(5271 S. K. m. 279, 280) (5237 S. K. m. 220, 314)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre;
Dosya görüşüldü;
CMK'nun 279. Maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Sanık hakkında yukarıda karar başlığında belirtildiği biçimde hüküm kurulduğu anlaşılmakla,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
TCK'nın 314. maddede örgüte yardım suçu özel olarak düzenlenmemiştir. Fakat, 314/3. madde ve fıkra hükmü uyarınca suç işleme amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından da aynen uygulanır. Bu nedenle TCK'nın 220/7. madde ve fıkrasında düzenlenen örgüte yardım suçu, 314. maddedeki silahlı örgüte yardım suçu olarak cezalandırılması gereken bir eylem haline gelmiştir.
TCK md. 220 : (7) "Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. "
TCK'nın 220/7. madde ve fıkrasında, örgüte yardım edenin 'örgüt üyesi olarak' cezalandırılacağı ifade edilmiştir. Fakat aynı cümle içerisinde örgüt üyeliğinin, örgüt içerisinde hiyerarşik yapıya dahil olmayı zorunlu kıldığı belirtilmiştir. Örgüt üyesi, örgütün amaçlan içerisindeki suçları işlemek için sürekli birliktelik iradesiyle örgüt disiplini ve hiyerarşisine katılmaktadır. Buna karşın, sürekli birliktelik ve hiyerarşik yapıya dahil olma iradesi bulunmadığı halde, örgütün kimi faaliyet veya eylemlerine iştirak eden kimse, suça iştirak etmekte olup, özel bir iştirak kuralı olarak düzenlenmiş bulunan 'örgüte yardım etme' suçunu işlemesi nedeniyle ceza sorumluluğuna tabi kılınmış, sadece cezanın belirlenmesi yönünden örgüt üyesi gibi kabul edilmiştir. Bu nedenle, örgüte yardım edenin hukuki sıfatının üyelik olmayıp, yardım eden (suça iştirak) olduğuna dikkat edilmesi ve kanun koyucunun bu ayrımı bilinçli olarak yaptığının gözetilmesi yerinde olacaktır.
Suç örgütüne yardım fiilinin oluşması için, failin örgüt üyeleriyle önceden bir anlaşma yapması veya yapılan planlara dahil olması zorunlu değildir. Ayrıca, yardım fiilinin örgüt üyelerinin tamamına veya üyelerden birine yapılması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, örgütün amacı ve kolektif faaliyetleri bilinerek ve istenerek yardım edilmesi zorunludur. Buna karşın, örgüt üyelerinin baskı ve tehditleri sonucu yardım etmeye mecbur bırakılan kişilerin suça iştirak iradeleri bulunmadığından, manevi öğesinin yokluğu nedeniyle suçun oluşmadığı düşünülmelidir.
Yardım suçunda ceza, TCK'nın 314/3., 220/7. madde ve fıkraları delaletiyle, 314/2. madde ve fıkrası ile belirlenir. Fail, örgüte yardım fiilinden başka bir suç da işlemişse, bu takdirde örgüt adına suç işleme dolayısıyla ayrıca 220/6. madde ve fıkrası delaletiyle 314/2. madde ve fıkrası ile cezalandırılır.
Kanunda örgüte silah temini yoluyla yapılan yardım suçu 315. maddede ayrıca düzenlenmiştir. Silah üretimi, teinini, ülkeye sokulması, saklanması gibi eylemler yalnızca özel nitelikli yardım suçu olan 315. madde ile cezalandırılır.
Yardım niteliğindeki eylemlerin müstakil suç oluşturmayan faaliyet veya fiiller olması gerekir. Örgüt adına işlenen suçlara iştirak edilmesi halinde 220/6. Madde ve fıkrasındaki suç oluşmaktadır. Bu konuya yukarıda değinilmişti.
