Yerel mahkemece verilen hükme karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından isin esasına geçildi.
Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yeterli araştırma ve inceleme yapıldığını söyleme olanağı yoktur.
Şöyle ki;
1-Davaya dayanak olan ceza yargılamasına ilişkin kesinleşme şerhli kararın mahallinden getirtilmemesi ve özellikle gözaltı tarihinin merciinden sorulmaması suretiyle eksik inceleme neticesinde yazılı biçimde karar verilmesi,
2- Hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, davacı lehine aynı konu ve nedene dayalı açılmış başka dava bulunup bulunmadığının Ulusal Yargı Ağı Sistemi üzerinden sorgulanıp, ilgili maliye hazinesinden sorularak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Dava isminin "Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat" olarak belirtilmesi gerekirken karar başlığında bu hususun yanlış belirtilmesi,
4- Dava tarihinin "22/10/2018" olarak belirtilmesi gerekirken karar başlığında "05/11/2018" olarak hatalı şekilde belirtilmesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
Dair, 5271 sayılı CMK'nun 286/1 ve 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere, 13/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)