(5271 S. K. m. 279, 280) (5237 S. K. m. 221)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü. CMK'nun 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre, Dairemizce yapılan UYAP sorgulamasında, sanık ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/175884 soruşturma evrakı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/35190 sayılı soruşturma evrakı ile Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan soruşturmalar yürütüldüğünün belirlendiği, ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06/03/2019 tarih 2019/35190 soruşturma sayılı yazısı ile sanık ... hakkında açık kimliği gizlenen bir şahıs tarafından Osmaniye Emniyet Müdürlüğü'ne yapılan bir telefon ihbarı üzerine FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan dolayı soruşturmaya başlanıldığının ve soruşturma dosyasının halen derdest olduğunun Dairemize bildirildiği, UYAP üzerinden yapılan dosya inceleme talebinin kabul edilmesine üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/175884 soruşturma sayılı dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinde dosya içerisinde sanık ...'ya ilişkin suç teşkil edecek herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığının belirlendiği, her iki soruşturma evrakındaki bilgi ve belgelerin sanık ... bakımından sonuca etkili olmadığının anlaşılması üzerine yapılan incelemede;
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 18/01/2016 tarihli 2016/5563 soruşturma, 2017/161 esas, 2017/28 sayılı iddianamesi ile sanık ...'nun, FETÖ/PDY hiyerarşik yapı içerisinde olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla eylemine uyan Türk Ceza Kanunu 314/2, 53, 63, 3713 sayılı yasanın 5/1 maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile Yalova Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/671 esas 2018/258 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda sanığın, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiş, bu kamu davasına ait dosyanın istinaf incelemesine esas olarak Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede, sanık ...'nun FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/8631 sayılı soruşturma dosyasında ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/19553 sayılı soruşturma dosyasında halen Silahlı Terör Örgütü Üyeliği suçundan şüpheli olarak kaydının bulunduğu tespit edilmiştir.
Bu tespit üzerine ilk derece mahkemesi kararı, Dairemizin 2018/846 esas 2018/809 karar sayılı ilamı ile "UYAP kaydının incelenmesinde sanık ile ilgili Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/8631 sayılı soruşturma dosyasında ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/19553 sayılı soruşturma dosyasında halen Silahlı Terör Örgütü Üyeliği suçundan şüpheli olarak kaydının bulunduğu,
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olması da gözetilerek (ve özellikle ilgili soruşturmaların içeriğinde kovuşturma konusu dışında bilgi-delillerin bulunması halinde), anılan soruşturma evrakları dosya arasına getirtilerek gerektiğinde sonucunun beklenmesi, dava açılması halinde her iki dosyanın birleştirilmesinin sağlanması gerektiği, bu şekilde olaylar bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir veya tayininde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak istinaf aşamasındaki davanın, soruşturmanın kovuşturmaya dönüşmesi olasılığında ilk derece mahkemesindeki dava ile doğrudan birleştirilmesinde de usuli olanak bulunmadığı" gerekçesi ile bozularak, dosyanın Mahkemesine iade edildiği görülmüştür.
İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda sanık ... hakkında, etkin pişmanlık hükümleri de uygulanmak suretiyle Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan cezalandırılmasına ilişkin hüküm kurulduğu anlaşılmakla,
Etkin Pişmanlık Hükümleri:
5237 Sayılı TCK.nun 221. maddesinde 'etkin pişmanlık' başlığı altında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu amaçla kurulmuş örgüte üye olmak yada üye olmamakla beraber örgüt adına suç işlemek veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçlan ile ilgili olarak etkin pişmanlık hali düzenlenmiştir.
Yasa etkin pişmanlık da gönüllü ayrılma, teslim olma, yakalanma ve kurucular ve yöneticiler için örgütü dağıtma ya da dağılmasının sağlama hali, olarak ayrı ayrı düzenleme getirmiştir. Yapılan düzenlemede her durum ayrı ayrı koşullara bağlanmıştır.
Kurucular ve yöneticiler için örgütü dağıtma ya da dağılmasının sağlama hali maddenin birinci fıkrasında, gönüllü olarak örgütten ayrılma maddenin ikinci fıkrasında, gönüllü olarak teslim olma dördüncü fıkranın birinci cümlesinde, yakalanma hali ise üçüncü fıkra ile dördüncü fıkranın ikinci cümlesinde düzenlenmiştir.
TCK 221 madde başlığı etkin pişmanlıktır. Yasa metni başlıkla birlikte değerlendirildiğinde kişinin bildirdiği gönüllü vazgeçmenin bir pişmanlık sonucu olması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Yasanın gerekçesinde de vurgulandığı üzere failin etkin pişmanlığım sergileyip sergilemediğini hakim taktir edecektir.
TCK 221/4. Maddenin Uygulanma Koşulları; fıkranın birinci cümlesinde teslim olan faillerin ikinci cümlesinde ise yakalanan faillerin durumu düzenlenmiştir. Yasa koyucu tarafından maddenin dördüncü fıkrasının düzenlenmesinin gerekçesi; 'Kişi, suç işlemek için kurulmuş olan örgütün kurucusu, yöneticisi veya üyesi olmakla birlikte, örgütün ulaştığı yapılanma itibarıyla dağılmasını sağlama imkanından yoksun olabilir. Bu durumda bile, söz konusu sıfatlan taşıyan kişilerin belli şartlarda etkin pişmanlıktan yararlanması sağlanabilmelidir. Bu düşüncelerle maddenin dördüncü fıkrası düzenlenmiştir.' şeklinde ifade edilmiştir. Bu nedenle de örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmemiş ve yakalanmış olan fail pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi verememiş ancak örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermiş ise 4. fıkra uyarınca cezasından indirim yapılacaktır.
