Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre;
Dosya görüşüldü; CMK'nun 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme suçundan Mahkumiyetine ilişkin hüküm kurulduğu anlaşılmakla,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan inceleme sonunda;
TCK 314. maddede örgüte yardım suçu özel olarak düzenlenmemiştir. Fakat, 3. fıkra uyarınca suç işleme amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından da aynen uygulanır. Bu nedenle TCK 220/7. maddesinde belirtilen örgüte yardım suçu, 314. maddedeki silahlı örgüte yardım suçu olarak cezalandırılması gereken bir eylem tipini teşkil etmektedir:
TCK md. 220 : (7) "Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır."
TCK 220/7. maddede, örgüte yardım edenin 'örgüt üyesi olarak' cezalandırılacağı ifade edilmiştir. Fakat, aynı cümle içerisinde örgüt üyeliğinin, örgüt içerisinde hiyerarşik yapıya dahil olmayı zorunlu kıldığı belirtilmiştir. Örgüt üyesi, örgütün amaçlan içerisindeki suçları işlemek için sürekli birliktelik iradesiyle örgüt disiplini ve hiyerarşisine katılmaktadır. Buna karşın, sürekli birliktelik ve hiyerarşik yapıya dahil olma iradesi bulunmadığı halde, örgütün kimi faaliyet veya eylemlerine iştirak eden kimse, suça iştirak etmekte olup, özel bir iştirak kuralı olarak düzenlenmiş bulunan 'örgüte yardım etme' suçunu işlemesi nedeniyle ceza sorumluluğuna tabi kılınmış, fakat cezalandırma yönünden örgüt üyesi gibi kabul edilmiştir. Bu nedenle, örgüte yardım edenin hukuki sıfatının üyelik olmayıp, yardım eden (suça iştirak) olduğuna dikkat edilmesi ve kanun koyucunun bu ayrımı bilinçli olarak yaptığının gözetilmesi yerinde olacaktır.
Suç örgütüne yardım fiilinin oluşması için, failin örgüt üyeleriyle önceden bir anlaşma yapması veya yapılan planlara dahil olması zorunlu değildir. Ayrıca, yardım fiilinin örgüt üyelerinin tamamına veya üyelerden birine yapılması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, örgütün amacı ve kolektif faaliyetleri bilinerek ve istenerek yardım edilmesi zorunludur. Buna karşın, örgüt üyelerinin baskı ve tehditleri sonucu yardım etmeye mecbur bırakılan kişilerin suça iştirak iradeleri bulunmadığından, manevi öğesinin yokluğu nedeniyle suçun oluşmadığı düşünülmelidir.
Yardım suçunda ceza, TCK. 314/3, 220/7. maddeleri delaletiyle, 314/2. madde ile hükmedilir. Fail, örgüte yardım fiilinden başka bir suç da işlemişse, bu takdirde örgüt adına suç işleme dolayısıyla ayrıca 220/6. madde delaletiyle 314/2. madde ile cezalandırılır.
Kanunda örgüte silah temini yoluyla yapılan yardım suçu 315. maddede ayrıca düzenlenmiştir. Silah üretimi, teinini, ülkeye sokulması, saklanması gibi eylemler yalnızca özel nitelikli yardım suçu olan 315. madde ile cezalandırılır.
Yardım niteliğindeki eylemlerin müstakil suç oluşturmayan faaliyet veya fiiller olması gerekir. Örgüt adına işlenen suçlara iştirak edilmesi halinde 220/6. maddedeki suç oluşmaktadır. Bu konuya yukarıda değinilmişti.
765 sayılı yasa gibi 5237 sayılı yasadaki düzenlemede de eylemin iradi olması aranmıştır. 765 sayılı yasada bazı yardım eylemleri yasa metninde ifade edilmişken 5237 sayılı yasada böyle bir düzenlemeye yer verilmemiş yardım eden ifadesi kullanılmıştır.
Yardım sayılabilecek eylemler çok farklı biçimlerde gerçekleşebilir. Örneğin; örgüt üyelerine yiyecek verme, barınma ihtiyacını karşılama, yol gösterme, bilgi verme, çeşitli malzeme temini gibi ihtiyaçları karşılama vb. davranışlar yardın olarak kabul edilir. Dolayısıyla, silahlı örgütün faaliyetlerine yardım edilmesi onun faaliyetlerinin kolaylaştırılması amacına yönelik olarak birtakım davranışlarda bulunulmasıdır. Örgütün varlığının veya üyelerinin yaşantısını sürdürmesine yönelik eylemler bu suçun oluşması için yeterlidir.
Yargıtay kararlarında örgütün yayınlarını ve bildirilerini dağıtmak, örgüt üyelerini barındırmak, yer temini, kılavuzluk yapmak, kuryelik yapmak, örgüt üyelerine yiyecek vermek, giyecek ve eşya temin etmek, katılım aktarılmasına yardımcı olmak, askeri faaliyetler hakkında örgüt üyelerine bilgi vermek, para vermek gibi eylemler yardım eylemleri olarak kabul edilmektedir.
Ancak failin belirtilen fiillerden birini veya birden fazlasını sürekli ve yoğun olarak yapması, örgüt üyeliği suçunun kanıtı olarak değerlendirebilir. Yargıtay, yardım eylemlerinin belirli bir yoğunluğa ulaşması halinde failin örgüt üyesi olduğunu kabul etmektedir.