765 sayılı yasa gibi 5237 sayılı yasadaki düzenlemede de eylemin iradi olması aranmıştır. 765 sayılı yasada bazı yardım eylemleri yasa metninde ifade edilmişken 5237 sayılı yasada böyle bir düzenlemeye yer verilmemiş yardım eden ifadesi kullanılmıştır.
Yardım sayılabilecek eylemler çok farklı biçimlerde gerçekleşebilir. Örneğin; örgüt üyelerine yiyecek verme, barınma ihtiyacını karşılama, yol gösterme, bilgi verme, çeşitli malzeme temini gibi ihtiyaçları karşılama vb. davranışlar yardın olarak kabul edilir. Dolayısıyla, silahlı örgütün faaliyetlerine yardım edilmesi onun faaliyetlerinin kolaylaştırılması amacına yönelik olarak birtakım davranışlarda bulunulmasıdır. Örgütün varlığının veya üyelerinin yaşantısını sürdürmesine yönelik eylemler bu suçun oluşması için yeterlidir.
Yargıtay kararlarında örgütün yayınlarını ve bildirilerini dağıtmak, örgüt üyelerini barındırmak, yer temini, kılavuzluk yapmak, kuryelik yapmak, örgüt üyelerine yiyecek vermek, giyecek ve eşya temin etmek, katılım aktarılmasına yardımcı olmak, askeri faaliyetler hakkında örgüt üyelerine bilgi vermek, para vermek gibi eylemler yardım eylemleri olarak kabul edilmektedir.
Ancak failin belirtilen fiillerden birini veya birden fazlasını sürekli ve yoğun olarak yapması, örgüt üyeliği suçunun kanıtı olarak değerlendirebilir. Yargıtay, yardım eylemlerinin belirli bir yoğunluğa ulaşması halinde failin örgüt üyesi olduğunu kabul etmektedir.
BDDK'nın .... Bankası hakkında hazırladığı Mali Durum Tespit Raporlarında, .... Bankası'nın .... silahlı terör örgütünün örgütlü olarak suç gelirlerinin elde edilmesi, himmet adı altında toplanan suç gelirlerinin bankacılık sisteminde aklanması, bankanın .... ile bağlantılı ulusal/uluslararası kuruluşlara .... Bankası AŞ tarafından yüksek miktarda kredi kullandırılması, .... Bankası A.Ş'nin ortaklık yapısında bulunan yöneticilerin .... ile bağlantılı olduğunun açıklandığı,
MASAK'ın hazırlamış olduğu analiz raporlarında da .... Bankası'nın .... silahlı terör örgütünün kurucusu olan Fethullah Gülen'in talimatlarıyla yönetildiği, .... silahlı terör örgütüne mensup gerçek kişi ve özel hukuk tüzel kişilerinin bankacılık işlemi adı altında toplanan himmet paralarını bu banka aracılığıyla akladığı,
Yine Emniyet Genel Müdürlüğü'nün hazırlamış olduğu raporda da birçok ilde alınan bilgi alma tutanakları ile 17-25/Aralık/2013 sürecinden sonra .... silahlı terör örgütlerinde yöneticilik yapan kişilerin bu örgüte mensup kişilere malvarlıklarını satarak malvarlıkları yoksa başka bankalardan para çekerek .... Bankası'na para yatırmalarını istediklerini beyan etmeleri, yine .... Bankası A.Ş'de banka genel müdürü ve banka yönetim kurulu üyelerinin 06.01.2014 tarihinde gönderdikleri e postada " bizim iklimimizden bir abim... Bankamız için seferberlik ilan ettik, aynen 2001 de olduğu gibi, neyimiz varsa namusumuz bildiğimiz bankamız için yarından tezi yok getireceğiz ... arkadaşlar evini arabasını satacak, gerekirse başka bankadan kredi çekecek bankamıza mevduat koyacağız" diyerek kişilerden destek istedikleri,
BDDK'nın 28/05/2015 tarihli .... Bankası Mali Durum Tespit Raporu'nda 2013 Aralık - 06/01/2014 döneminde .... Bankası'nın mevduatı 1.684.368 TL azalırken 06.01.2014- 10.01.2014 döneminde 227.240 TL arttığı, 01.12.2013- 30.06.2014 tarihleri arasındaki dönemde .... Bankası A.Ş nezdinde 334.123 adet hesabın açıldığı, hesap açılışlarının 06.01.2014 tarihinden itibaren artış gösterdiği, en fazla hesap açılışının 30.01.2014 tarihinde 6.069 adet olarak gerçekleştiği, 29.05.2015 tarihine kadar mevduat girişinin yoğun olarak yapıldığının ayrıntılı olarak anlatıldığı,
