(5271 S. K. m. 279, 280) (5237 S. K. m. 221)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre; Dosya görüşüldü; CMK'nun 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm kurulduğu anlaşılmakla,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin en son yardım eyleminin gerçekleştiği tarih olan 18/09/2014 yerine 28/07/2016 olarak yazılmasının düzeltilebilir yazım hatası olduğu kabul edilerek, yapılan incelemede;
Sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme suçundan etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyetine ilişkin hüküm kurulduğu görülmüştür.
Dosya kapsamında mevcut tanık beyanları ve sanık savunmalarından FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün Yalova yapılanması içerisinde ….. Yurdundaki il mütevelli toplantılarına katıldığı anlaşılan sanığın bu eylem ve faaliyetlerinin zamansal olarak süreklilik, çeşitlilik ve belirgin bir yoğunluğa ulaştığı, böylelikle sanığın, Silahlı Terör Örgütü olduğu hususu yargı kararları ile kesinleşen FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün hiyerarşisi içerisinde dış dünyaya kapalı, örgütün gizlilik, disiplin ve mutlak sadakat gibi kurallara uygun davranışlar sergilediği, gerçekleştirdiği eylemlerin örgütün varlığına ve güçlendirilmesine nedensel bağ taşıdığı, sanığın örgüt ile arasında organik bağ kurduğu anlaşıldığından, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği kanaatine varılmış olmakla birlikte İstinaf edenin sıfatına göre bu husus davanın yeniden görülmesini gerektirir bir neden olarak görülmeyerek eleştiri ile yetinilmiştir.
Yine belirtmek gerekir ki;
5237 Sayılı TCK.nun 221. maddesinde 'etkin pişmanlık' başlığı altında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu amaçla kurulmuş örgüte üye olmak yada üye olmamakla beraber örgüt adına suç işlemek veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçlan ile ilgili olarak etkin pişmanlık hali düzenlenmiştir.
Yasa etkin pişmanlık da gönüllü ayrılma, teslim olma, yakalanma ve kurucular ve yöneticiler için örgütü dağıtma ya da dağılmasının sağlama hali, olarak ayrı ayrı düzenleme getirmiştir. Yapılan düzenlemede her durum ayrı ayrı koşullara bağlanmıştır.
Kurucular ve yöneticiler için örgütü dağıtma ya da dağılmasının sağlama hali maddenin birinci fıkrasında, gönüllü olarak örgütten ayrılma maddenin ikinci fıkrasında, gönüllü olarak teslim olma dördüncü fıkranın birinci cümlesinde, yakalanma hali ise üçüncü fıkra ile dördüncü fıkranın ikinci cümlesinde düzenlenmiştir.
TCK 221 madde başlığı etkin pişmanlıktır. Yasa metni başlıkla birlikte değerlendirildiğinde kişinin bildirdiği gönüllü vazgeçmenin bir pişmanlık sonucu olması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Yasanın gerekçesinde de vurgulandığı üzere failin etkin pişmanlığım sergileyip sergilemediğini hakim taktir edecektir.
TCK 221/4. Maddenin Uygulanma Koşulları; fıkranın birinci cümlesinde teslim olan faillerin ikinci cümlesinde ise yakalanan faillerin durumu düzenlenmiştir. Yasa koyucu tarafından maddenin dördüncü fıkrasının düzenlenmesinin gerekçesi; 'Kişi, suç işlemek için kurulmuş olan örgütün kurucusu, yöneticisi veya üyesi olmakla birlikte, örgütün ulaştığı yapılanma itibanyla dağılmasını sağlama imkanından yoksun olabilir. Bu durumda bile, söz konusu sıfatlan taşıyan kişilerin belli şartlarda etkin pişmanlıktan yararlanması sağlanabilmelidir. Bu düşüncelerle maddenin dördüncü fıkrası düzenlenmiştir.' şeklinde ifade edilmiştir. Bu nedenle de örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmemiş ve yakalanmış olan fail pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplannın yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi verememiş ancak örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermiş ise 4. fıkra uyarınca cezasından indirim yapılacaktır.
TCK 221/4. Maddesinin 2. Cümlesinin Uygulanma Koşulları; a- Sanığın örgütün kurucusu, yöneticisi, örgüt üyesi, yada üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden olması, b-Örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermeli c- Yakalanmış olmalı, d- Örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermelidir.
