Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre;
Dosya görüşüldü;
CMK'nun 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Sanık hakkında yukarıda karar başlığında belirtildiği biçimde hüküm kurulduğu anlaşılmakla;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre;
Silahlı Terör Örgütüne Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme suç tarihinin yardımın konusu son eylemin gerçekleştiği 05/02/2015 tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin farklı tarih olarak yazılması ayrıca Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme suçundan hüküm kurulduğu halde suç adının gerekçeli karar başlığında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hataları olarak kabul edilerek yapılan incelemede;
Hüküm oluşturulurken temel ceza 5 yıl hapis cezası olarak belirlendikten sonra TCK 220/7 maddesi gereğince yarı oranında indirim yapıldığında 2 yıl 6 ay hapis cezası bulunması, akabinde TMK'nun 5/1. Maddesi gereğince yarı oranında arttırım yapıldığında 3 yıl 9 ay hapis cezası bulunması ve TCK 62. Maddesi hükümleri nedeniyle 1/6 oranında indirim yapıldığında 3 yıl 1 ay 15 gün olarak netice cezanın belirlenmesi gerekirken; mahkemesince yanılgılı değerlendirme ve uygulama sonucunda netice cezanın 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlenip eksik ceza tayini yapılması aleyhe istinaf bulunmadığından davanın yeniden görülmesi sebebi yapılmamıştır.
TCK 314. maddede örgüte yardım suçu özel olarak düzenlenmemiştir. Fakat, 3. fıkra uyarınca suç işleme amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından da aynen uygulanır. Bu nedenle TCK 220/7. maddesinde belirtilen örgüte yardım suçu, 314. maddedeki silahlı örgüte yardım suçu olarak cezalandırılması gereken bir eylem tipini teşkil etmektedir:
TCK md. 220 : (7) "Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. "
TCK 220/7. maddede, örgüte yardım edenin 'örgüt üyesi olarak' cezalandırılacağı ifade edilmiştir. Fakat, aynı cümle içerisinde örgüt üyeliğinin, örgüt içerisinde hiyerarşik yapıya dahil olmayı zorunlu kıldığı belirtilmiştir. Örgüt üyesi, örgütün amaçlan içerisindeki suçları işlemek için sürekli birliktelik iradesiyle örgüt disiplini ve hiyerarşisine katılmaktadır. Buna karşın, sürekli birliktelik ve hiyerarşik yapıya dahil olma iradesi bulunmadığı halde, örgütün kimi faaliyet veya eylemlerine iştirak eden kimse, suça iştirak etmekte olup, özel bir iştirak kuralı olarak düzenlenmiş bulunan 'örgüte yardım etme' suçunu işlemesi nedeniyle ceza sorumluluğuna tabi kılınmış, fakat cezalandırma yönünden örgüt üyesi gibi kabul edilmiştir. Bu nedenle, örgüte yardım edenin hukuki sıfatının üyelik olmayıp, yardım eden (suça iştirak) olduğuna dikkat edilmesi ve kanun koyucunun bu ayrımı bilinçli olarak yaptığının gözetilmesi yerinde olacaktır.
Suç örgütüne yardım fiilinin oluşması için, failin örgüt üyeleriyle önceden bir anlaşma yapması veya yapılan planlara dahil olması zorunlu değildir. Ayrıca, yardım fiilinin örgüt üyelerinin tamamına veya üyelerden birine yapılması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, örgütün amacı ve kolektif faaliyetleri bilinerek ve istenerek yardım edilmesi zorunludur. Buna karşın, örgüt üyelerinin baskı ve tehditleri sonucu yardım etmeye mecbur bırakılan kişilerin suça iştirak iradeleri bulunmadığından, manevi öğesinin yokluğu nedeniyle suçun oluşmadığı düşünülmelidir.
