Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre;
Dosya görüşüldü; CMK'nun 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Sanık ...... hakkında 'Örgüte Bilerek İsteyerek Yardım Etme', sanıklar; …., ......, ......, ......, ...... ve …. hakkında ise 'Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma' suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine ilişkin hüküm kurulduğu anlaşılmakla,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre;
A-) Sanık ……. hakkında yapılan değerlendirmede:
Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin, yardım niteliğindeki son eylem günü olan 02/09/2014 tarihi yerine eylem tarihinden farklı bir tarih olarak yazılmasının bununla birlikte suç adının farklı yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hataları olduğu kabul edilerek; ayrıca örgütle iltisaklı okula çocuğunu göndermenin örgütsel yardım faaliyeti olarak değerlendirilemeyeceği nazara alınmak suretiyle, bu olgu dışlanarak yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu; silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Örgüte üye olmak fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür.
Silahlı örgüte üye olmak suçunun manevi unsurunu, örgütün belli amaçlarını gerçekleştirme gayesini bilerek ve isteyerek örgüte girme iradesi oluşturmaktadır. Failin konumunun örgüt üyesi sayılmasını gerektirecek boyuta ulaşıp ulaşmadığı hususunun tespiti; örgütün amacını benimsemesinden ibaret kastını dışa yansıtan hareketleri, suç açısından içinde bulunduğu aşama ile fiilin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar (somut olay) değerlendirilerek herhangi bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
Yukarıdaki anlatımlardan anlaşılacağı üzere TCK'nun 314/2. maddesinde düzenlenen Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunun oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinde; sanığın eylemlerinin ve faaliyetlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kazanıp kazanmadığının ve eylemlerinin niteliğinin belirlenmesi ve bu kapsamda sanığın örgütün hiyerarşik yapı ve organik bağına dahil olup olmadığının saptanması gerekir. Failin hiyerarşik yapıya dahil olmamakla beraber, örgüt olduğu bilinci ile örgütün amacının gerçekleşmesi yolunda örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmesi TCK 220/7 maddesinde düzenlenen terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturacaktır.
Bu açıklamalar ışığı altında yapılan incelemede;
Karar yerinde tartışılan ve hükme esas alınan delillere göre; Hiyerarşik yapıya dahil olduğu kabul edilmeyen sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, verilen hükümlerde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, anlaşıldığından, incelenen dosyaya göre istinaf başvurusunda ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
B-) Sanıklar ......, ......, ......, ......, ...... ve ...... hakkında yapılan değerlendirmede:
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı; dairemizce de benimsenen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarih ve 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı kararında, yine 14/07/2017 tarih ve 2017/1443-4758 sayılı ilamında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock'un sanıklar tarafından kullanıldığının dijital deliller olan ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı, HIS (CGNAT) kayıtları, HTS kayıtları, numaranın kullanıldığı İMEI kayıtları üzerinde yapılan teknik araştırma neticesinde kesin olarak tespit edildiği, ayrıca karar yerinde tartışılan diğer somut deliller ile de sanıkların anılan örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunun duraksamasız biçimde saptandığı anlaşılmaktadır.
Bu hali ile;
Karar yerinde tartışılan somut delillere göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu kabul edilen sanıklar ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, incelenen dosyaya göre istinaf başvurusunda ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
Dairemizce esastan red kararı verilmiş olmakla, tutuklamanın genel ilkelerini belirleyen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5-6 maddeleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 19. maddesi ve Anayasa Mahkemesi'nin 02/07/2013 tarihli 2012/1137 sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde, CMK 100 ve devamı maddelerindeki tutuklama koşullarının bulunduğu, hükmedilen ceza miktarı ile sanığın tutuklu kaldığı süreye göre tutukluluk halinin devamı kararının ölçülü olduğu, sübut bulan suçun CMK-100/3 maddesinde sayılan katalog suçlardan olduğu, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminin de kesinleşen yargı kararları ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından gerçekleştirildiğinin kabul edilmesine ve aynı örgüte üye olma suçundan yargılanan bazı sanıkların yurt dışına kaçtıklarının, bazılarının ise yasal olmayan yollardan kaçarken yakalandıklarının bilinmesine nazaran kaçma ihtimali bulunan sanık hakkında CMK-109/3 maddesinin a ve f bentlerinde düzenlenen adlî kontrol tedbirlerinin uygulamasının yetersiz kalacağı hususunda dairemizde oluşan kanaate göre CMK 100 ve devamı maddeleri gereğince tutuklu sanık ......'nın tahliye talebinin reddi ile TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı CMK 101/5 maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere bulunulan yer Mahkemelerine verilecek dilekçe ya da zabıt katibine verilecek beyanla tutulan tutanakla, ayrıca Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'ne tutanağa bağlanmak şartıyla bulunulacak beyan veya dilekçeyle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere,
Sanık ...... yönünden; dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca görüldüsü yapıldıktan sonra hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK'nın 286/2 maddesi gereğince KESİN olmak üzere,
Sanıklar ......, ......, ......, ......, ...... ve ...... yönünden; Esastan Red kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan yönünden ise kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde; hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1 maddesi gereğince TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 03/01/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)