Dört şartın da birlikte gerçekleşmesi halinde kişi hakkında örgüt kurmak, yönetmek örgüte üye olmak suçundan dolayı yada örgüt adına işlenen suç ve örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçlarından indirim öngörülmüştür. Burada amaçlanan kişinin örgütün ulaştığı yapılanma itibarıyla dağılmasını sağlama imkanından yoksun olması durumunda söz konusu sıfatlan taşıyan bu kişilerin belli şartlarda etkin pişmanlıktan yararlanmasını sağlayabilmektir. Dördüncü fıkranın düzenlenmesinin gerekçesi de bu yöndedir.
Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için failin, örgütün dağılmasına veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili elverişli bilgi vermesi gerekir. Bu bilginin elverişliliği, örgütün örgütlenme biçimi, failin örgüt yapılanmasındaki konumu ile örgütte geçirdiği süre ve katıldığı faaliyetler gibi kıstaslar göz önüne alınarak mahkemece takdir edilecektir. Tam bir gizlilik esasına ve hücre tipi yapılanmaya dayanan örgütlerde her örgüt mensubundan örgütü dağıtacak, yapılanma şemasını ortaya koyacak bilgiler vermesi beklenemez. Sanık her halükarda etkin pişmanlıktan faydalanmak amacıyla konumu gereği bilmesi beklenen bilgileri de samimi olarak ortaya koymalı ve ifadelerinde sebat etmesi gerekmektedir.
Yargıtay'a göre de; 5237 sayılı TCK.nun etkin pişmanlığa ilişkin 221. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte nazara alındığında silahlı terör örgütünün üyesi olduğu anlaşıldığı halde, kovuşturma aşamasında önceki ifadelerini ve suçlamayı reddedip örgüt üyesi olmadığını beyan eden, atılı suçlamayı reddeden, kolluk ifadelerini daha sonra değiştirip geri alan, güvenlik güçlerince yakalanarak ele geçirilen ve örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili yasanın aradığı anlamda yeterli bilgi vermeyen, açıklamaları ile terör örgütünün dağılmasına, meydana çıkarılmasına yardım etmeyen ve terör örgütünün amaçladığı suçun işlenmesine de engel olmayan, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasına veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermeyen, güvenlik güçlerince yakalanan ve yasanın aradığı anlamda pişmanlık duyarak yeterli bilgi vermeyen failler hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.
Bu kapsamda sanığın etkin pişmanlık hükümleri yönünden hukuki durumu değerlendirildiğinde; 5237 sayılı TCK.nun etkin pişmanlığa ilişkin 221. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte nazara alındığında, sanığın etkin pişmanlık kapsamında anlatması gerekeceği hususların önemli bir kısmını gizli tuttuğu, sanığın oldukça yüzeysel biçimde anlatımlarda bulunduğu ve TCK'nın 221. Maddesinin tatbikini gerektirir biçimde örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında samimi anlatımlarda bulunmadığı, bu hali ile anılan yasal düzenlemenin sanık hakkında uygulanması sonucunu doğuracak maddi ve hukuksal gerektirici nedenlerin bulunmadığı sonucuna varılmış ve mahkemenin aksi yöndeki takdir ve uygulaması ve sanık hakkında kovuşturma neticesinde hüküm kurulurken TMK 5/1 maddesinin TCK 221/4 maddesinden önce uygulanması gerekirken yanılgıya düşülerek sonra uygulanması sonuç cezanın belirlenmesinde sonuca etkisi olmaması nedeniyle dairemizce isabetli bulunmamakla birlikte; istinaf edenin sıfatına göre bu husus davanın yeniden görülmesini gerektirir bir neden olarak görülmeyerek bu hususta da eleştiri ile yetinilmiştir.
TCK 314. maddede örgüte yardım suçu özel olarak düzenlenmemiştir. Fakat, 3. fıkra uyarınca suç işleme amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından da aynen uygulanır. Bu nedenle TCK 220/7. maddesinde belirtilen örgüte yardım suçu, 314. maddedeki silahlı örgüte yardım suçu olarak cezalandırılması gereken bir eylem tipini teşkil etmektedir :
TCK md. 220 : (7) "Örgüt içindeki hiyerarşih yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. "
TCK 220/7. maddede, örgüte yardım edenin 'örgüt üyesi olarak' cezalandırılacağı ifade edilmiştir. Fakat, aynı cümle içerisinde örgüt üyeliğinin, örgüt içerisinde hiyerarşik yapıya dahil olmayı zorunlu kıldığı belirtilmiştir. Örgüt üyesi, örgütün amaçlan içerisindeki suçları işlemek için sürekli birliktelik iradesiyle örgüt disiplini ve hiyerarşisine katılmaktadır. Buna karşın, sürekli birliktelik ve hiyerarşik yapıya dahil olma iradesi bulunmadığı halde, örgütün kimi faaliyet veya eylemlerine iştirak eden kimse, suça iştirak etmekte olup, özel bir iştirak kuralı olarak düzenlenmiş bulunan 'örgüte yardım etme' suçunu işlemesi nedeniyle ceza sorumluluğuna tabi kılınmış, fakat cezalandırma yönünden örgüt üyesi gibi kabul edilmiştir. Bu nedenle, örgüte yardım edenin hukuki sıfatının üyelik olmayıp, yardım eden (suça iştirak) olduğuna dikkat edilmesi ve kanun koyucunun bu ayrımı bilinçli olarak yaptığının gözetilmesi yerinde olacaktır.
