(2709 S. K. m. 138) (5271 S. K. m. 279, 280) (5237 S. K. m. 61)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre;
Dosya görüşüldü;
CMK'nın 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Sanıklar hakkında yukarıda karar başlığında belirtildiği biçimde hüküm kurulduğu anlaşılmakla,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
A-) Cumhuriyet Savcısının İstinaf Talebi Bakımından yapılan değerlendirmede:
Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak, sanıklar hakkında hükmedilen cezanın makul olduğu anlaşılmış olup İlk Derece Mahkemesinin uygulaması isabetli bulunmuş olup İstinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
B-) Sanık ...... hakkında yapılan değerlendirmede:
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı; dairemizce de benimsenen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarih ve 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı kararında, yine 14/07/2017 tarih ve 2017/1443-4758 sayılı ilamında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock'un sanık tarafından kullanıldığının dijital deliller olan ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı, HIS (CGNAT) kayıtları, HTS kayıtları, numaranın kullanıldığı İMEI kayıtları üzerinde yapılan teknik araştırma neticesinde kesin olarak tespit edildiği, ayrıca karar yerinde tartışılan diğer somut deliller ile de sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunun duraksamasız biçimde saptandığı anlaşılmaktadır.
Bu hali ile;
Karar yerinde tartışılan somut delillere göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu kabul edilen sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı,
C-) Sanık Mehmet BAYIN hakkında yapılan değerlendirmede:
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, karar yerinde tartışılan somut delillere göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu kabul edilen sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, savunmaların inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, (Sanığın kullandığı telefon hatlarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizliliği sağlamak için kullandığı “ByLock” adlı programın yüklü olduğu iddia edilmesine rağmen bu delil ayrıntılı şekilde araştırılmamış ise de; karar yerinde tartışılan diğer delillerin yüklenen suçun sübutu için yeterli olması nedeniyle bu husus eksiklik olarak değerlendirilmemiştir.) sanığın eyleminin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı,
Her ne kadar hükümden sonra dosyaya gönderildiği anlaşılan Samet MAKAS'ın sanık hakkındaki örgüt içerisinde faaliyette bulunduğuna dair beyanlarının ve Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada taraflara okunup tartışılmasından sonra karar verilmesi gerekmekte ise de, sanığın FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olduğuna dair mevcut hükme esas alınan bilgi ve belgeler de gözetildiğinde davanın yeniden görülme nedeni yapılmamıştır.
Ne var ki;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 29/11/2018 tarihli 2018/3646 E. 2018/4686 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelikten hüküm kurulan sanık hakkında belirlenen temel cezada 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1. maddesi gereğince artırım yapılması sırasında uygulama maddesi olan anılan yasanın 5. maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması hukuka uygun bulunmamış olmakla birlikte; CMK'nın 280/1-a ve 303/1-c maddeleri gereğince bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği sonucuna varılmakla;
Sanıklar hakkındaki temel cezaya ilişkin hüküm fıkrasının mahsus bendindeki "3713 sayılı yasanın 5. maddesi " ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak,
Yerine;
"3713 sayılı yasanın 5/1 maddesi" ibarelerinin hüküm fıkrasına eklenmesi suretiyle düzeltilen hükme karşı, istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Esastan Red kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan yönünden ise kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde; hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1 maddesi gereğince TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 16/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)