(5271 S. K. m. 280) (5237 S. K. m. 53, 63) (3713 S. K. m. 5)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince verilen karar ile dosya içeriğine göre CMK 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, dairemizce yapılan yargılama sonunda;
Gereği görüşüldü:
YARGILAMAYA KONU İDDİA:
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 24/05/2017 tarihli ve 2017/520 soruşturma, 2017/1635 esas sayılı iddianamesi ile sanık ..... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı eylemine uyan Türk Ceza Kanunu 314/2, Terörle Mücadele Kanunu 5, Türk Ceza Kanunu 53/1, Türk Ceza Kanunu 63 maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile Yalova Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜ VE UYGULAMASI
Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/393 esas 2018/438 karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda, "Her ne kadar kamuda öğretmen olarak görev yapmış olan sanık .....'nün; hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği iddiası ile mahkememize kamu davası açılmış ise de;
E.G.M. KOM Daire başkanlığı tarafından düzenlenen Bylock Raporu ve Bylock Programı kullanımına ilişkin düzenlenen tespit, inceleme ve değerlendirme tutanaklarına göre Bylock uygulamasını kullandığına ilişkin bir veriye ulaşılamadığı, ayrıca her türlü haberleşme, yazışma ve işlem çözümünü veren sorgu detayının da sistemden görülemediğinin bildirildiği,
Bank ..... Hesap Hareketleri ve bilirkişi raporuna göre;
Sanık .....'nün 18/07/2014-25/08/2014 tarihleri arasında Bank ..... hesabını aktif olarak kullandığının tespit edildiği, ancak sanığın mahkemede yapmış olduğu savunmalar sonucu yaptırılan ilk bilirkişi incelemesi ile ek bilirkişi incelemesi karşılaştırıldığında; "Araba almak için para biriktirdiği, faizsiz olması nedeniyle yüksek kar payı almak maksadıyla parasını Bank .....ya yatırdığı, ablasından bu örgütün FETÖ'nün finans kurumu olduğunu öğrenmesi sonucu vadesinden önce parasını çekip hesabı kapattığı ve aynı gün ..... Katılım Bankasında bulunan hesabına yatırdığı" şeklindeki beyanlarının bu haliyle samimi ve alınan bilirkişi raporlarıyla tutarlı olduğunun anlaşıldığı;
Sanığın aynı zamanda ..... Bankası ve ..... Bankasında da hesabı ve mevduatı bulunduğu halde bu bankadaki mevduatını destek mahiyetinde Bank .....'ya aktarmadığı,
Yalova Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün ve Defterdarlık KHK İşlemler İl Bürosunun cevabi yazıları içeriğine göre; ''Sanık .....'nün ilimizde KHK ile kapatılan derneklerden ..... Derneğinde 10/11/2006 ile 28/01/2016 tarihleri arasında dernek üyesi olduğu bildirilmiştir.'' Sanık bu derneğe üye olma nedeninin "Yüksek lisans yapan öğretmenlerin ek dersleri zamlı olarak aldığı, bu derneğin de Yeditepe Üniversitesi ile uygun fiyatlı yüksek lisans anlaşmasının bulunduğu bu nedenle bu derneğe üye olarak yüksek lisans anlaşmasından faydalanmak olduğunu" beyan etmiştir. Ayrıca buna ilişkin bu üniversiteden alınan geçici mezuniyet belgesini dosyaya ibraz etmiştir. Bunun dışında üyeliği gösterecek derecede bir faaliyette bulunmadığı kanısına varılmıştır.
Yalova İl Milli Eğitim Müdürlüğünün cevabi yazı içeriğine göre;
Sanığın FETÖ/PDY bağlantısı nedeniyle KHK ile kapatılan derneklerden Aktif Eğitim Sen Sendikasında 16/10/2012-11/03/2013 ve 18/09/2014-23/01/2015 tarihleri arasında üyelik kaydının bulunduğu bildirilmiştir. "Sendikaya üyelik tarihlerine ilişkin verdiği beyanlarla MEB cevabi yazısındaki tutarsızlığın önceden başka sendikaya üyelik bulunması nedeniyle üyeliğinin Aralık ayında başlatıldığını aslında belgeyi Eylül ayında imzaladığını; başka bir sendikaya üyeliğinin bulunması nedeniyle üyeliğinin hemen gerçekleşmediğini Aralık ayında gerçekleştiğini farklılığın bundan kaynaklandığını" beyan etmiştir. Sanık ayrıca Türk Eğitim Sen. ve Eğitim bir Sen'e de üye olmuştur.
Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün cevabi yazı içeriğine göre KHK ile kapatılan vakıflarda kurucu üye kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.
Dijital Materyal Analiz Raporuna göre;
Sanığın el konulan dijital materyallerin içeriğinde ve uygulamalar arasında bylock ve eagle programı ve kalıntıları ile herhangi bir suç unsuru tespit edilmemiş olması,
Sanığın HTS Kayıtlarına göre; haklarında fetö pdy bağlantısı nedeniyle soruşturma yürütülen kişiler ve kurumlar ile olan telefon irtibatının bulunması, yüklenen örgüt üyeliği suçuna delil teşkil edecek nitelik taşımadığı düşünülmüştür.
Terör Örgütü üyeliğinden cezalandırılması gerektiği iddiası ile kamu davası açılmış ise de;
Sanık hakkında Fetö Pdy örgüt üyeliği suçlaması noktasında herhangi bir tanık beyanı bulunmaması hususları dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Örgüt liderinin "evinizi arabanızı satın, Bank .....'ya yatırın" talimatına rağmen; 18/07/2014 tarihinde açtırdığı hesabını vadesinden önce kapattırmış olduğu, diğer deliller de dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında;
Sanığın Bank .....'daki hesap hareketinin rutin bankacılık işlemi dışında olan ve özellikle örgüt liderinin bankaya para yatırılması talimatından sonra, bu kasıt ile yatırılmış bir para olduğuna ilişkin, sanık savunmasının aksini kanıtlayacak nitelikte her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut bir delil elde edilemediğinden, sanığın bu eyleminde örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunun unsurlarının da oluşmadığı değerlendirilmiştir.
Sanığın; örgüt içerisinde çeşitlilik ve süreklilik arzeden bir eyleminin tespit edilemediği, sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içerisine girdiğine, örgüt ile arasında üyelik için gerekli bulunan organik bağın kurulduğuna, örgütün kuruluşu, kurucuları, lideri, amacı, stratejileri ve eylemleri ile irtibatlı olduğuna veya hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgüte yardımda bulunduğuna dair; soyut kalmış bulunan iddia dışında, savunmanın aksini kanıtlayabilecek, mahkumiyet için yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin somut ve inandırıcı delil edilemediği anlaşıldığından, üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan beraatine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
Yalova Cumhuriyet Savcısı istinaf dilekçesi ile; sanık hakkında yasaya aykırı olduğu düşünülen hükmün incelenerek bozulmasını talep etmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme neticesinde;
Yalova Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanık ..... hakkında deliller değerlendirilip hukuki durumunun tespiti açısından duruşma açılmasına ve davanın yeniden görülmesine karar verilerek yargılama yapılmıştır.
SAVUNMA:
Sanığın 13/12/2018 tarihinde Dairemizce yapılan yargılama sırasında alınan savunmasında; "Önceki savunmalarım aynen geçerlidir, ekleyecek bir husus yoktur, hakkımda beraat kararı verildi, bu karardan sonra açıkta idim, mesleğe tekrar geri döndüm, ..... Bankasındaki hesabım maaş hesabımdır, ..... Bankası hesabımda araba almayı düşündüğüm için biriktirdiğim param vardı, ..... Bankasındaki hesabım vadesiz idi, oradan çekip faizsiz bankacılık yaptığı için Bank .....'ya yatırdım, çünkü araba almak için 5-6 aylık daha sürem vardı, 50 bin TL civarında araba almak istiyordum, bu nedenle biraz daha biriktirmek istediğimden ve biriktirdiğim parayı da faizsiz bankacılık yaptığı için Bank .....'ya yatırdım, ..... Bankasında vadeli hesabım hiç olmadı dedi.
Sanığa .....'nın dosya arasında gelen ifadeleri okundu.
SORULDU: .....'yı tanıyorum, kendisi meslektaşımdır, başka okulda görev yapıyordu; ancak TOKİ konutlarında oturduğumuzdan komşuluk ilişkisi nedeniyle oradan tanıştık, 2010 yılında hatırladığım kadarıyla tayin isteyerek Rize'ye gitti. ..... ile komşuluk ilişkisi ve aynı zamanda Milli Eğitim Müdürlüğünün düzenlediği halı saha maçları dışında başka bir ilişkim olmadı, ifadesinde belirttiği gibi sohbet toplantılarına katılmadım, başka biri ile karıştırdığını düşünüyorum, zaten kendisi de mahkeme aşamasındaki ifadesinde benim ilgim olmadığını beyan etmiştir. .....'nın ifadesinde geçen diğer isimlerle de herhangi bir ilgim yoktur, meslektaşım oldukları için tanırım, ifadeyi kabul etmiyorum." şeklinde beyanda bulunduğu.