Yardım suçunda ceza, TCK. 314/3, 220/7. maddeleri delaletiyle, 314/2. madde ile hükmedilir. Fail, örgüte yardım fiilinden başka bir suç da işlemişse, bu takdirde örgüt adına suç işleme dolayısıyla ayrıca 220/6. madde delaletiyle 314/2. madde ile cezalandırılır.
Kanunda örgüte silah temini yoluyla yapılan yardım suçu 315. maddede ayrıca düzenlenmiştir. Silah üretimi, teinini, ülkeye sokulması, saklanması gibi eylemler yalnızca özel nitelikli yardım suçu olan 315. madde ile cezalandırılır.
Yardım niteliğindeki eylemlerin müstakil suç oluşturmayan faaliyet veya fiiller olması gerekir. Örgüt adına işlenen suçlara iştirak edilmesi halinde 220/6. maddedeki suç oluşmaktadır. Bu konuya yukarıda değinilmişti.
765 sayılı yasa gibi 5237 sayılı yasadaki düzenlemede de eylemin iradi olması aranmıştır. 765 sayılı yasada bazı yardım eylemleri yasa metninde ifade edilmişken 5237 sayılı yasada böyle bir düzenlemeye yer verilmemiş yardım eden ifadesi kullanılmıştır.
Yardım sayılabilecek eylemler çok farklı biçimlerde gerçekleşebilir. Örneğin; örgüt üyelerine yiyecek verme, barınma ihtiyacını karşılama, yol gösterme, bilgi verme, çeşitli malzeme temini gibi ihtiyaçları karşılama vb. davranışlar yardın olarak kabul edilir. Dolayısıyla, silahlı örgütün faaliyetlerine yardım edilmesi onun faaliyetlerinin kolaylaştırılması amacına yönelik olarak birtakım davranışlarda bulunulmasıdır. Örgütün varlığının veya üyelerinin yaşantısını sürdürmesine yönelik eylemler bu suçun oluşması için yeterlidir.
Yargıtay kararlarında örgütün yayınlarını ve bildirilerini dağıtmak, örgüt üyelerini barındırmak, yer temini, kılavuzluk yapmak, kuryelik yapmak, örgüt üyelerine yiyecek vermek, giyecek ve eşya temin etmek, katılım aktarılmasına yardımcı olmak, askeri faaliyetler hakkında örgüt üyelerine bilgi vermek, para vermek gibi eylemler yardım eylemleri olarak kabul edilmektedir.
Ancak failin belirtilen fiillerden birini veya birden fazlasını sürekli ve yoğun olarak yapması, örgüt üyeliği suçunun kanıtı olarak değerlendirebilir. Yargıtay, yardım eylemlerinin belirli bir yoğunluğa ulaşması halinde failin örgüt üyesi olduğunu kabul etmektedir.
BDDK'nın ....... Bankası hakkında hazırladığı Mali Durum Tespit Raporlarında, ....... Bankası'nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgütlü olarak suç gelirlerinin elde edilmesi, himmet adı altında toplanan suç gelirlerinin bankacılık sisteminde aklanması, bankanın FETÖ/PDY ile bağlantılı ulusal/uluslararası kuruluşlara ....... Bankası AŞ tarafından yüksek miktarda kredi kullandırılması, ....... Bankası A.Ş'nin ortaklık yapısında bulunan yöneticilerin FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğunun açıklandığı,
MASAK'ın hazırlamış olduğu analiz raporlarında da ....... Bankası'nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kurucusu olan .......'in talimatlarıyla yönetildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne mensup gerçek kişi ve özel hukuk tüzel kişilerinin bankacılık işlemi adı altında toplanan himmet paralarını bu banka aracılığıyla akladığı,
