Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre; Dosya görüşüldü; CMK'nun 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm kurulduğu anlaşılmakla,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün emniyet teşkilatı içerisindeki 'Emniyet Mahrem Yapılanması' oluşumunda bulunan örgüt mensuplarına yönelik 2017/68532 sırasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dosyası kapsamında 26/04/2017 tarihinde ülke genelinde kapsamlı operasyonel faaliyetlerin başlatıldığı,
Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yargı çevresinde bulunan şahıslar hakkında da işlem yapılması için soruşturmaya başlandığı, şüphelilerin bir kısmı hakkında yürütülen soruşturmaların halen devam ettiği, bir kısmının soruşturmalar aşamasında tutuklandığı, bir kısmının da hakkında yargılamalar yapıldığının tespit edildiği, buna ilişkin olarak Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü K.O.M. Şube Müdürlüğünün fezleke evrakının ilgili kısımlarının eklenerek şüphelilerin savcılık ve mahkemelerdeki dosyalarına bildirimde bulunulduğu,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca "Emniyet Mahrem" yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen dijital materyallerin incelenmesi ve devamında yapılan çalışmalar neticesinde düzenlenen "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Emniyet Mahrem Yapılanması Raporu"nun dijital ortamda K.O.M. Şube Müdürlüğünün gönderildiği, raporun değerlendirme ve sonuç kısmında; "söz konusu soruşturma kapsamında elde edilen dijital materyallerin incelenmesi ve devamında yapılan çalışmalar neticesinde düzenlenen (8 bölüm ve 378 sayfa) raporda FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün emniyet teşkilatı özelinde mahrem yapılanmasına ilişkin verilerin anlam bütünlüğünü sağlamak üzere belirli başlıklar altında detaylı bir şekilde incelenerek dijital materyaldeki konumlarına atıf yapmak suretiyle alıntılanarak sunulduğu belirtilmiş olup,
Raporun birinci bölümünde:
'İdeoloji' başlığı altında ele geçen dokümanlardan FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün ideolojisiyle ilişkilendirilmiş veriler incelenmiş, FETÖ'nün; iyilik, eğitim, yardım, hoşgörü gibi kavramlar üzerinden dini bir cemaat imajı oluşturarak toplumda dini duyguları istismar ettiği, 'siyasetten uzağız' söylemine rağmen, siyasetin sürekli içinde olmaya çalıştığı, hatta çeşitli algı ve kumpas faaliyetleriyle ülke siyasetini örgüt lideri Fetullah Gülen'in idealleri doğrultusunda zümre egemenliğine dayalı oligarşik bir yönetim tesisi hedefine uygun olarak dizayn etmeye çalıştığı gibi hususlar ortaya konulmuştur.
Raporun ikinci bölümünde:
'Liderlik' başlığı altında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü liderinin Fetullah Gülen olduğunu açıkça ortaya koyduğu değerlendirilen veriler incelenmiş; örgüt mensupları tarafından "muhterem, muhterem efendimiz, hocaefendi, büyüğümüz, muhterem hocaefendi gibi çeşitli tabirlerle kutsallaştırılan Fetullah Gülen'in, dini bir cemaat olmayan, devlet içinde 'devlet gibi' teşkilatlanan ve gizlilik içinde hareket eden bu örgütün kurucusu ve lideri olduğunun hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde ortaya konulmuştur.
Raporun üçüncü bölümünde:
Örgütlenme başlığı altında ele geçen dokümanlardan FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün örgütlenme stratejisiyle ilişkilendirilmiş veriler incelenmiş; FETÖ'nün genel örgütlenme stratejisinin yanı sıra bilhassa örgüt tarafından özel mahrem yerlerden biri olarak görülen emniyet teşkilatında örgütlenmesi tüm yönleriyle ortaya çıkarılmıştır. Örgütün, emniyet teşkilatı mahrem yapılanmasında, yurt genelinde 'Büyük Bölge Ankara', 'Büyük Bölge Ege', 'Büyük Bölge Erzurum', 'Büyük Bölge Gaziantep', 'Büyük Bölge Marmara', 'Büyük Bölge İrfan Bey' ve 'Büyük Bölge Okul' olmak üzere yedi (7) 'Büyük Bölge (BB)' şeklinde yapılandığı, bu yedi (7) 'Büyük Bölgenin' de kendi içerisinde 'Küçük Bölgelere (KB)' ayrıldığı anlaşılmıştır. Yine bu bölge veya alt birimlerde 'personel' sıfatıyla örgüt mensuplarına çeşitli görevler verildiği, sözde 'personel' olan silahlı terör örgütü mensuplarının maaşa tabi oldukları, bir yerden başka bir yere atanabildikleri, terfi edebildikleri görülmüştür. Örgüt faaliyetlerinin tüm yapılanmada hiyerarşik bir düzende, gizlilik içerisinde ve sistematik olarak yürütüldüğü anlaşılmıştır.