Sanığın 18/04/2019 tarihinde Dairemizce yapılan yargılama sırasında alınan savunmasında; "Rapora bir diyeceğim yoktur,daha önceki beyanlarımda da belirttiğim üzere ben 18/07/2014 tarihinde Halkbankası’ndaki vadesiz maaş hesabımdaki paramı alarak Bank .....'ya 31 günlük katılım hesabı açtırdım, araba almak istiyordum, akabinde vade yenilendikten sonra 25/08/2014 tarihinde tüm paramı vadesinden önce çekerek ..... Kurumunda açtırmış olduğum katılım hesabıma yatırdım. Akabinde ..... Kurumundan da araba aldığım için 16 Ekim 2014 tarihinde çekerek araba parası olarak yatırdım. Buna ilişkin belgeleri de dosyaya ibraz etmiştim, dosya içerisindedir.
Ben mütalaayı kabul etmiyorum, bilgisayardan araştırdığıma göre Bank .....'ya para yatırılması doğrultusundaki talimatın 2013 yılının Aralık ayında yapıldığını daha sonradan öğrendim. Ben Bank .....'ya birikimlerimi toparlayıp faizsiz bankacılıktan istifade etmek amacıyla para yatırdım. Zaten bankanın söz konusu yapı ile aidiyetini öğrendiğim tarihte de paramı çekerek ..... Kurumuna yatırdım. Dernek üyeliğim tamamen derneğin sunduğu eğitim amaçlı indirim oranlarından istifade etmek içindi, yine sendika üyeliğim ise hatır gönül üzerine olan bir üyeliktir. Milli Eğitimde değişik sendikalara arkadaşların hatır gönülleri için üyelik söz konusu olmaktadır. İşyeri temsilcileri belli dönemlerde üye sayısını artırmak için hatır gönül koyarak bizden sendikalarına üye olmamızı isterler. Ben 3 ayrı sendikaya da değişik dönemlerde birden fazla kez üye olmuşum, bunlara ilişkin bilgi ve belgeleri dosyaya ibraz ettim, beraatimi istiyorum." şeklinde beyanda bulunduğu.
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
Cumhuriyet Savcısı,
"Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre,
Sanığın FETÖ/PDY ile irtibatlı ve iltisaklı olarak Yalova'da faaliyet yürüten ..... Derneğinde 10/11/2006 ile 28/01/2016 tarihleri arasında üyeliğinin bulunduğu, FETÖ/PDY ile irtibatlı ve iltisaklı olan Aktif Sen'e 16/10/2012 ile 11/03/2013 tarihleri arasında, kapanıp tekrar açılması sonrasında tekrar üyelik kaydını yaptırarak 18/09/2014 ile 21/01/2015 tarihleri arasında üyeliğini devam ettirdiği, FETÖ/PDY finans kurumu Bank .....'nın TMSF’ye geçişini engellemek amacıyla örgüt lideri ve yöneticilerinin talimatları doğrultusunda, 18/07/2014 tarihinde hesap açarak elden nakit para yatırdığı, bu meblağın 39.998,28 TL ye kadar çıktığı, böylece örgüt yöneticilerinin talimatlarına uyarak örgüte destek verdiği, ayrıca örgüt sohbet toplantılarına iştirak ettiği,
Buna göre sanığın silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu işlediği anlaşıldığından, sabit olan suçundan eylemine uyan TCK. nun 314/2, 220/7, 3713 S.K 5/1, TCK. nun 53.,63. Maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLER:
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, sanık savunması, tanık beyanları, HTS Kayıtları, ..... Katılım Bankası kayıtları ve Bilirkişi Raporu, SGK kayıtları, Yalova Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün ve Defterdarlık KHK İşlemler İl Bürosunun cevabi yazıları içeriği, Yalova İl Milli Eğitim Müdürlüğünün cevabi yazı içeriği ve tüm dosya kapsamı.