.... Terör örgütü elebaşısı Fethullah Gülen'in 17/25 Aralık 2013 sürecinde örgüt üyelerine zor durumda olan ....'yı uhud harbindeki "okçular tepesi" olarak nitelendirerek terk edilmemesi gerektiğini belirttiği, bankaya para yatırmalarına yönelik talimat verdiği,
BDDK, MASAK ve EGM'nin ayrıntılı raporlarından da anlaşılacağı üzere, .... Bankasının .... silahlı terör örgütü mensuplarınca yönetildiği, bankanın siyasi gelişmeler üzerine likidite sorunu yaşaması sebebiyle bizzat başta .... ve diğer .... terör örgütü yöneticileri tarafından mensuplarına verilen talimatlarla .... terör örgütü mensuplarından malvarlıklarını satıp .... Bankasına yatırmalarını istemesi üzerine, bu talimatı alan örgüt mensuplarının 06/01/2014 ile 29/05/2015 tarihleri arasında hayatın olağan akışına aykırı olarak raporlarla teyit edildiği üzere .... Bankasının mali olarak durumunun kötü olduğu bir dönemde bu bankada hesap açtığı ve mevduat girişi yaptığı,
Somut olayda da dosyaya giren .... hesap hareketlerine ilişkin dökümanların ve bilirkişi raporunun incelenmesinde, Sanığın 2013 yılı öncesi söz konusu bankadaki hesaplarında rutin bankacılık işlemleri varken 2014 yılı içinde farklı işlemlere başvurulduğu, Eylül ayında hesaba 20.360,00 TL nakit para girişi olduktan sonra 22/09/2014 tarihinde katılım hesabı açıldığı, sonrasında aynı şekilde 26/11/2014 tarihinde yeni katılım hesabı açıldığı, böylelikle sanığın para yatırma ve destek işlemlerine rastlandığının tespit edildiği,
Mevcut delillere göre; silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve örgüt üyesi olduğuna ilişkin kanaat oluşmayan sanığın bu eylemi ile silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu işlediği dairemizce de sabit görülmüştür.
Bu hali ile;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutunun kabul edildiği, eylemlerinin olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelendirilerek vasfının tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, incelenen dosyaya göre verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından,
Ne var ki;
1-Sanık hakkında sübut bulan "Silahlı Terör Örgütüne Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme" suçundan hüküm kurulduğu halde gerekçeli karar başlığında suç adının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" olarak yazıldığı, maddi hata niteliğinde olmakla birlikte hükmün infazında tereddütlere neden olabileceği düşünüldüğünden; gerekçeli karar başlığındaki "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" olarak yazılan suç adının "Silahlı Terör Örgütüne Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme" olarak değiştirilmesine,
2-Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme suçunda suç tarihinin, yardımın konusu eylemin gerçekleştiği tarih olan 26/11/2014 günü olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin farklı bir tarih olarak yazıldığı, maddi hata niteliğinde olmakla birlikte hükmün infazında tereddütlere neden olabileceği düşünüldüğünden; gerekçeli karar başlığında "13/04/2018" olarak yazılan suç tarihinin "26/11/2014" olarak değiştirilmesine,
Düzeltilen hükme karşı istinaf başvurusunda ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca görüldüsü yapıldıktan sonra hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK'nın 286/2 madde ve fıkrası gereğince KESİN olmak üzere, 10/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)