Suç örgütüne yardım fiilinin oluşması için, failin örgüt üyeleriyle önceden bir anlaşma yapması veya yapılan planlara dahil olması zorunlu değildir. Ayrıca, yardım fiilinin örgüt üyelerinin tamamına veya üyelerden birine yapılması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, örgütün amacı ve kolektif faaliyetleri bilinerek ve istenerek yardım edilmesi zorunludur. Buna karşın, örgüt üyelerinin baskı ve tehditleri sonucu yardım etmeye mecbur bırakılan kişilerin suça iştirak iradeleri bulunmadığından, manevi öğesinin yokluğu nedeniyle suçun oluşmadığı düşünülmelidir.
Yardım suçunda ceza, TCK. 314/3, 220/7. maddeleri delaletiyle, 314/2. madde ile hükmedilir. Fail, örgüte yardım fiilinden başka bir suç da işlemişse, bu takdirde örgüt adına suç işleme dolayısıyla ayrıca 220/6. madde delaletiyle 314/2. madde ile cezalandırılır.
Kanunda örgüte silah temini yoluyla yapılan yardım suçu 315. maddede ayrıca düzenlenmiştir. Silah üretimi, teinini, ülkeye sokulması, saklanması gibi eylemler yalnızca özel nitelikli yardım suçu olan 315. madde ile cezalandırılır.
Yardım niteliğindeki eylemlerin müstakil suç oluşturmayan faaliyet veya fiiller olması gerekir. Örgüt adına işlenen suçlara iştirak edilmesi halinde 220/6. maddedeki suç oluşmaktadır. Bu konuya yukarıda değinilmişti.
765 sayılı yasa gibi 5237 sayılı yasadaki düzenlemede de eylemin iradi olması aranmıştır. 765 sayılı yasada bazı yardım eylemleri yasa metninde ifade edilmişken 5237 sayılı yasada böyle bir düzenlemeye yer verilmemiş yardım eden ifadesi kullanılmıştır.
Yardım sayılabilecek eylemler çok farklı biçimlerde gerçekleşebilir. Örneğin; örgüt üyelerine yiyecek verme, barınma ihtiyacını karşılama, yol gösterme, bilgi verme, çeşitli malzeme temini gibi ihtiyaçları karşılama vb. davranışlar yardın olarak kabul edilir. Dolayısıyla, silahlı örgütün faaliyetlerine yardım edilmesi onun faaliyetlerinin kolaylaştırılması amacına yönelik olarak birtakım davranışlarda bulunulmasıdır. Örgütün varlığının veya üyelerinin yaşantısını sürdürmesine yönelik eylemler bu suçun oluşması için yeterlidir.
Yargıtay kararlarında örgütün yayınlarını ve bildirilerini dağıtmak, örgüt üyelerini barındırmak, yer temini, kılavuzluk yapmak, kuryelik yapmak, örgüt üyelerine yiyecek vermek, giyecek ve eşya temin etmek, katılım aktarılmasına yardımcı olmak, askeri faaliyetler hakkında örgüt üyelerine bilgi vermek, para vermek gibi eylemler yardım eylemleri olarak kabul edilmektedir.
Ancak failin belirtilen fiillerden birini veya birden fazlasını sürekli ve yoğun olarak yapması, örgüt üyeliği suçunun kanıtı olarak değerlendirebilir. Yargıtay, yardım eylemlerinin belirli bir yoğunluğa ulaşması halinde failin örgüt üyesi olduğunu kabul etmektedir.