SUÇUN UNSURLARI-DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE MAHKEMEMİZİN KABULÜ:
HUKUKİ NİTELENDİRME:
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesinde; "(Değişik fıkra: 15/07/2003 - 4928 S.K./20. md.) Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir." hükmü yer almaktadır.
Türk Ceza Hukuku bakımından terörün tanımı ve hangi suçların terör suçu sayılacağı 3713 sayılı Kanunun 1. maddesinde gösterilmiştir.
5237 sayılı yasanın 314. maddesinde; "(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silâhlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır." silahlı örgüt kuran, yöneten ve üyeliği suçlarına ilişkin yasal hüküm yer almaktadır.
5237 sayılı TCK'nın 314. maddesi bakımından, bir oluşumun veya yapılanmanın silahlı terör örgütü sayılabilmesi için;
a-Hiyerarşik yapıya, sıkı bir disipline, eylemli bir işbirliğine sahip olan ve en az üç kişiden oluşan, yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli bir örgüt mevcut olmalıdır.
b-Bu örgüt, Türk Ceza Kanununun ikinci kitap, dördüncü kısım, dördüncü ve beşinci bölümlerde yer alan suçları "amaç suç" olarak işlemek üzere kurulmuş olmalıdır,
c-Bu örgüt silahlı olmalıdır.
Bu tanımlamalar ışığı altında;
Silahlı terör örgütü üyeliği suçu, silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Failin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacaktır. Ancak faile, örgüt tarafından verilen önemli bir görev veya sorumluluk, tek başına failin örgüt üyesi olduğunu ortaya koyabilecektir. Öte yandan örgüte üye olmak, fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür.
Örgüte üye olmak; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir.
Silahlı terör örgütünü yönetmek ise,örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde örgütün amacına uygun biçimde işleyişini sağlayan, örgüt üyelerine görev veren ve genel stratejiyi belirleyen kimselerdir. Örgüt yöneticisi olmak için örgütün kurucusu olmak gerekmez. Yöneten kavramı içerisine sadece lider girmez. Örgütün bir lideri fakat birden fazla yöneteni olabilir. Yöneteni tespitte örgütün hiyerarşik yapısı, organizasyon şeması ve kişilerin yüklendikleri görevler önemlidir. Fail hiyerarşik olarak örgüt mensuplarının üzerinde bulunuyor, geniş bir coğrafi alanda; iş bölümü yapabiliyor, örgütün üyeleri üzerinde sevk ve idarede bulunuyor, örgütsel faaliyetlerin organizasyonunda, icrasında, harekete geçiren, engelleyen veya durduran olarak rol oynayabiliyor, bu faaliyetleri denetleyebiliyor ise, yönetici olarak kabul edilmelidir.(Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 2015/7734 esas ve 2017/5200 sayılı kararı)
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etmek Suçu;
TCK 314. maddede örgüte yardım suçu özel olarak düzenlenmemiştir. Fakat, 3. fıkra uyarınca suç işleme amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından da aynen uygulanır. Bu nedenle TCK 220/7. maddesinde belirtilen örgüte yardım suçu, 314. maddedeki silahlı örgüte yardım suçu olarak cezalandırılması gereken bir eylem tipini teşkil etmektedir:
TCK md. 220: (7) "Örgüt içindeki hiyerarşi yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. "
TCK 220/7. maddede, örgüte yardım edenin 'örgüt üyesi olarak' cezalandırılacağı ifade edilmiştir. Fakat, aynı cümle içerisinde örgüt üyeliğinin, örgüt içerisinde hiyerarşik yapıya dahil olmayı zorunlu kıldığı belirtilmiştir. Örgüt üyesi, örgütün amaçlan içerisindeki suçları işlemek için sürekli birliktelik iradesiyle örgüt disiplini ve hiyerarşisine katılmaktadır. Buna karşın, sürekli birliktelik ve hiyerarşik yapıya dahil olma iradesi bulunmadığı halde, örgütün kimi faaliyet veya eylemlerine iştirak eden kimse, suça iştirak etmekte olup, özel bir iştirak kuralı olarak düzenlenmiş bulunan 'örgüte yardım etme' suçunu işlemesi nedeniyle ceza sorumluluğuna tabi kılınmış, fakat cezalandırma yönünden örgüt üyesi gibi kabul edilmiştir. Bu nedenle, örgüte yardım edenin hukuki sıfatının üyelik olmayıp, yardım eden (suça iştirak) olduğuna dikkat edilmesi ve kanun koyucunun bu ayrımı bilinçli olarak yaptığının gözetilmesi yerinde olacaktır.
