(5237 S. K. m. 53, 63, 314) (3713 S. K. m. 5)
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
YARGILAMAYA KONU İDDİA:
Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 11/04/2017 tarih ve 2017/1424 esas sayılı iddianamesi ile, sanık ........ hakkında, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği iddiası ile, eylemine uyan TCK'nın 314/2, TMK'nın 5-7, TCK'nın 53, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜ VE UYGULAMASI;
Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/40 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda, "sanığın eylemleri değerlendirildiğinde, sanık ........'ın 26/08/2004-02/07/2016 tarihleri arasında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle kapatılan ........ Eğitim A.Ş.'de çalıştığı, sanığın sadece FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensupları tarafından gizlilik içerisinde kullanılan ........ isimli programı, 19/12/2015 ilk tespit tarihi olarak kendisine ait ........ GSM numaralı telefon ile kullandığının tespit edildiği, Her ne kadar sanık ........ kullanmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14/11/2017 tarihli yazısı ekinde gönderilen ........ programına ait Log kayıtlarını gösterir CD'nin incelenmesinde; 19/12/2015-22/12/2015 tarihleri arasında "46..." ile başlayan Litvanya'da bulunan ........ serverlara bağlandığını gösteren kayıtlar olduğu, baz istasyonu bilgilerinin sanığın ikamet adresi olan Bandırma/Balıkesir olduğu, sanık yargılamanın birinci celsesinde ........ programını dersanede çalıştığı arkadaşlardan duyduğunu, ........ isimli şahsın sanığın telefonuna ........ programı kuramadığını, böylece ........ programını yüklemediğini, ........ isminin sehven yazıldığını belirtmişse de, sanığın hazırlık aşamasında C.Savcısı huzurunda verdiği 26/01/2017 tarihli ifadesinde ........ programını çalışmış olduğu dersanede ........ ve ........ isimli şahıslar tarafından yüklenildiğini belirttiği, yargılamanın birinci celsesindeki ifadesinin kendisini ve ........ isimli şahsı suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşıldığından, C.Savcısı huzurunda vermiş olduğu ikrar mahiyetindeki beyanına itibar edildiği, dijital verilerin yanlışlığa ve hataya mahal vermeyecek derecede veriler olduğu, dolayısıyla ........ içeriklerinin sanığa ait olduğu, sanık tarafından kullanıldığı anlaşılmakla, bu kullanım şekli Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı ile onaylanan Yargıtay 16.Ceza Dairesinin kararı da gözetildiğinde Mahkememizce de delil olarak kabul edilmiş, bununla birlikte Bank ........ hesap hareketlerine ilişkin CD'nin incelenmesinde; yukarıda izah edildiği üzere sanığın 06/01/2014 - 29/05/2015 tarihleri arasında hayatın olağan akışına aykırı olarak ........ Katılım Bankası'nın mali olarak durumunun raporlarla teyit edildiği üzere kötü olduğu bir dönemde 17.03.2015 tarihinde 4.673,77 TL tutarlı, 06/02/2015 tarihinde 6.200,00 TL tutarlı iki ayrı katılım hesabı açtığı, sanığın müdafi huzurunda vermiş olduğu ifadesinde 06/02/2015-17/03/2015 tarihlerinde ........ Bankası'ndan köyde kullanılmak üzere 7.000 TL kredi çektiği, ancak babası razı olmayınca söz konusu parayı Bank ........'ya yatırdığı şeklindeki beyanının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, talimat doğrultusunda bankaya destek olma amacıyla iki ayrı katılım hesabı açılarak mevduat girişinde bulunulduğunun anlaşıldığı, bu suretle üzerine atılı suçu işlediği hususunda mahkememizce tam bir vicdani kanaat hasıl olmuş, sanığın FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmaktan eylemine uyan TCK'nın 314/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir. Sanığın üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan eylemine uyan TCK'nın 314/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri gözetilerek takdiren alt sınırdan ceza tayini cihetine gidilmiş, sanığa verilen cezadan aynı zamanda örgütün silahlı terör örgütü olması nedeniyle 3713 sayılı yasanın 5. maddesi gereğince yarı oranında arttırım yapılmış, yargılama sırasındaki ve duruşmadaki tutum ve davranışları nazara alınarak, takdiren sanık hakkında TCK 62. maddesinin uygulanmasına karar vermek gerekmiş ve "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan 5237 Sayılı TCK 314/2, TMK 5/1, TCK 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