BDDK'nın ....... Katılım Bankası hakkında hazırladığı Mali Durum Tespit Raporlarında, ....... Katılım Bankası'nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgütlü olarak suç gelirlerinin elde edilmesi, himmet adı altında toplanan suç gelirlerinin bankacılık sisteminde aklanması, bankanın FETÖ/PDY ile bağlantılı ulusal/uluslararası kuruluşlara ....... Katılım Bankası AŞ tarafından yüksek miktarda kredi kullandırılması, ....... Katılım Bankası A.Ş'nin ortaklık yapısında bulunan yöneticilerin FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğunun açıklandığı,
MASAK'ın hazırlamış olduğu analiz raporlarında da ....... Katılım Bankası'nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kurucusu olan .......'in talimatlarıyla yönetildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne mensup gerçek kişi ve özel hukuk tüzel kişilerinin bankacılık işlemi adı altında toplanan himmet paralarını bu banka aracılığıyla akladığı,
Yine Emniyet Genel Müdürlüğü'nün hazırlamış olduğu raporda da birçok ilde alınan bilgi alma tutanakları ile 17-25/Aralık/2013 sürecinden sonra FETÖ/PDY silahlı terör örgütlerinde yöneticilik yapan kişilerin bu örgüte mensup kişilere malvarlıklarını satarak malvarlıkları yoksa başka bankalardan para çekerek ....... Katılım Bankası'na para yatırmalarını istediklerini beyan etmeleri, yine ....... Katılım Bankası A.Ş'de banka genel müdürü ve banka yönetim kurulu üyelerinin 06.01.2014 tarihinde gönderdiği e postada "bizim iklimimizden bir abim... Bankamız için seferberlik ilan ettik, aynen 2001 de olduğu gibi, neyimiz varsa namusumuz bildiğimiz bankamız için yarından tezi yok getireceğiz...arkadaşlar evini arabasını satacak, gerekirse başka bankadan kredi çekecek bankamıza mevduat koyacağız" dediği,
BDDK'nın 28/05/2015 tarihli ....... Katılım Bankası Mali Durum Tespit Raporu'nda 2013 Aralık - 06/01/2014 döneminde ....... Katılım Bankası'nın mevduatı 1.684.368 TL azalırken 06.01.2014- 10.01.2014 döneminde 227.240 TL arttığı, 01.12.2013 - 30.06.2014 tarihleri arasındaki dönemde ....... Katılım Bankası A.Ş nezdinde 334.123 adet hesabın açıldığı, hesap açılışlarının 06.01.2014 tarihinden itibaren artış gösterdiği, en fazla hesap açılışının 30.01.2014 tarihinde 6.069 adet olarak gerçekleştiği, 29.05.2015 tarihine kadar mevduat girişinin yoğun olarak yapıldığı ayrıntılı olarak anlatıldığı,
FETÖ/PDY Terör örgütü elebaşısı ……'in 17/25 Aralık 2013 sürecinde örgüt üyelerine zor durumda olan Bank .......'yı Uhud harbindeki "okçular tepesi" olarak nitelendirerek terk edilmemesi gerektiğini belirtip, para yatırmalarına yönelik talimat verdiği,
Sanığın, örgüt yönetiminin Bank.......'nın kalkındırılması amacıyla verdiği talimata uyarak katılım hesabı açmak ve para yatırmak suretiyle örgüte yardım kastı ile hareket ettiği anlaşılmıştır.
BDDK, MASAK ve EGM'nin ayrıntılı raporlarından da anlaşılacağı üzere, ....... Katılım Bankasının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca yönetildiği, bankanın siyasi gelişmeler üzerine likidite sorunu yaşaması sebebiyle bizzat başta …… ve diğer FETÖ/PDY terör örgütü yöneticileri tarafından mensuplarına verilen talimatlarla FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarından malvarlıklarını satıp ....... Katılım Bankasına yatırmalarını istemesi üzerine, bu talimatı alan örgüt mensuplarının 06/01/2014 ile 29/05/2015 tarihleri arasında hayatın olağan akışına aykırı olarak raporlarla teyit edildiği üzere ....... Katılım Bankasının mali olarak durumunun kötü olduğu bir dönemde bu bankada katılım hesabı açtığı ve mevduat girişi yaptığı, sanığın bu eylemi ile silahlı terör örgütüne yardım etmek suçunu işlediği dairemizce de sabit görülmüştür.
Bu hali ile;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutunun kabul edildiği, eylemlerinin olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelendirilerek vasfının tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, incelenen dosyaya göre verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı,
Ne var ki;
Suçun tarihinin karar başlığında yanlış belirtildiği ancak CMK'nın 280/1-a ve 303/1-f maddeleri gereğince bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği sonucuna varılmakla;
Karar başlığındaki suç tarihinin "15/04/2015" olarak değiştirilmesi,
Ayrıca;
Karar başlığına infazında tereddütlere neden olmaması için sanığın 08/09/2016 tarihinde gözaltına alındığının yazılması suretiyle düzeltilen hükme karşı,
Düzeltilen hükme karşı istinaf başvurusunda bulunanın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Esastan Red kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan yönünden ise kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde; hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1 maddesi gereğince TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)