Suç örgütüne yardım fiilinin oluşması için, failin örgüt üyeleriyle önceden bir anlaşma yapması veya yapılan planlara dahil olması zorunlu değildir. Ayrıca, yardım fiilinin örgüt üyelerinin tamamına veya üyelerden birine yapılması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, örgütün amacı ve kolektif faaliyetleri bilinerek ve istenerek yardım edilmesi zorunludur. Buna karşın, örgüt üyelerinin baskı ve tehditleri sonucu yardım etmeye mecbur bırakılan kişilerin suça iştirak iradeleri bulunmadığından, manevi öğesinin yokluğu nedeniyle suçun oluşmadığı düşünülmelidir.
Yardım suçunda ceza, TCK. 314/3, 220/7. maddeleri delaletiyle, 314/2. madde ile hükmedilir. Fail, örgüte yardım fiilinden başka bir suç da işlemişse, bu takdirde örgüt adına suç işleme dolayısıyla ayrıca 220/6. madde delaletiyle 314/2. madde ile cezalandırılır.
Kanunda örgüte silah temini yoluyla yapılan yardım suçu 315. maddede ayrıca düzenlenmiştir. Silah üretimi, teinini, ülkeye sokulması, saklanması gibi eylemler yalnızca özel nitelikli yardım suçu olan 315. madde ile cezalandırılır.
Yardım niteliğindeki eylemlerin müstakil suç oluşturmayan faaliyet veya fiiller olması gerekir. Örgüt adına işlenen suçlara iştirak edilmesi halinde 220/6. maddedeki suç oluşmaktadır. Bu konuya yukarıda değinilmişti.
765 sayılı yasa gibi 5237 sayılı yasadaki düzenlemede de eylemin iradi olması aranmıştır. 765 sayılı yasada bazı yardım eylemleri yasa metninde ifade edilmişken 5237 sayılı yasada böyle bir düzenlemeye yer verilmemiş yardım eden ifadesi kullanılmıştır.
Yardım sayılabilecek eylemler çok farklı biçimlerde gerçekleşebilir. Örneğin; örgüt üyelerine yiyecek verme, barınma ihtiyacını karşılama, yol gösterme, bilgi verme, çeşitli malzeme temini gibi ihtiyaçları karşılama vb. davranışlar yardın olarak kabul edilir. Dolayısıyla, silahlı örgütün faaliyetlerine yardım edilmesi onun faaliyetlerinin kolaylaştırılması amacına yönelik olarak birtakım davranışlarda bulunulmasıdır. Örgütün varlığının veya üyelerinin yaşantısını sürdürmesine yönelik eylemler bu suçun oluşması için yeterlidir.
Yargıtay kararlarında örgütün yayınlarını ve bildirilerini dağıtmak, örgüt üyelerini barındırmak, yer temini, kılavuzluk yapmak, kuryelik yapmak, örgüt üyelerine yiyecek vermek, giyecek ve eşya temin etmek, katılım aktarılmasına yardımcı olmak, askeri faaliyetler hakkında örgüt üyelerine bilgi vermek, para vermek gibi eylemler yardım eylemleri olarak kabul edilmektedir.
Ancak failin belirtilen fiillerden birini veya birden fazlasını sürekli ve yoğun olarak yapması, örgüt üyeliği suçunun kanıtı olarak değerlendirebilir. Yargıtay, yardım eylemlerinin belirli bir yoğunluğa ulaşması halinde failin örgüt üyesi olduğunu kabul etmektedir.