Raporun dördüncü bölümünde:
'Örgüt İçi Evlilik' başlığı altında, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün örgüt içi evliliğe verdiği önemi ve buna ilişkin faaliyetlerini gösteren veriler incelenmiş; FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün, toplumumuzda hassasiyet gösterilen konulardan biri olan aile kurma kavramını da, örgütlenme stratejisi kapsamında suiistimal ettiği ve bu maksatla çeşitli faaliyetler yürüttüğü, bu faaliyetleri örgüt içi bağlılığı artırma, yeni üye kazanma, himmet gibi faaliyetlerde istikrar sağlama, tabanında kesintisiz kontrol oluşturma, örgüt için önemli görülen şahısların muhakkak surette örgüt tarafından bir diğer örgüt mensubuyla evlendirilmesi sağlanarak olası kopmaları veya çözülmeleri önceden engelleme, nihayetinde örgüt tarafından evlendirilmiş insanlar aracılığıyla gelecek nesillerde de örgütün varlığını sürdürmeyi hedeflediği anlaşılmıştır.
Raporun beşinci bölümünde:
'Örgüt İçi Haberleşme' başlığı altında; FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü tarafından örgüt içi iletişimi sağlamak üzere kullanılan çeşitli haberleşme programlarına ilişkin veriler ile ByLock programının deşifre edilmesinin akabinde örgütün bu durum karşısında hareket tarzını gösteren veriler incelenmiştir. Örgütün, gerek ByLock gerekse örgüt içi haberleşmede kullanılan diğer programlarla ilgili kendince aldığı tedbirler görülmüş, ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilen örgüt mensuplarının adli işlemler sırasında verecekleri ifadelerin dahi örgütsel tavırla önceden belirlendiği anlaşılmıştır.
Raporun altıncı bölümünde:
'Gizlilik' başlığı altında; FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün gizlenmeye verdiği önemi, gizlenme adına yürüttüğü faaliyetleri gösteren veriler incelenmiştir. İncelenen veriler neticesinde; örgütün deşifre olmaması, dağılmaması ve aşağıdan yukarıya tüm örgüt yapılanmasını gizli tutmak adına birçok yasadışı faaliyet yapıldığı tespit edilmiş, son derece profesyonel şekilde dizayn edildiği anlaşılan tüm bu faaliyetlerin; üstün astı denetlemesi, bilmesi gerekenler prensibi, kod isimler, şifreli kelimeler ve kısaltmalar kullanılması, örgütün üst kadrolarından verilen talimatlar, sorun çözme yöntemleri, başka bir gruba aitmiş gibi görünme vb. usullerle yürütüldüğü anlaşılmıştır. Fetullahçı Terör Örgütünün gizlilik faaliyetleri kapsamında ATM (Arama Tarama Mesulü) olarak kodlanan ve terör örgütünün; gerçek yüzünü ortaya koyacak, üyelerinin ve faaliyetlerinin deşifre olmasını sağlayacak ve delil niteliği taşıyacak belge ve sair materyallerin yakalanması ihtimaline binaen "tedbiren" oluşturulduğu değerlendirilen, bilhassa fiziki ve dijital materyallerin denetlenmesine, örgütü ele verecek delillerin yasal görevlilerden önce bulunup yok edilmesine yönelik faaliyetler yapıldığı tespit edilmiştir. Örgütün, 'Renklendirme' adı altında gizlenme ve diğer oluşumların içine sızma faaliyetleri de bu bölümde detaylı olarak incelenmiştir.
Raporun yedinci bölümünde:
'Fişleme' başlığı altında, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün, fişlemeye ilişkin faaliyetlerini gösteren veriler incelenmiş; örgütün, çeşitli harf ve rakam kodlarıyla; örgüt üyesi olan, örgütten ayrılan, örgüt üyesi olmayan, örgüte yakın olan, örgüte uzak olan, örgüte zarar verebilecek olan şeklinde tüm EGM personelinin tek tek kayıt altına aldığı görülmüştür. FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünce Emniyet Teşkilatı personelinin EA, AD, B4, F2, SAY, DIL vb. harf ve rakam kodlarıyla yaklaşık 80 kategoride fişlendiği tespit edilmiştir. Fişleme listelerinde personelin kişisel bilgilerinin, eş çocuk bilgilerinin, ev adresi bilgilerinin yanında özel hayatlarına ilişkin diğer bilgilerin de temin edildiği anlaşılmıştır. Fetullahçı Silahlı Terör Örgütünün usulsüz bir şekilde ele geçirdiği bilgilerle ve örgüt mensuplarınca yapılan sübjektif değerlendirmelerle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 172 yıllık kolluk teşkilatını fişleyecek kadar cüretkar olduğu görülmüştür. Söz konusu fişleme hadisesi bu bölümde tüm detaylarıyla incelenmiştir.
