğu bir zamanda kazanın gerçekleştiğini ve bir başka araca zarar verdiğini, sigorta şirketi kazaya karışan diğer aracın zararını karşılamış olduğunu, daha sonra da araç sürücüsü ....'ın kırmızı ışıkta geçmiş olduğunu, ağır kusur saydığını ve karşılamış olduğu zararları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartlar Madde 4'e göre müvekkil şirketten rücu etmek istediğini, Sigorta şirketinin rücu hakkının doğması için ise kazanın kasıt veya ağır kusur sonucu gerçekleşmiş olması gerektiğini, kaza anında hava yağışlı olduğu için araç sürücüsü .... kırmızı ışığı fark edemediğini ve tamamen kasıtsız olarak kırmızı ışıkta geçtiğini, sürücü olay anında kesinlikle alkolsüz olduğunu, buna ilişkin rapor da dilekçelerinin ekinde mevcut olduğunu, bu sebeplerle müvekkil şirketin araç sürücüsünün davaya konu kazada kesinlikle kasıt veya ağır kusuru bulunmadığını, hava yağışlı olmasa dahi kırmızı ışıkta geçmek Yargıtayca ağır kusur sayılmadığını, işbu sebeplerle menfi tespit davasını açarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin tedbiren durdurulmasını ve dava sonucunda da icra takibinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, ....plaka sayılı aracın sebebiyet verdiği 06.06.2018 tarihli kaza neticesi .... plaka sayılı araçta hasar ve değer kaybı zararına sebebiyet verildiğini, ... plaka sayılı araçta meydana gelen zarar sebebiyle müvekkil şirket tarafından ... plaka sayılı aracın tarfik sigorta poliçesinde 07.09.2018 tarihinde 20.253,73-TL ve 30.01.2019 tarihinde 9.658,00-TL olmak üzere toplam 29.911,73-TL ödeme yapıldığını, müvekkil şirketin ödemiş olduğu iş bu tutarı trafik sigortası genel şartları gereği sigortalısı davacıya rücu hakkı olduğu için davacı hakkında Bursa 5.İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacıya ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yaparak tamamen ve ağır kusurlu ve yine trafik kurallarını ağır kusur ile ihlal ederek mezkur kazaya sebebiyet verdiğininin kaza tespit tutanağı ile de sabit olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüyle, Bursa 5.İcra Dairesi’nin .... sayılı icra dosyasına yapılan 38.905,58 TL’nin ödeme tarihi olan 11/12/2019 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte İstirdatı ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinafa başvuru dilekçesinde;....plaka sayılı araç sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yaparak tamamen ve ağır kusurlu şekilde kazaya sebebiyet verdiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının b-4 a ve b maddeleri gereği davalının ağır kusuru nedeniyle müvekkilinin rücu hakkının bulunduğunu, rücu şartlarının oluşmadığını belirten bilirkişi raporunun hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava, 2004 sayılı İİK 72 maddesi kapsamında menfi tespit talebine yöneliktir.
Davalı vekili rücu sebebi olarak sürücünün kırmızı ışıkta geçmek suretiyle ağır kusurlu olduğu ve genel şartlara aykırılığa dayanmıştır.
Ağır kusur kavramı özel hukuk kavramı olup kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder. KTK'nın koyduğu kuralların her türlü ihlali, sürücünün, kasta yakın bir kusuru olduğunu göstermemektedir. Bu yasanın 84. maddesinde belirtilen asli kusur hallerinin hepsinin, aynı zamanda ağır kusur olarak nitelendirilmesini gerektiren bir yasal düzenleme de mevcut değildir. Dava konusu olayda ise davalı sigortalı aracın sürücüsünün salt kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle trafik kurallarına aykırı davranışı nedeniyle kusurlu bulunması, başlı başına kasıtlı yada ağır kusuru olduğu anlamına gelmez. Üstelik böyle bir durumda hasarın teminat dışında kaldığını ispat yükü TTK'nin 1282.maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.a maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır. Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre; Genel Şartların bu maddesinde “tam kusur” dan değil, “kasıt” veya “ağır kusur”'dan söz edilmekte olup, ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir. İlgili madde de tam kusurdan değil kasıt veya ağır kusurdan söz edilmektedir.
Somut olay değerlendirildiğinde, bilirkişi raporunda davacı şirkete ait araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Ağır kusur kavramı bir özel hukuk kavramı olup, kasıtlı olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder. Dava konusu olayda ise sigortalı araç sürücüsü kırmızı ışıkta geçmesinden dolayı %100 kusurlu olmakla, ağır kusurlu olmadığının kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir. (Yargıtay 17 HD. 2016/3422 Esas 2016/6357 Karar)
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2020 tarih ve ... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gereken 2.657,64.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 528,50-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.129,14-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 04/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
...
¸e-imzalıdır
.....
Üye
...
¸e-imzalıdır
.....
Üye
...
¸e-imzalıdır
.....
Katip
...
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy