Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü. CMK'nun 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28/03/2019 tarih 2018/643 Esas 2019/231 Karar sayılı kararı ile sanık........ile ilgili Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
YARGILAMAYA KONU İDDİA:
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04/10/2018 tarih ve 2018/4064 soruşturma 2018/2913 esas sayılı iddianamesi ile; sanık ........'ın Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan TCK 314/2, 3713 Sayılı Yasanın 5, TCK 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile Yalova Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜ VE UYGULAMASI;
Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/643 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda,
"Sanık ........'ın; 2007 yılında Ümraniye'de bulunan FEM Dershanesine gittiği, 1 yıl bu dershanede eğitim gördükten sonra 2008 yılında ........ Tekstil Teknoloji Bölümünü kazandığı, okuldan mezun oluncaya kadar örgüte ait evlerde kaldığı, Fethullah GÜLEN'in kitaplarını okuduğu, vaaz cd.lerini izlediği, bulunduğu evlerde ev ablalığı yaptığı, 3 evden sorumlu BTM (Bölge Talebe Mesulü) olarak görev yaptığı, sorumlu olduğu evlerin tüm ihtiyaçların giderilmesine yardımcı olduğu,
Şüphelinin örgüte ait dershanede eğitim görmüş olması, ev ablalığı yaparak evde bulunanlara Fethullah GÜLEN'in kitaplarını okutması, vaaz cd.lerini izletmesi, örgüt hiyerarşisi içerisinde BTM olarak görev yapmış olması hususları dikkate alındığında şüphelinin eylemlerinde süreklilik arz ettiği ve örgütün ideolojisini benimsediği, dolayısıyla sanığın üzerine atılı fetö/pdy silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu bu şekilde işlediği iddiası ve cezalandırılması talebiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de;
Yalova İl Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısı ile sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan Bylock kullanıcısı olmadığının tespit edildiği,
Bank Asya Cevabi Yazısına göre;
Sanığın Bank Asya hesabı bulunmadığının tespit edildiği,
Yalova Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün ve Defterdarlık KHK İşlemler İl Bürosunun cevabi yazıları içeriğine göre;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı herhangi bir dernek veya sendika üyeliğinin tespit edilemediği,
SGK kayıtlarına göre;
İş ve çalışma hayatında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü bağlantılı işyeri ve şirketlerde çalışma kaydının tespit edilmediği,
Soruşturma aşamasında sanıktan elde edilen dijital materyal bulunmadığı..
Haklarında FETÖ/PDY Örgüt üyeliği suçlaması ile ayrı soruşturma yürütülen kişilerin beyanları.
Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı'nda yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli ....'un savunmalarında sanık........yönüyle özetle; "2009 yılında Yalova Üniversitesi Büro Yönetimi Bölümünü kazandığını, üniversite okuduğu dönemde örgüte ait evlerde kaldığını, Şüpheli ........'ın Yalova Üniversitesi Peyzaj bölümünde okuduğunu, İstanbullu, evin ablası olarak görev yaptığını, bu şahıs ile evde kalmaya başladığını, evde haftada bir gün sohbet yapıldığını, Fetullah GÜLEN, risale kitapları okunduğunu, sohbetlere dışarıdan katılan olmadığını, sohbeti ev ablası ........'in yaptığını, ........... isimli şahsın yönlendirmesiyle evde kalan arkadaşları ile piknik ve gezilere katıldıklarını" beyanla ........'ı fotoğrafından teşhis ettiği,
Tanık ....'un talimatla alınan beyanları ile sanığın savunmalarının birbirini doğrular nitelikte oldukları,
Sanığın aşamalardaki savunmalarında; 2006 ya da 2007 yılında Avcılar FEM Dershanesine gittiğini, 2008 yılında Yalova Üniversitesini kazanınca Yalova'da ........ Öğrenci Yurduna kayıt yaptırdığını, 1 yıl yurtta kaldıktan sonra 2 yıl süreyle de örgüte bağlı evlerde kaldığını, evlerde kaldığı dönemde ev ablalığı ve üç evden sorumlu olduğunu, ....'un da ilk kaldığı evdeki öğrencisi olduğunu, .... (2017/633 esas) ve ....'nun üstleri olduğunu, Yalova'yla bu iki kişinin ilgilendiğini, 2012 yılının sonuna doğru örgütten ayrıldığını beyan ettiği hususları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Fetö pdy silahlı terör örgütünün legal görünümlü illegal yapısının ortaya çıkmasından önce üç evden sorumlu olan ve ev ablalığı yapan sanığın iltisak ve sempati ötesinde; örgüt içerisinde çeşitlilik ve süreklilik arzeden bir eyleminin tespit edilemediği, sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içerisine girdiğine, örgüt ile arasında üyelik için gerekli bulunan organik bağın kurulduğuna, örgütün kuruluşu, kurucuları, lideri, amacı, stratejileri ve eylemleri ile irtibatlı olduğuna veya hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgüte yardımda bulunduğuna dair; soyut kalmış bulunan iddia dışında, savunmanın aksini kanıtlayabilecek, mahkumiyet için yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin somut ve inandırıcı delil edilemediği anlaşıldığından, sanığın FEM Dershanesine gitmiş olması, Yalova Üniversitesinde okuduğu süreçte örgüte bağlı evlerde kalmış olması ve bu süreçte üç evden sorumlu ve ev ablalığı yapmış olmasının yüklenen örgüt üyeliği suçuna tek başına delil niteliği taşımayacağı değerlendirilmiş, bu hususların örgüte sempatik bir yaklaşım şekli olmaktan öteye gidemeyeceği kanaatine varılarak, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan beraatine karar verilmesi gerekmiştir." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
Cumhuriyet Savcısı istinaf dilekçesi ile;
Sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, örgütle organik bağ kurduğu bu nedenlerle FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesinin doğru olmadığı, yasaya aykırı olduğundan hükmün incelenerek kararın kaldırılmasını talep ettiğinden dosya dairemize gönderilmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme neticesinde dosya kapsamı, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve belgeler ile istinaf dilekçe içeriklerine göre, delillerin yeniden değerlendirilerek karar tesisi bakımından duruşma açılmasına ve davanın yeniden görülmesine karar verilerek yargılama yapılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık ........'ın Dairemizde yapılan yargılama sırasında alınan savunmasında;
"İlk Derece Mahkemesinde verdiğim ifademi aynen tekrar ederim, ben Yalova da öğretim gördüğüm sırada kaldığım cemaat evinde ev ablalığı yaptım, 2-3 evden sorumluydum, evde kalan çocuklarla ilgiliyordum, ders çalıştırmada, ibadette yardımcı oluyordum, 2013 yılında evlendim, ben 2012 yılının sonunda söz konusu yapıyla tüm ilişkimi kestim, bu hususları da ayrıntılı olarak ifademde anlattım, beraatimi talep ediyorum." şeklinde beyanda bulunduğu.
Sanık........müdafii Av. ....'ın Dairemizde yapılan yargılama sırasında alınan savunmasında;
"Daha önceki beyanlarımızı aynen tekrar ediyoruz, müvekkil üniversitede eğitim gördüğü sırada mecburiyetten söz konusu yapının evlerinde kalmıştır, 2012 yılının kasım ayında nişanlanmış, 2013 yılı başında da evlenmiştir, 2013 yılı sonrasında söz konusu yapıyla hiçbir ilişkisi kalmamıştır, bu hususları da ifadesinde ayrıntılı olarak anlatmıştır, Silahlı Terör Örgütü Üyeliği için gerekli olan şartlar müvekilim açısından oluşmamıştır, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının onanması talep olunur." şeklinde beyanda bulunduğu.
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
Cumhuriyet Savcısı;
"Her ne kadar Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/03/2019 tarih ve2018/643 (E) ve 2019/231(K) sayılı kararı ile CMK.nun 223/2.e maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmişse de,
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın örgüt evinde kaldığı, ev ablalığı, ayrıca 3 evden sorumlu bölge talebe mesulü olarak faaliyete bulunduğu, sohbet yaptığı, örgüt elebaşına ait kitapları okuduğu, vaaz cd lerini izlettiği, piknik ve geziler düzenlediği, eylemlerinin süreklilik arz ettiği, böylece üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği, sanığın verdiği bilgilere göre hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin tatbiki koşullarının bulunduğu anlaşıldığından,
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin mezkur kararının kaldırılarak,
Sanığın sabit olan suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 314/2, 3713 sayılı TMK.nun 5/1, TCK.nun 221/4-1.2, 221/5 maddeleri gereğince cezalandırılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." dedi.
