Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Balıkesir Çocuk Mahkemesi'nin 2012/175 Esas 2013/17 Sayılı 22.01.2013 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuğun kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme yönetme bunların hareketlerine katılma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın suça sürüklenen çocuk bakımından 25/02/2013 tarihinde kesinleştiği,
Suça sürüklenen çocuğun belirlenen 3 yıllık denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 2017/542 esas 2017/1335 karar sayılı ilamının mahkemeye gönderilmesi üzerine Balıkesir Çocuk Mahkemesince 2017/360 esas sayılı yargılama dosyası üzerinden yapılan kovuşturma sonucunda, aynı mahkemenin 2012/175 esas 2013/17 karar sayılı dosya üzerinden verilen hükmün açıklanmasına karar verildiği görülmüş ise de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/09/2014 tarih 2014/4-96 esas ve 2014/375 karar sayılı ilamında,
2911 Sayılı kanuna muhalefet hallerinden;
a-) 32. maddenin 1. fıkrasında ki "dağılın" ihtarına rağmen,
b-) 33. maddenin 1. fıkrasında ki belirtilen 23. maddenin (b) bendinde sayılan silah ya da silahtan sayılan aletler ile katılma,
c-) 33. maddenin 1. fıkrasında belirtilen 23. Maddenin (b) bendinde sayılan ve zaten düşünce kanaat açıklama yöntemlerinden olan afiş, pankart, döviz, resim, slogan ile katılma,
Fiillerinin düşünce ve kanaat açıklama yöntemi olarak kabul edilmesi karşısında,
Suç tarihi ve işleme yöntemi de dikkate alınarak suça sürüklenen çocuğun, 08/04/2011 tarihinde işlediği iddia olunan suçun, 05/07/2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 Sayılı Kanun'un geçici 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir" şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/09/2014 tarih 96-375 ile 147-36 Sayılı ve yine 11/07/2014 tarih 386-353 Sayılı kararlar kapsamında kalıp kalmadığı hususlarının Mahkemesince değerlendirilmeyerek CMK'nun 230. Maddesine muhalefet edildiği anlaşılmakla,
SONUÇ: İstinaf başvurusunda bulunan o yer Cumhuriyet Savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmüş olmakla, hükmün CMK'nun 288-2, 289/1-g maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca görüldüsü yapıldıktan sonra hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286/1 ve 286/2,a maddeleri uyarınca kesin olmak üzere, 01.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)