TCK 221/4. Maddesinin 2. Cümlesinin Uygulanma Koşulları; a- Sanığın örgütün kurucusu, yöneticisi, örgüt üyesi, ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden olması, b-Örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermeli c- Yakalanmış olmalı, d- Örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermelidir.
Dört şartın da birlikte gerçekleşmesi halinde kişi hakkında örgüt kurmak, yönetmek örgüte üye olmak suçundan dolayı ya da örgüt adına işlenen suç ve örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçlarından indirim öngörülmüştür. Burada amaçlanan kişinin örgütün ulaştığı yapılanma itibarıyla dağılmasını sağlama imkanından yoksun olması durumunda söz konusu sıfatlan taşıyan bu kişilerin belli şartlarda etkin pişmanlıktan yararlanmasını sağlayabilmektir. Dördüncü fıkranın düzenlenmesinin gerekçesi de bu yöndedir.
Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için failin, örgütün dağılmasına veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili elverişli bilgi vermesi gerekir. Bu bilginin elverişliliği, örgütün örgütlenme biçimi, failin örgüt yapılanmasındaki konumu ile örgütte geçirdiği süre ve katıldığı faaliyetler gibi kıstaslar göz önüne alınarak mahkemece takdir edilecektir. Tam bir gizlilik esasına ve hücre tipi yapılanmaya dayanan örgütlerde her örgüt mensubundan örgütü dağıtacak, yapılanma şemasını ortaya koyacak bilgiler vermesi beklenemez. Sanık her halükarda etkin pişmanlıktan faydalanmak amacıyla konumu gereği bilmesi beklenen bilgileri de samimi olarak ortaya koymalı ve ifadelerinde sebat etmesi gerekmektedir.
Yargıtay'a göre de; 5237 sayılı TCK.nun etkin pişmanlığa ilişkin 221. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte nazara alındığında silahlı terör örgütünün üyesi olduğu anlaşıldığı halde, kovuşturma aşamasında önceki ifadelerini ve suçlamayı reddedip örgüt üyesi olmadığını beyan eden, atılı suçlamayı reddeden, kolluk ifadelerini daha sonra değiştirip geri alan, güvenlik güçlerince yakalanarak ele geçirilen ve örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili yasanın aradığı anlamda yeterli bilgi vermeyen, açıklamaları ile terör örgütünün dağılmasına, meydana çıkarılmasına yardım etmeyen ve terör örgütünün amaçladığı suçun işlenmesine de engel olmayan, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasına veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermeyen, güvenlik güçlerince yakalanan ve yasanın aradığı anlamda pişmanlık duyarak yeterli bilgi vermeyen failler hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.
Bu kapsamda sanığın etkin pişmanlık hükümleri yönünden hukuki durumu değerlendirildiğinde; Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/671 esas 2018/258 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda sanığın, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği ve dosyanın istinaf incelemesi için Dairemize gönderildiği, Dairemizin 2018/846 esas 2018/809 karar sayılı ilamı ile sanık ...'nun FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/8631 sayılı soruşturma dosyasında ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/19553 sayılı soruşturma dosyasında halen Silahlı Terör Örgütü Üyeliği suçundan şüpheli olarak kaydının bulunduğu gerekçelerine binaen bozularak Yalova Ağır Ceza Mahkemesine iade edilmesi üzerine Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/514 esas sayılı dosyası ile sanık ... hakkında tekrar yargılamaya başlandığı ve sanığın bu aşamada etkin pişmanlık talebinde bulunduğu ve tam bir gizlilik esasına ve hücre tipi yapılanmaya dayanan FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile yapılan soruşturma ve kovuşturmalara katkı sağlayabilecek, özellikle örgütün yurt çapında sağlık yapılanmasına ilişkin olarak örgütü zaafa uğratabilecek, örgüt faaliyetlerini belli ölçüde sekteye uğratacak elverişli bilgi boyutunda olduğu değerlendirilmekle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı, sanık ...'nun beyanlarında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün yapısı ve faaliyetleri hakkında samimi anlatımlarda bulunduğu, bu nedenle yargılamanın geldiği aşama da dikkate alınarak ilk derece mahkemesince sanık hakkında takdir edilen indirim miktarı ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması Dairemizce isabetli bulunmuştur.
Bu nedenlerle,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı; Dairemizce de benimsenen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarih ve 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı kararında, yine 14/07/2017 tarih ve 2017/1443-4758 sayılı ilamında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock'un sanık tarafından kullanıldığının dijital deliller olan HIS (CGNAT) kayıtları, HTS kayıtları, numara kullanan IMEİ kayıtları üzerinde yapılan teknik araştırma neticesinde kesin olarak tespit edildiği, ayrıca karar yerinde tartışılan diğer somut deliller ile de sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunun duraksamasız biçimde saptandığı anlaşılmaktadır.
Bu hali ile;
Hiyerarşik yapıya dahil olduğu kabul edilen sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, incelenen dosyaya göre istinaf başvurusunda ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca görüldüsü yapıldıktan sonra hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nın 286/2 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)