DELİLLER:
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, HTS kayıtları, Yalova İl Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısı, Bank Asya cevabi yazısı, SGK Yalova İl Müdürlüğü'nün cevabi yazısı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı.
SUÇUN UNSURLARI-DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE MAHKEMEMİZİN KABULÜ:
HUKUKİ NİTELENDİRME:
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesinde; "(Değişik fıkra: 15/07/2003 - 4928 S.K./20. md.) Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir." hükmü yer almaktadır.
Türk Ceza Hukuku bakımından terörün tanımı ve hangi suçların terör suçu sayılacağı 3713 sayılı Kanunun 1. maddesinde gösterilmiştir.
5237 sayılı yasanın 314. maddesinde;"(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silâhlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır. " silahlı örgüt kuran, yöneten ve üyeliği suçlarına ilişkin yasal hüküm yer almaktadır.
5237 sayılı TCK'nın 314. maddesi bakımından, bir oluşumun veya yapılanmanın silahlı terör örgütü sayılabilmesi için;
a-Hiyerarşik yapıya, sıkı bir disipline, eylemli bir işbirliğine sahip olan ve en az üç kişiden oluşan, yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli bir örgüt mevcut olmalıdır.
b-Bu örgüt, Türk Ceza Kanununun ikinci kitap, dördüncü kısım, dördüncü ve beşinci bölümlerde yer alan suçları "amaç suç" olarak işlemek üzere kurulmuş olmalıdır,
c-Bu örgüt silahlı olmalıdır.
Bu tanımlamalar ışığı altında;
Silahlı terör örgütü üyeliği suçu, silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Failin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacaktır. Ancak faile, örgüt tarafından verilen önemli bir görev veya sorumluluk, tek başına failin örgüt üyesi olduğunu ortaya koyabilecektir. Öte yandan örgüte üye olmak, fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür.
Örgüte üye olmak; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir.
Örgüt üyesinin bu suçtan cezalandırılması için örgüt faaliyeti kapsamında ve amacı doğrultusunda bir suç işlemesi gerekmez ise de, örgütün varlığına veya güçlendirilmesine nedensel bir bağ taşıyan maddi ya da manevi somut bir katkısının bulunması gerekir. Üyelik mütemadi bir suç olması nedeniyle de eylemlerde bir süre devam eden yoğunluk aranır.
Silahlı terör örgütünü yönetmek ise, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde örgütün amacına uygun biçimde işleyişini sağlayan, örgüt üyelerine görev veren ve genel stratejiyi belirleyen kimselerdir. Örgüt yöneticisi olmak için örgütün kurucusu olmak gerekmez. Yöneten kavramı içerisine sadece lider girmez. Örgütün bir lideri fakat birden fazla yöneteni olabilir. Yöneteni tespitte örgütün hiyerarşik yapısı, organizasyon şeması ve kişilerin yüklendikleri görevler önemlidir. Fail hiyerarşik olarak örgüt mensuplarının üzerinde bulunuyor, geniş bir coğrafi alanda; iş bölümü yapabiliyor, örgütün üyeleri üzerinde sevk ve idarede bulunuyor, örgütsel faaliyetlerin organizasyonunda, icrasında, harekete geçiren, engelleyen veya durduran olarak rol oynayabiliyor, bu faaliyetleri denetleyebiliyor ise, yönetici olarak kabul edilmelidir.(Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 2015/7734 esas ve 2017/5200 sayılı kararı)
Somut olay değerlendirildiğinde;
Tanık ....'un savunmalarında sanık........yönüyle özetle; "2009 yılında ........ Büro Yönetimi Bölümünü kazandığını, üniversite okuduğu dönemde örgüte ait evlerde kaldığını, Şüpheli ........'ın ........ Peyzaj bölümünde okuduğunu, İstanbullu, evin ablası olarak görev yaptığını, bu şahıs ile evde kalmaya başladığını, evde haftada bir gün sohbet yapıldığını, Fetullah GÜLEN, risale kitapları okunduğunu, sohbetlere dışarıdan katılan olmadığını, sohbeti ev ablası ........'in yaptığını, ........... isimli şahsın yönlendirmesiyle evde kalan arkadaşları ile piknik ve gezilere katıldıklarını" beyanla ........'ı fotoğrafından teşhis ettiği,
