Yerel mahkemece verilen hükme karşı davacı ve vasisi tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından isin esasına geçildi.
Davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş ise de; yeterli araştırma ve inceleme yapıldığını söyleme olanağı yoktur.
Şöyle ki;
1-Davacının talebinin dayanağı, CMK'nun 102. Maddesinde düzenlenen tutuklama süresi üst sınırının aşılması olarak belirtilmekle; bu durumda tutuklama müzekkeresinin infaz görüp görmediği, görmüş ise hangi tarihler arasında gördüğü merciinden sorulup tespit edilerek; CMK'nun 141/1-a maddesi kapsam ve bağlamında talep hakkında olumlu/olumsuz bir değerlendirme yapılması gerekirken, eksik araştırma ve tutukluluğun cezadan mahsubu olanağı bulunduğu ayrıca cezanın infaz ediliyor olduğu biçimindeki yetersiz gerekçe ile hüküm oluşturulması,
2-Hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, davacı lehine aynı konu ve nedene dayalı açılmış başka dava bulunup bulunmadığının Ulusal Yargı Ağı Sistemi üzerinden sorgulanıp, ilgili maliye hazinesinden sorularak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan davacı ve vasisinin istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
Dair, 5271 sayılı CMK'nun 286/1 ve 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere, 17/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)