Yerel mahkemece verilen hükme karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;
İstinaf başvuruların reddi nedenleri bulunmadığından isin esasına geçildi.
Davacının tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yeterli araştırma ve inceleme yapıldığını söyleme olanağı yoktur.
Şöyle ki;
1-Öncelikle belirtmek gerekir ki; Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2019/268-5063 E.K. Sayılı kararında ve benzer nitelikteki diğer kararlarında vurgulandığı gibi, tutuklu kalınan dönemde emekli olan davacının tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanacak kazanç kaybı tutarının maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince ise davacının emekli maaşı aldığı dönemi tazminat hesabı dışında bırakan bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle hüküm oluşturulmuştur.
Bu durumda mahkemesince yapılması gereken iş, emeklilik olgusunu (kapsadığı dönem itibariyle) maddi tazminat isteminin reddi nedeni görmeyerek yeniden hesaplama yapmak suretiyle hasıl olacak netice dairesinde bir hüküm tesis etmekten ibaret olmalıdır.
2-Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi ve sunulan serbest meslek makbuzundaki ücretin maktu ücretten mahsup edilerek maddi tazminat hesabına dahil edilmesi isabetsizdir.
3-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınap hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması hatalı bulunmuştur.
Sıralanan maddi ve hukuksal gerektirici nedenler dikkate alındığında;
Eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile hüküm oluşturulması hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
Dair, 5271 sayılı CMK'nun 286/1 ve 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere, 27/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)