Yerel mahkemece verilen hükme karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Davacının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; yeterli araştırma ve inceleme yapıldığını söyleme olanağı yoktur.
Şöyle ki;
İlk derece mahkemesince sanık hakkındaki ceza yargılamasının halen derdest olduğu ve kesin bir sonuca bağlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2017/7338 esas 2018/7621 karar sayılı kararında ve benzer nitelikteki diğer pek çok kararında belirtildiği gibi;
"5271 sayılı CMK'nın koruma tedbirlerine dayalı tazminat isteme koşullarını düzenleyen 142/1 maddesinde, karar veya hükümlerin kesinleşme tarihi izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabileceği belirtilmekle birlikte, bazı hallerde tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyası yada soruşturma dosyasında esas hakkında bir karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi gerekmez. Keza, gözaltı süresi yasada açıkça belirtilmiş olup, kişinin yasadaki bu süre içinde hakim önüne çıkarılıp, çıkarılmadığının saptanmasının davanın esasıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığı gibi bu konudaki talepler hakkında karar verilmesi için davanın esası hakkında karar verilmesine de gerek bulunmamaktadır. Yine aynı şekilde, kanuni hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan, Kanuna uygun olarak tutuklandığı halde makul sürede yargılama mercii huzurunda çıkarılmayan, yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hallerde sözle açıklanmayan, yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen, ya da hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen kişilerin tazminat istemleri konusunda, asıl davada hüküm verilmesini veya verilen hükmün kesinleşmesini beklemeye gerek bulunmamaktadır. Zira bu talepler, asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı talepler değildir. Ancak asıl davanın sonucuna bağlı veya asıl davada verilecek kararları etkileyici talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunludur".
Bu kapsamda bakıldığında;
Dava dilekçesinde davacının dava sebebi olarak birden fazla maddi ve hukuksal nedene dayandığı, bu nedenlerin ilk derece mahkemesince ayrı ayrı değerlendirilip hangileri yönünden dava sonucunun kesinleşmesinin dava koşulu olduğu, hangileri yönünden ise dava koşulu olmadığı hususlarında bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, dava dayanağı yapılan işlemlere ilişkin belgelerin getirtilmediği ve bu haliyle denetime olanaklı bir hüküm oluşturulmadığı anlaşılmaktadır.
Belirtilen şekilde eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan davacının istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
Dair, 5271 sayılı CMK'nun 286/1 ve 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere, 28/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)