BDDK'nın ..... Katılım Bankası hakkında hazırladığı Mali Durum Tespit Raporlarında, ..... Katılım Bankası'nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgütlü olarak suç gelirlerinin elde edilmesi, himmet adı altında toplanan suç gelirlerinin bankacılık sisteminde aklanması, bankanın FETÖ/PDY ile bağlantılı ulusal/uluslararası kuruluşlara ..... Katılım Bankası AŞ tarafından yüksek miktarda kredi kullandırılması, ..... Katılım Bankası A.Ş'nin ortaklık yapısında bulunan yöneticilerin FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğunun açıklandığı,
MASAK'ın hazırlamış olduğu analiz raporlarında da ..... Katılım Bankası'nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kurucusu olan .....'in talimatlarıyla yönetildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne mensup gerçek kişi ve özel hukuk tüzel kişilerinin bankacılık işlemi adı altında toplanan himmet paralarını bu banka aracılığıyla akladığı,
Yine Emniyet Genel Müdürlüğü'nün hazırlamış olduğu raporda da birçok ilde alınan bilgi alma tutanakları ile 17-25/Aralık/2013 sürecinden sonra FETÖ/PDY silahlı terör örgütlerinde yöneticilik yapan kişilerin bu örgüte mensup kişilere malvarlıklarını satarak malvarlıkları yoksa başka bankalardan para çekerek ..... Katılım Bankası'na para yatırmalarını istediklerini beyan etmeleri, yine ..... Katılım Bankası A.Ş'de banka genel müdürü ve banka yönetim kurulu üyelerinin 06.01.2014 tarihinde gönderdiği e postada " bizim iklimimizden bir abim... Bankamız için seferberlik ilan ettik, aynen 2001 de olduğu gibi, neyimiz varsa namusumuz bildiğimiz bankamız için yarından tezi yok getireceğiz...arkadaşlar evini arabasını satacak, gerekirse başka bankadan kredi çekecek bankamıza mevduat koyacağız" dediği,
BDDK'nın 28/05/2015 tarihli ..... Katılım Bankası Mali Durum Tespit Raporu'nda 2013 Aralık - 06/01/2014 döneminde ..... Katılım Bankası'nın mevduatı 1.684.368 TL azalırken 06.01.2014- 10.01.2014 döneminde 227.240 TL arttığı, 01.12.2013- 30.06.2014 tarihleri arasındaki dönemde ..... Katılım Bankası A.Ş nezdinde 334.123 adet hesabın açıldığı, hesap açılışlarının 06.01.2014 tarihinden itibaren artış gösterdiği, en fazla hesap açılışının 30.01.2014 tarihinde 6.069 adet olarak gerçekleştiği, 29.05.2015 tarihine kadar mevduat girişinin yoğun olarak yapıldığı ayrıntılı olarak anlatıldığı,
FETÖ/PDY Terör örgütü elebaşısı .....'in 17/25 Aralık 2013 sürecinde örgüt üyelerine zor durumda olan Bank .....'yı uhud harbindeki "okçular tepesi" olarak nitelendirerek terk edilmemesi gerektiğini belirtip, para yatırmalarına yönelik talimat verdiği.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde;
BDDK, MASAK ve EGM'nin ayrıntılı raporlarından da anlaşılacağı üzere ..... Katılım Bankası'nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca yönetildiği, bankanın siyasi gelişmeler üzerine likidite sorunu yaşaması sebebiyle bizzat başta ..... ve diğer FETÖ/PDY terör örgütü yöneticileri tarafından mensuplarına verilen talimatlarla FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarından malvarlıklarını satıp ..... Katılım Bankası'na yatırmalarını istemesi üzerine, ..... Katılım Bankası'nın mali olarak durumunun raporlarla teyit edildiği üzere kötü olduğu bir dönemde Yalova ilinde KHK ile kapatılan derneklerden ..... Derneğinde 10/11/2006 ile 28/01/2016 tarihleri arasında dernek üyesi olan, Aktif Eğitim Sen Sendikasında 16/10/2012-11/03/2013 ve 18/09/2014-23/01/2015 tarihleri arasında üyelik kaydının bulunan, tanık İrfan Yazıcı'nın beyanlarına göre 2010 yılına kadar örgüt üyelerince sohbet toplantısı denilen örgüt toplantılarına katıldığı anlaşılan sanık .....'nün 18/07/2014 tarihinde katılım hesabı açarak elden 37.300.TL yatırdığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderinin Bank Asya’yı kurtarmak için örgüt üyelerine bankaya para yatırma talimatı verdiği dönemde anılan bankada hesap açıp para yatırmış olmasının atılı suça vücut verip vermeyeceği yönünden yapılan değerlendirmede; Yargıtay 16. C.D.nin 20/12/2017 tarihli ve E.2017/1862, K.2017/5796 sayılı kararında belirtildiği üzere kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairenin 2015/3 E.sy. kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşrutiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katmanlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde kuşku bulunmamakta ise de, bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda "paralel yapı" veya "terör örgütü" olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek, örgüt liderinin talimat verdiği dönemlerde anılan örgütle irtibatlı Bank .....'da katılım hesapları açan ve bu hesaplara