İlk derece mahkemesinin kararı sonrasında sanığın kendisine müdafii atadığı, sanık ve müdafiinin süresindeki istinaf dilekçeleri ile; Hükme esas alınan deliller suç teşkil etmediğinden beraat kararı verilmesi istemiyle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep ettikleri,
Dairemizce yapılan inceleme neticesinde; Dairemizin 06/02/2018 tarih, 2018/144 Esas- 2018/193 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,
Bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 2018/4535 esas 2018/4822 karar sayılı 05/12/2018 tarihli ilamı ile Dairemiz kararı " Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "........ iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle,........ kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ........ uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ........ kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfı açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ........ tespit ve değerlendirme raporu getirtilip değerlendirilerek, tanık ........'nun aşamalardaki ifade tutanakları ile birlikte duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken sanığın ........ kullanıcısı olduğuna dair yetersiz ........ sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması," gerekçesine binaen bozularak, dosya Dairemize iade olunmakla, sanık hakkındaki delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından duruşma açılmasına ve davanın yeniden görülmesine karar verilerek yargılama yapılmıştır.
BOZMA SONRASI DAİREMİZDE YAPILAN YARGILAMA AŞAMASINDA:
SAVUNMA:
Sanık ........'ın Dairemizce yapılan yargılama sırasında alınan savunmasında; "........ ile 4-5 yıldır tanışırım, ben dershanede kayıt görevlisi olduğum için bu kişi de oğlunu kaydettirmek için dershaneye geldiğinde tanıştık, evlerimiz de birbirine yakındı, o nedenle tanışıklığımız vardır; ancak çok da samimiyetim yoktur. Ara ara kahvehanede veya kahvehane türü yerlerde karşılaşmışımdır; ancak ifadesinde belirttiği gibi bu şahısla sohbetlere katılmadım, kendisi de zaten daha sonra mahkeme aşamasında yalnızca arkadaş olduğumuzu belirtmiştir. Ayrıca ........'nun ifadesinde belirttiği gibi ........ isimli bir şahsın benim yanıma geldiğinde ........'a ........ yükleme gibi bir olay da olmadı. ........ isimli şahıs yurtta kalan öğrencilerin tahsilatından sorumlu kişi olduğundan ara ara dershaneye gelir giderdi, bu şekilde tanışıklığımız var. Benim telefonuma ........ isimli soyiasmini hatırlamadığım kişi ........ programını yüklemek istedi; ancak bu program benim telefonuma yüklenemedi, bu nedenle ben zaten bu programı kullanamadım, kullanıcı adı ve şifre dahi oluşturamadım. Ben de ikinci kez böyle bir şeye zaten niyet etmedim, o zaman ........ programının dini mesaj gönderisi şeklinde yükleyelim şeklinde söylenmişti; ancak dediğim gibi benim telefonuma yüklenemedi, ........'nin ismi ise yanlış olarak geçmiş; çünkü daha önceki ifademde savcılıkta ........ isimli kişiyi belirtirken savcı beyin ........ olabilir mi şeklinde sorması üzerine bu şekilde isim geçmiş, ben ........ yükledi şeklinde birşey demedim. ........'in gerçek kimlik bilgilerini bilmiyorum, öğrenci evlerinde kalan biriydi, kod adı kullanıp kullanmadığını da bilmiyorum. ........ kullanmadım" şeklinde savunmada bulunduğu.
Sanık müdafii Av. …… savunmasında; "Önceki savunmalarımızı tekrar ediyoruz. Mevcut deliller gözetildiğinde sanığın üzerine atılı suçun unsurları oluşmamıştır, ayrıca müvekkilim daha önceki duruşmada beyanında da aynı doğrultuda ifadelerde bulunmuştur. ........'nun beyanlarını kabul etmiyoruz, beraatini talep ediyoruz" dediği görülmüştür.