Raporun sekizinci bölümünde:
'Örgüt Yapılanması İçerisindeki Özel Gruplar' başlığı altında, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün Emniyet Mahrem yapılanmasında çeşitli özel gruplamalar ve görevlendirmeler yaparak belirli örgüt faaliyetlerini bu gruplar ve görevliler aracılığıyla yürüttüğüne ilişkin veriler incelenmiştir. Bu kapsamda "Danışman/Arge Mesulü" olarak tanımlanan örgüt üyesi; FETÖ/PDY'nin Emniyet Teşkilatı Mahrem yapılanması içerisinde ve teşkilat mensuplarından gelen mesleki gündemleri, sorumlu olduğu üstlerine aktararak gelen cevapları ilgililerine ileten kişi olarak değerlendirilmiştir. Bu örgüt üyesinin, örgüte alınacak ve örgütteki sivil/resmi personel ile evlendirilecek kişilerin tahkikatının yapılmasını sağladığı, bölge illerindeki özel önem verilen adli ve istihbarı operasyonel çalışmalarla ilgili bilgiler aldığı, bu bilgileri değerlendirilmek üzere en üst düzeydeki sorumlu kişilere aktardığı, üst sorumludan aldığı talimatı ilgili birimlere aktardığı ve tüm iletişimi "Genel Müdürler" denilen kademe üzerinden sağladığı belirlenmiştir. İncelenen verilerde ayrıca "Eğitim Danışmanı, Sivil Danışman, Birim Danışman, Kurum Danışmanı, Aile Danışmanı" gibi tanımlamalara da rastlanmış, örgütün istihbarata verdiği önemin de ortaya konduğu bu bölümde söz konusu gruplamalar ve görevlendirmeler detaylarıyla incelenmiştir."
Hususlarına yer verildiği,
-Yukarıda da bahsedildiği üzere; FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün Emniyet Mahrem Yapılanmasının Ankara, Ege, Erzurum, Gaziantep, İrfan Bey, Marmara ve Okul olmak üzere 7 Büyük Bölge şeklinde yapılandığı, her Büyük Bölgenin Küçük Bölgeler şeklinde alt yapılanmalarının olduğu, Küçük Bölgelerin altında ise İl ve İlçe Yapılanmalarının bulunduğu, ayrıca yapıya mensup üst konumda bulunan "Mahrem Sorumluların" Temsilciler, Genel Müdürler, Müdürler, Müdür Yardımcıları/Zümre Başkanları, Rehberlik Araştırma Merkezi (RAM)/Rehber, Danışmalar, Personel/Sekreterler, Bilişim, İzdivaç, Hukuk ve Öğretmenler olarak ayrıldığı ve bu şekilde tanımlandığı, bu kişiler arasında da örgütsel bir hiyerarşinin bulunduğunun belirtildiği,
Buna ilişkin olarak buna ilişkin olarak sanık hakkında ( EA ) notu düzenlendiği bu notun karşılığının ise; FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (himmet verme - kampa kalma - her çağrıldığında gelme - sigara - karşı cins - namaz) kişileri ifade ettiği örgütsel faaliyetlerini gizlilik esası içinde yürüttüğü, dairemize intikal eden benzer nitelikteki başka dosyaların içerikleri, ilgili soruşturma dosyasının içeriği içeriği ve dava konusu terör örgütünün mahrem yapılanmasının süren soruşturma ve kovuşturmalar ile belirginlik kazanan mahiyeti gözetildiğinde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bu konudaki soruşturması kapsamında mahrem yapılanma hakkında yapılan tespitlerin kanıt değeri taşıdığı sonucuna ulaşılmış ve ilk derece mahkemesinin bu yöndeki tespiti dairemizce isabetli bulunmuştur.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, karar yerinde tartışılan somut delillere göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu kabul edilen sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, incelenen dosyaya göre istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurularının ESASTAN REDDİNE,
Esastan Red kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan yönünden ise kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde; hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1 maddesi gereğince TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 17/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)