para aktaran sanığın bu eyleminin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden bu eylemin "silahlı terör örgütüne yardım etme" suçunu oluşturup oluşturmadığının da değerlendirilmesi gerekmektedir. FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı Bank .....'da katılım hesapları açan ve bu hesaplara para aktaran sanığın bu işlemleri yaptığı sırada kast ve saikinin örgüte yardım yapma yönünde olduğu tespit edilirse yardım suçu oluşacaktır. Kişinin iç dünyasına ilişkin bir husus olan kast ise dışa yansıyan davranışlarla anlaşılabilir. Bu bakımdan kişinin anılan örgütle bir irtibatı veya örgüte sempati duyduğunu gösteren somut olguların bulunması halinde örgüt liderinin talimatına uygun dönemde Bank .....'ya para yatırma eyleminin örgüte yardım kastıyla yapıldığı kabul edilebilir. Somut olayda, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı Bank .....'da örgüt liderinin talimatına uygun dönemde katılım hesapları açan ve bu hesaplara para aktaran, FETÖ ile irtibat ve iltisaklı sendika ve derneğe üye olan sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmamakla birlikte, konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden faaliyetlerin silahlı terör örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu işlediği kanaatine varılmış olmakla sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, eylemlerinin yoğunluk ve sürekliliği, sanığın amaç ve saiki dikkate alınarak alt ceza sınırından ayrılma yoluna gidilmemiş; yardımın miktarı, niteliği, çeşitliliği ve yoğunluğuna göre TCK 220/7 maddesi gereğince verilen cezada 2/3 oranında indirim yoluna gidilmiş, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 3. maddesi atfı ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 5/1 maddesi uyarınca sanığın işlediği suçun terör suçu olarak düzenlenmesi nedeniyle sanığa verilen cezada yarı oranında arttırım yoluna gidilmiş, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uyarınca sanığın eylemden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri, suçun işlendiği tarihteki durumu göz önüne alındığında sabıkasız geçmişi de dikkate alınarak takdiren ceza indirimi yapılarak sonuç ceza belirlenmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 30/05/2018/2018 tarih, 2017/393 esas ve 2018/438 karar sayılı sanığın "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan beraatine ilişkin kararının CMK'nun 280/2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanık .....'nün silahlı terör örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi olarak eylemine uyan TCK'nun 314/3 maddesindeki atfa istinaden TCK'nın 220/7 maddesi yollamasıyla TCK'nun 314/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimine, suçun işlenmesindeki özelliklere göre takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemi örgüt hiyerarşisine dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi olarak kabul edildiğinden TCK'nın 220/7. maddesi uyarınca yardımın niteliği ve miktarı gözetilerek takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın 3713 sayılı yasanın 3. maddesinde sayılan terör suçu ile cezalandırılmış olması nedeni ile sanığa verilen cezanın 3713 sayılı yasanın 5/1. maddesi uyarınca 1/2 oranında arttırılarak sanığın1 YIL 18 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın duruşmadaki hal ve tavırları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK'nun 62. maddesi uyarınca verilen ceza takdiren 1/6 oranında indirilerek 1 YIL 13 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
Sanık hakkında TCK'nın 220/7 maddesi yollamasıyla TCK'nın 314/2 maddesinin uygulanmış olması nedeniyle TCK'nın 58/9 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
3-CMK'nun 324. maddesindeki düzenleme gözetilerek İstinaf ve ilk derece mahkemesi aşamasında yapılan 400,00 TL bilirkişi ücreti, posta gideri olarak 26,65 TL, davetiye gideri olarak 117,00 TL olmak üzere, toplam 543,65 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak Hazineye irad kaydına,
4- Sanık hakkında CMK 109/3-a maddesi gereğince "yurt dışına çıkmamak" şeklinde verilen adli kontrolün aynen DEVAMINA,
5 - İlamdan bir suretin sanığın çalıştığı kuruma gönderilmesine dair müzekkere yazılmasına,
Dair, sanığın yüzüne karşı, iddia makamının huzurunda “tefhimden itibaren 15 gün içerisinde"; hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1 maddesi gereğince TEMYİZ kanun yolu açık olarak, "süresinde temyiz edilmemesi halinde başka bir karara, ihtara, tebliğe ve işleme gerek kalmaksızın kesinleşeceği ve karar gereğinin uygulanacağı bildirilerek” mütaalaya uygun ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/04/2019