Yine Emniyet Genel Müdürlüğü'nün hazırlamış olduğu raporda da birçok ilde alınan bilgi alma tutanakları ile 17-25/Aralık/2013 sürecinden sonra FETÖ/PDY silahlı terör örgütlerinde yöneticilik yapan kişilerin bu örgüte mensup kişilere malvarlıklarını satarak malvarlıkları yoksa başka bankalardan para çekerek ....... Bankası'na para yatırmalarını istediklerini beyan etmeleri, yine ....... Bankası A.Ş'de banka genel müdürü ve banka yönetim kurulu üyelerinin 06.01.2014 tarihinde gönderdiği e-postada "bizim iklimimizden bir abim... Bankamız için seferberlik ilan ettik, aynen 2001 de olduğu gibi, neyimiz varsa namusumuz bildiğimiz bankamız için yarından tezi yok getireceğiz...arkadaşlar evini arabasını satacak, gerekirse başka bankadan kredi çekecek bankamıza mevduat koyacağız" dediği,
BDDK'nın 28/05/2015 tarihli ....... Bankası Mali Durum Tespit Raporu'nda 2013 Aralık - 06/01/2014 döneminde ....... Bankası'nın mevduatı 1.684.368 TL azalırken 06.01.2014- 10.01.2014 döneminde 227.240 TL arttığı, 01.12.2013 - 30.06.2014 tarihleri arasındaki dönemde ....... Bankası A.Ş nezdinde 334.123 adet hesabın açıldığı, hesap açılışlarının 06.01.2014 tarihinden itibaren artış gösterdiği, en fazla hesap açılışının 30.01.2014 tarihinde 6.069 adet olarak gerçekleştiği, 29.05.2015 tarihine kadar mevduat girişinin yoğun olarak yapıldığı ayrıntılı olarak anlatıldığı,
FETÖ/PDY Terör örgütü elebaşısı .......'in 17/25 Aralık 2013 sürecinde örgüt üyelerine zor durumda olan Bank .......'yı uhud harbindeki "okçular tepesi" olarak nitelendirerek terk edilmemesi gerektiğini belirtip, para yatırmalarına yönelik talimat verdiği,
BDDK, MASAK ve EGM'nin ayrıntılı raporlarından da anlaşılacağı üzere ....... Bankası'nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca yönetildiği, bankanın siyasi gelişmeler üzerine likidite sorunu yaşaması sebebiyle bizzat başta ....... ve diğer FETÖ/PDY terör örgütü yöneticileri tarafından mensuplarına verilen talimatlarla FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarından malvarlıklarını satıp ....... Bankası'na yatırmalarını istemesi üzerine, ....... Bankası'nın mali olarak durumunun raporlarla teyit edildiği üzere kötü olduğu bir dönemde bu banka da hesap açtığı ve mevduat girişi yaptığı, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve örgüt üyesi olduğuna ilişkin kanaat oluşmayan sanığın bu eylemi ile silahlı terör örgütüne yardım etmek suçunu işlediği dairemizce de sabit ve bu bağlamda ilk derece mahkemesinin suç niteliğine ilişkin kabulü isabetli görülmüştür.
Bu hali ile;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutunun kabul edildiği, eylemlerinin olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelendirilerek vasfının tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı;
Ne var ki;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 29/11/2018 tarihli 2018/3646 E. 2018/4686 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelikten hüküm kurulan sanık hakkında belirlenen temel cezada 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1. maddesi gereğince artırım yapılması sırasında uygulama maddesi olan anılan yasanın 5. maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması hukuka uygun bulunmamış olmakla birlikte; CMK'nın 280/1-a ve 303/1-c maddeleri gereğince bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği sonucuna varılmakla;
Hüküm fıkrasındaki sanık hakkındaki temel cezaya ilişkin 3. Maddedeki" 3713 sayılı yasanın 5. maddesi uyarınca" ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine;
"3713 sayılı yasanın 5/1 maddesi uyarınca" ibarelerinin hüküm fıkrasına eklenmesi suretiyle düzeltilen hükme karşı,
İstinaf başvurusunda bulunanın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca görüldüsü yapıldıktan sonra hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)