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Sanık ........'ın soruşturma ve mahkeme aşamasında ........ kullandığını kabul ettiği, örgüte bağlı dershanede çalıştığı, ........un üyelik için Yargıtay içtihatlarına göre tek başına yeterli delil olduğu anlaşıldığından sanığın eylemine uyan TCK 314/2, 3713 Sayılı TMK'nun 5/1, TCK 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, tutuklu geçen süreye göre tahliyesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLER:
İddia, Savunma, Nüfus ve adli sicil kaydı,........ kaydına dair tutanak, Arama, yakalama, elkoyma tutanakları, Bank ........ hesap hareketlerine ilişkin CD, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlar Daire Başkanlığının ........ şifreli iletişim yazılım programının değerlendirilmesine ilişkin CD, Ankara C. Başsavcılığı'nca gönderilen ........ isimli uygulamaya ilişkin teknik raporu içeren CD, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca gönderilen ........ isimli programa ait Log kayıtlarını içeren CD, BTK tarafından gönderilen iletişimin tespitine dair CD, ........ tespit ve değerlendirme tutanakları
Tanık ........'nun etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifade de;".....Ben toplantılara katılıyordum. bu sohbet hocası olarak ........ ve ........ isimli şahıslar katılıyordu, sohbete katılanlardan tanıdıklarım, ........, ........,......" şeklinde beyanda bulunduğu
SUÇ UNSURLARININ VE DELİLLERİN TARTIŞILMASI İLE MAHKEMEMİZİN KABULÜ:
HUKUKİ NİTELENDİRME:
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesinde; "(Değişik fıkra: 15/07/2003 - 4928 S.K./20. md.) Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir." hükmü yer almaktadır.
Türk Ceza Hukuku bakımından terörün tanımı ve hangi suçların terör suçu sayılacağı 3713 sayılı Kanunun 1. maddesinde gösterilmiştir.
5237 sayılı yasanın 314. maddesinde;"(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silâhlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır. " silahlı örgüt kuran, yöneten ve üyeliği suçlarına ilişkin yasal hüküm yer almaktadır.
5237 sayılı TCK'nın 314. maddesi bakımından, bir oluşumun veya yapılanmanın silahlı terör örgütü sayılabilmesi için;
a-Hiyerarşik yapıya, sıkı bir disipline, eylemli bir işbirliğine sahip olan ve en az üç kişiden oluşan, yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli bir örgüt mevcut olmalıdır.
b-Bu örgüt, Türk Ceza Kanununun ikinci kitap, dördüncü kısım, dördüncü ve beşinci bölümlerde yer alan suçları "amaç suç" olarak işlemek üzere kurulmuş olmalıdır,
c-Bu örgüt silahlı olmalıdır.
Bu tanımlamalar ışığı altında;
Silahlı terör örgütünü yönetmek suçu,
Örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde örgütün amacına uygun biçimde işleyişini sağlayan, örgüt üyelerine görev veren ve genel stratejiyi belirleyen kimselerdir. Örgüt yöneticisi olmak için örgütün kurucusu olmak gerekmez. Yöneten kavramı içerisine sadece lider girmez. Örgütün bir lideri fakat birden fazla yöneteni olabilir. Yöneteni tespitte örgütün hiyerarşik yapısı, organizasyon şeması ve kişilerin yüklendikleri görevler önemlidir. Fail hiyerarşik olarak örgüt mensuplarının üzerinde bulunuyor, geniş bir coğrafi alanda; iş bölümü yapabiliyor, örgütün üyeleri üzerinde sevk ve idarede bulunuyor, örgütsel faaliyetlerin organizasyonunda, icrasında, harekete geçiren, engelleyen veya durduran olarak rol oynayabiliyor, bu faaliyetleri denetleyebiliyor ise, yönetici olarak kabul edilmelidir.(Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 2015/7734 esas ve 2017/5200 sayılı kararı)
Yine örgütün il sorumlularına talimat veren, rapor alan, altında bulunan il sorumlularının yerlerini değiştiren failin, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde örgüt amacına uygun biçimde işleyişini sağladığı gözetilerek yönetici olduğu kabul edilmelidir.
