(5237 S. K. m. 221) (5271 S. K. m. 279, 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre;
Dosya görüşüldü;
CMK'nun 279. Maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Sanık hakkında yukarıda karar başlığında belirtildiği biçimde hüküm kurulduğu anlaşılmakla,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre, Silahlı Terör Örgütü Üyeliği suçunun temadi eden suçlardan olması itibariyle suç tarihinin yakalanma tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yakalanma tarihinden (21/12/2017) farklı tarih olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğu ve yine ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında sanık hakkında teşdiden ceza tayini yapılmış olduğu yazılı olmasına rağmen cezanın alt sınırdan takdir edildiği anlaşılmış olup, bu duruma göre gerekçedeki ibarenin maddi yazım hatası olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, Dairemizce de benimsenen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarih ve 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı kararında, yine 14/07/2017 tarih ve 2017/1443-4758 sayılı ilamında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock'un sanık tarafından kullanıldığının teknik araştırma neticesinde kesin olarak tespit edildiği, ayrıca karar yerinde tartışılan diğer somut deliller ile de sanık ……..'ın anılan örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunun duraksamasız biçimde saptandığı anlaşılmaktadır.
Bu hali ile;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu kabul edilen sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, verilen hükümde düzeltilen (hükümden çıkartılan) husus dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı,
Ne var ki;
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamasına rağmen kararda yazılı olduğu şekilde, sanık hakkında TCK'nın 221/5.maddesi gereğince 1 yıl denetim süresi belirlendiği anlaşılmış olup, uygulamanın hatalı ve hukuka aykırı olduğu; ancak CMK'nın 280/1-a ve 303/1-c maddeleri gereğince Dairemizce düzeltilebileceği sonucuna varılmakla;
Hüküm fıkrasının 8. bendindeki, "Sanık hakkında TCK'nın 221/5 maddesi uyarınca1 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle incelenen dosyaya göre istinaf başvurusunda ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Esastan Red kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan yönünden ise kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde; hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1. madde ve fıkrası gereğince TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 02/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)