(5271 S. K. m. 232, 279, 280, 303)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre; Dosya görüşüldü; CMK'nun 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm kurulduğu anlaşılmakla,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre, Terör Örgütü Üyeliği suçunun temadi eden suçlardan olması itibariyle suç tarihinin yakalanma tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yakalanma tarihinden (14/08/2017) farklı tarih olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğu yapılan incelemede;
Her ne kadar hükümden sonra dosyaya gönderildiği anlaşılan ....., ..... ve .....'in sanık hakkındaki örgüt içerisinde faaliyette bulunduğuna dair beyanlarının 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada taraflara okunup tartışılmasından sonra karar verilmesi gerekmekte ise de, aleyhe istinaf talebi olmaması ve sanığın FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olduğuna dair mevcut hükme esas alınan bilgi ve belgeler de gözetildiğinde davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, karar yerinde tartışılan somut delillere göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu kabul edilen sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, savunmaların inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, sanığın kullandığı telefon hatlarından birinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizliliği sağlamak için kullandığı “BYLOCK” adlı programın yüklü olduğu iddia edilmesine rağmen bu delilin ayrıntılı şekilde araştırılmaması, diğer delillerin suçun sübutu için yeterli olması nedeniyle sonuca etkili görülmemiş olup, sanığın eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı,
Ne var ki;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 29/11/2018 tarihli 2018/3646 E. 2018/4686 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelikten hüküm kurulan sanık hakkında belirlenen temel cezada 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1. maddesi gereğince artırım yapılması sırasında uygulama maddesi olan anılan yasanın 5. maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması hukuka uygun bulunmamış olmakla birlikte; CMK'nın 280/1-a ve 303/1-c maddeleri gereğince bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği ve yine TCK'nın 63.maddesinde yazılı mahsup hükümlerinin uygulanması bakımından sanığın tutuklulukta geçirdiği süre ile ilgili olarak mahsup kararı verilmediği bu hususun da Dairemizce düzeltilebileceği sonucuna varılmakla;
Hüküm fıkrasındaki sanık hakkındaki temel cezaya ilişkin 2. bentteki " 3713 sayılı yasanın 5. maddesi uyarınca "ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine;
"3713 sayılı yasanın 5/1 maddesi uyarınca" ibarelerinin hüküm fıkrasına eklenmesi,
Mahsuba ilişkin 6. Bentteki, "Sanığın bu suç nedeniyle gözaltında kaldığı günlerin TCK 63 madde gereğince cezasından MAHSUBUNA, "ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine;
"Sanığın bu suç nedeniyle gözaltında ve tutuklulukta kaldığı günlerin TCK 63 madde gereğince cezasından MAHSUBUNA, "ibarelerinin hüküm fıkrasına eklenmesi, suretiyle düzeltilen hükme karşı,
İstinaf başvurusunda bulunanın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Esastan Red kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan yönünden ise kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde; hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1 maddesi gereğince TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 02/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)