Silahlı terör örgütü üyeliği suçu,
Silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Failin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacaktır. Ancak faile, örgüt tarafından verilen önemli bir görev veya sorumluluk, tek başına failin örgüt üyesi olduğunu ortaya koyabilecektir. Öte yandan örgüte üye olmak, fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür.
Örgüte üye olmak; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacı, yapılanması ve eylemleri ile ilgili olarak benzer konuda verilmiş Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarihli, 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında, FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün, küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2. maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarih ve 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı kararında, yine 14/07/2017 tarih ve 2017/1443-4758 sayılı ilamında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan, sanık tarafından da soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı'nın huzurunda müdafii nezaretinde verdiği ifadede ........ ve ........ isimli şahıs tarafından telefonuna yüklenen ........ isimli programı kullandığını kabul ettiği kriptolu iletişim ağı ........'un sanık tarafından kullanıldığının dijital deliller olan ........ Tespit ve Değerlendirme Tutanağı, HIS (CGNAT) kayıtları, HTS kayıtları, numara kullanan IMEİ kayıtları üzerinde yapılan teknik araştırma neticesinde kesin olarak tespit edildiği, ayrıca karar yerinde tartışılan diğer somut deliller ile de sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunun duraksamasız biçimde saptandığı anlaşılmaktadır.
FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün örgüt içi disiplini sağlamak örgütün ideolojisini gelişen güncel olaylara göre mensuplarına aktarmak, örgüte finans sağlamak için himmet adı altında para toplamak amacıyla örgüt içinde üst düzeyde olan yönetici veya üyelerin diğer örgüt üyeleriyle buluştuğu toplantıların örgüt içinde sohbet adı verilmektedir. Etkin pişmanlıkta bulunan örgüt üyelerinin vermiş olduğu bilgilere göre örgütün yerleşik düzeni ile arasının bozulmasından sonra bu sohbetlerin gizli bir şekilde yapıldığı, yeri ve zamanının örgüt içi haberleşme araçları vasıtasıyla örgüt mensuplarına söylendiği, bu sohbetlerde K9'in vaazları ve kitaplarının okunup güncel gelişmeler karşısında takınmaları gereken tavrın örgüt mensuplarına iletildiği, böylece örgüt mensuplarının sohbet adı altındaki toplantılarla örgütün ideolojisini içselleştirdiği ve örgüt içi dayanışmanın sağlandığı anlaşılmaktadır.
Sanığın örgütün talimatı doğrultusunda kendisi tarafından kullanılan GSM hattı üzerinden cep telefonuna ........ programını indirerek bu programı kullandığı, tanık ........'nun beyanlarından açıkça anlaşıldığı üzere 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen menfur darbe girişimine değin silahlı terör örgütü üyelerince sohbet toplantısı olarak niteledikleri örgütsel faaliyet niteliğindeki toplantılara katıldığı, sanığın bu eylem ve faaliyetlerinin zamansal olarak süreklilik, çeşitlilik ve belirgin bir yoğunluğa ulaştığı, sanığın gerek ilk derece mahkemesindeki yargılamada ve gerekse Dairemizdeki yargılama sırasında sadece inkara yönelik savunmalarda bulunmasının dosya kapsamında mevcut ve mahkumiyete esas teşkil eden deliler karşısında cezalandırılmaktan kurtulmaya yönelik itibar edilemeyecek mahiyette olduğunun kabulü ile, sanığın Silahlı Terör Örgütü olduğu hususu yargı kararları ile kesinleşen FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün hiyerarşisi içerisinde dış dünyaya kapalı, örgütün gizlilik, disiplin ve mutlak sadakat gibi kurallara uygun davranışlar sergilediği, gerçekleştirdiği eylemlerin örgütün varlığına ve güçlendirilmesine nedensel bağ taşıdığı, sanığın örgüt ile arasında organik bağ kurduğu anlaşıldığından, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği sabit görülüp, ceza mahkumiyetine karar vermek gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine ulaşılmıştır.
