(5237 S. K. m. 53, 58, 62, 63, 314) (3713 S. K. m. 5) (5271 S. K. m. 286) (16. CD. 24.04.2017 T. 2015/3 E. 2017/3 K.) (16 CD. 14.07.2017 T. 2017/1443 E. 2017/4758 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre;
Dosya görüşüldü:
CMK'nun 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan TCK 314/2, 3713 sayılı yasa 5/1, TCK 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm kurulduğu anlaşılmakla,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre;
TCK'nın 58/9. maddesi bir ceza değil cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup, bu konunun Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetildiğinde, sanık hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda zaman bir karar verilebileceğinden TCK'nın 58. maddesinin uygulanması sırasında ek savunma hakkı tanınmaması hususu savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirilmemiş olmakla, yine Silahlı Terör Örgütü Üyeliği suçunun temadi eden suçlardan olması itibariyle suç tarihinin yakalanma tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yakalanma tarihinden farklı tarih olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı; dairemizce de benimsenen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarih ve 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı kararında, yine 14/07/2017 tarih ve 2017/1443-4758 sayılı ilamında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLockun sanık tarafından kullanıldığı, ayrıca karar yerinde tartışılan diğer somut deliller ile de sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunun duraksamasız biçimde saptandığı anlaşılmaktadır.
Bu hali ile;
Hiyerarşik yapıya dahil olduğu kabul edilen sanık ile ilgili hükme esas alman tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, verilen hükümde usule ve esasa ilişkin olarak düzeltme nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından,
İstinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan yönünden ise kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde; hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1 maddesi gereğince TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 28.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)