Sanığın, 2006 ya da 2007 yılında Avcılar FEM Dershanesine gittiğini, 2008 yılında Yalova Üniversitesini kazanınca Yalova'da ........ Öğrenci Yurduna kayıt yaptırdığını, 1 yıl yurtta kaldıktan sonra 2 yıl süreyle de örgüte bağlı evlerde kaldığını, evlerde kaldığı dönemde ev ablalığı ve üç evden sorumlu olduğunu, ....'un da ilk kaldığı evdeki öğrencisi olduğunu, .... (2017/633 esas) ve ....'nun üstleri olduğunu, Yalova ile bu iki kişinin ilgilendiğini, 2012 yılının sonuna doğru örgütten ayrıldığını belirtir şeklinde samimi beyanlarının bulunduğu,
Bu bağlamda;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacı, yapılanması ve eylemleri ile ilgili olarak benzer konuda verilmiş Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarihli, 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında, FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün, küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2. maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir.
Sanığın bu eylem ve faaliyetlerinin zamansal olarak süreklilik, çeşitlilik ve belirgin bir yoğunluğa ulaştığı, gerçekleştirdiği eylemlerin örgütün varlığına ve güçlendirilmesine nedensel bağ taşıdığı, sanığın örgüt ile arasında organik bağ kurduğu anlaşıldığından, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği sabit görülüp, ceza mahkumiyetine karar vermek gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine ulaşılmıştır.
Ancak sanık ........'ın, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan ifadesine başvurulmak üzere kolluk tarafından telefon ile çağrılması üzerine 18/07/2018 tarihinde yakalanmadan önce kendiliğinden kolluk birimine başvurarak örgüt içerisinde bulunduğu döneme ait tüm eylemleri hakkında samimi anlatımlarda bulunması ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak konusundaki talebi de göz önüne alınarak TCK'nun 221/4-1. cümle uyarınca hakkında ceza tertibine yer olmadığına dair aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere:
1-Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 28/03/2019 tarih, 2018/643 esas ve 2019/231 karar sayılı sanığın "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan beraatine ilişkin kararının CMK'nun 280/2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanık ........'ın silahlı terör örgütü üyesi olarak, yakalanmadan önce kolluk birimine başvurarak samimi anlatımlarda bulunması ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak konusundaki talebi de göz önüne alınarak TCK'nun 221/4-1. Cümle uyarınca hakkında CEZA TERTİBİNE YER OLMADIĞINA,
3-TCK’nın 221/5. maddesi uyarınca sanığın 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına,
4-İlk derece mahkemesi yargılama aşamasındaki 5 adet davetiye gideri 77,20 TL, bilirkişi ücreti 200 TL, posta gideri 45,30 TL olmak üzere toplam 322,50 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye irad kaydına, istinaf mahkemesi aşamasındaki yargılama giderlerinin ise kamu üzerinde bırakılmasına,
5-Sanık hakkında CMK 109/3-a maddesi gereğince "yurt dışına çıkmamak" şeklinde verilen adli kontrolün karar kesinleştiğinde KALDIRILMASINA,
Sanık (segbis marifeti ile) ve sanık müdafiinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısının huzurunda, “tefhimden itibaren 15 gün içerisinde"; hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1 maddesi gereğince TEMYİZ kanun yolu açık olarak, "süresinde temyiz edilmemesi halinde başka bir karara, ihtara, tebliğe ve işleme gerek kalmaksızın kesinleşeceği ve karar gereğinin uygulanacağı bildirilerek” mütaalaya uygun ve oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2020 (¤¤)