Sanık hakkında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, eylemlerinin yoğunluk ve sürekliliği, sanığın örgüt içerisindeki hiyerarşik konumu, amaç ve saiki dikkate alınarak alt ceza sınırından ayrılma yoluna gidilmemiş; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 3. maddesi atfı ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 5/1 maddesi uyarınca sanığın işlediği suçun terör suçu olarak düzenlenmesi nedeniyle sanığa verilen cezada yarı oranında arttırım yoluna gidilmiş, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uyarınca sanığın eylemden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri, suçun işlendiği tarihteki durumu göz önüne alındığında sabıkasız geçmişi de dikkate alınarak takdiren ceza indirimi yapılarak sonuç ceza belirlenmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/12/2017 tarih, 2017/40 Esas ve 2017/128 sayılı kararının CMK'nun 280/2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanık ........'ın sübut bulan eylemine uyan "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 5237 sayılı TCK'nun 314/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 sayılı kanunun 3.maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak sanığın 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Yasal koşullar oluşmadığından sanık hakkında TCK'nın 221/4 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Cezayı hafifletecek taktiri nedenlerin varlığının somut olayda sanıkla ilgili bulunduğu kabul edilmekle, TCK'nun 62. maddesi uyarınca verilen ceza takdiren 1/6 oranında indirilerek 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
5237 Sayılı TCK 58/9. maddesi gereğince; sanığa verilen cezanın MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE göre çektirilmesine, Sanık hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ uygulanmasına,
Sanığın tutuklulukta ve gözaltında kaldığı günlerin TCK'nın 63 maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
3-CMK.nun 330/2. maddesi uyarınca sanığın kanun yolu başvurusu üzerine hükmün bozulması nedeniyle kanun yolu başvuru sürecinde yapılan yargılama giderlerinin takdiren kamu üzerinde bırakılmasına,
CMK'nun 324. maddesindeki düzenleme gözetilerek ilk derece mahkemesi aşamasında tebligat gideri 88,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- Tutuklu sanık ........'ın tutuklu kaldığı süre ve dosya kapsamı dikkate alınarak bu aşamada tutukluluk tedbiri ile kovuşturmaya devam ölçülü olmadığından ve adli kontrol altına alınmasının daha hakkaniyetli-ölçülü olacağı değerlendirilerek:
Sanık ........'ın TUTUKLULUK HALİ KALDIRILARAK TAHLİYESİNE,
Sanık başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal tahliye edilmesi için ilgili kurumlara yazı yazılmasına,
FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan Sanık ........ hakkında dosyada mevcut: delil durumu ve sanık savunmaları dikkate alınarak "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan dolayı CMK'nun 109/1 maddesi uyarınca ADLİ KONTROL ALTINA ALINMASINA,
Sanığın, adli kontrol kapsamında CMK 109/3-a maddesi gereğince "YURT DIŞINA ÇIKAMAMAK " şeklinde YÜKÜMLÜLÜĞE TABİ TUTULMASINA,
Sanığa belirtilen yükümlülüğe uymaması halinde CMK 112/1 maddesi gereğince derhal tutuklanabileceğinin sanığa ihtarına, (ihtar edildi)
Dair, sanığın (segbis marifetiyle) ve sanık müdafiinin bizzat huzurda yüzüne karşı, iddia makamının huzurunda “tefhimden itibaren 15 gün içerisinde"; hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1 maddesi gereğince TEMYİZ kanun yolu açık olarak, "süresinde temyiz edilmemesi halinde başka bir karara, ihtara, tebliğe ve işleme gerek kalmaksızın kesinleşeceği ve karar gereğinin uygulanacağı bildirilerek” mütaalaya uygun ve oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı .11/04/2019 (¤¤)