Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre; Dosya görüşüldü; CMK'nun 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm kurulduğu anlaşılmakla,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Her ne kadar hükümden sonra dosyaya gönderildiği anlaşılan ....'in sanık hakkındaki örgüt içerisinde faaliyette bulunduğuna dair beyanlarının 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada taraflara okunup tartışılmasından sonra karar verilmesi gerekmekte ise de, aleyhe istinaf talebi olmaması ve sanığın FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olduğuna dair mevcut hükme esas alınan bilgi ve belgeler de gözetildiğinde davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır.
Hüküm oluşturulurken temel ceza belirlendikten sonra TMK'nın 5/1. maddesi uygulandığında "7 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası" olarak cezanın belirlenmesi gerekirken; mahkemesince yanılgılı değerlendirme ve uygulama sonucunda cezanın "8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası" olarak belirlenip sanığın aleyhine ceza tayini şeklindeki uygulaması dairemizce isabetli bulunmamış olmakla birlikte, sonrasında sonuç cezanın doğru olarak tepiti herhangi bir hak kaybına sebebiyet vermediğinden eleştiri ile yetinilmiştir.
Bu hali ile;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı; dairemizce de benimsenen Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 13/11/2019 T. 2018/5526 E. 2019/6842 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; sanık hakkında düzenlenen ve dosyada mevcut "Analiz İnceleme ve Tespit Tutanağına" göre, Silahlı Kuvvetler personeli olan sanığın, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarınca kullanılan iletişim metotlarından olan "Ankesörlü / Sabit Hatlardan Aranma" gizli iletişim sistemine dahil olduğu, ayrıca karar yerinde tartışılan somut delillere göre de FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu şekilde sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, incelenen dosyaya göre istinaf başvurusunda ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Esastan Red kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan yönünden ise kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde; hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1 maddesi gereğince TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 17/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)