BDDK'nın ..... Bankası hakkında hazırladığı Mali Durum Tespit Raporlarında, ..... Bankası'nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgütlü olarak suç gelirlerinin elde edilmesi, himmet adı altında toplanan suç gelirlerinin bankacılık sisteminde aklanması, bankanın FETÖ/PDY ile bağlantılı ulusal/uluslararası kuruluşlara ..... Bankası AŞ tarafından yüksek miktarda kredi kullandırılması, ..... Bankası A.Ş'nin ortaklık yapısında bulunan yöneticilerin FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğunun açıklandığı,
.....'ın hazırlamış olduğu analiz raporlarında da ..... Bankası'nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kurucusu olan .....'in talimatlarıyla yönetildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne mensup gerçek kişi ve özel hukuk tüzel kişilerinin bankacılık işlemi adı altında toplanan himmet paralarını bu banka aracılığıyla akladığı,
Yine Emniyet Genel Müdürlüğü'nün hazırlamış olduğu raporda da birçok ilde alınan bilgi alma tutanakları ile 17-25/Aralık/2013 sürecinden sonra FETÖ/PDY silahlı terör örgütlerinde yöneticilik yapan kişilerin bu örgüte mensup kişilere malvarlıklarını satarak malvarlıkları yoksa başka bankalardan para çekerek ..... Bankası'na para yatırmalarını istediklerini beyan etmeleri, yine ..... Bankası A.Ş'de banka genel müdürü ve banka yönetim kurulu üyelerinin 06.01.2014 tarihinde gönderdiği e postada " bizim iklimimizden bir abim... Bankamız için seferberlik ilan ettik, aynen 2001 de olduğu gibi, neyimiz varsa namusumuz bildiğimiz bankamız için yarından tezi yok getireceğiz...arkadaşlar evini arabasını satacak, gerekirse başka bankadan kredi çekecek bankamıza mevduat koyacağız" dediği,
BDDK'nın 28/05/2015 tarihli ..... Bankası Mali Durum Tespit Raporu'nda 2013 Aralık - 06/01/2014 döneminde ..... Bankası'nın mevduatı 1.684.368 TL azalırken 06.01.2014- 10.01.2014 döneminde 227.240 TL arttığı, 01.12.2013- 30.06.2014 tarihleri arasındaki dönemde ..... Bankası A.Ş nezdinde 334.123 adet hesabın açıldığı, hesap açılışlarının 06.01.2014 tarihinden itibaren artış gösterdiği, en fazla hesap açılışının 30.01.2014 tarihinde 6.069 adet olarak gerçekleştiği, 29.05.2015 tarihine kadar mevduat girişinin yoğun olarak yapıldığı ayrıntılı olarak anlatıldığı,
FETÖ/PDY Terör örgütü elebaşısı .....'in 17/25 Aralık 2013 sürecinde örgüt üyelerine zor durumda olan Bank .....'yı uhud harbindeki "okçular tepesi" olarak nitelendirerek terk edilmemesi gerektiğini belirtip, para yatırmalarına yönelik talimat verdiği,
BDDK, ..... ve EGM'nin ayrıntılı raporlarından da anlaşılacağı üzere, ..... Bankasının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca yönetildiği, bankanın siyasi gelişmeler üzerine likidite sorunu yaşaması sebebiyle bizzat başta ..... ve diğer FETÖ/PDY terör örgütü yöneticileri tarafından mensuplarına verilen talimatlarla FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarından malvarlıklarını satıp ..... Bankasına yatırmalarını istemesi üzerine, bu talimatı alan örgüt mensuplarının 06/01/2014 ile 29/05/2015 tarihleri arasında hayatın olağan akışına aykırı olarak raporlarla teyit edildiği üzere ..... Bankasının mali olarak durumunun kötü olduğu bir dönemde bu bankada hesap açtığı ve mevduat girişi yaptığı, Sanığın 05/12/2016 tarihine kadar Bank ..... hesabını aktif olarak kullandığı, özellikle örgüt liderinin bankanın TMSF'ye devrini engellemek maksadıyla bankaya para yatırılması talimatından sonra 15/09/2014 tarihinde 1 nolu hesabına ..... Bankası hesabından 4.000 TL para aktarımının gerçekleştirildiği, 18/09/2014 tarihinde 6 nolu hesabına 5.545 TL değerinde hurda alımı gerçekleştirdiği, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda katılım hesapları açmak suretiyle silahlı terör örgütüne yardım etmek suçunu işlediği dairemizce de sabit görülmüştür.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutunun kabul edildiği, eylemlerinin olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelendirilerek vasfının tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen ve düzeltilen kısım dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı,
Ne var ki ;
Hüküm fırkasının e bendinde yer alan"Adli Emanetin 2018/1046 sırasında kayıtlı bulunan 1Adet …. Marka …. Seri Numaralı 160GB Kapasiteli Hard Disk (imaj&export)Elektronik Cihaz/Eşya'nın karar kesinleştiğinde dosyada delil olarak saklanmasına," ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak;
Yerine "Adli Emanetin 2018/1046 sırasında kayıtlı bulunan 1Adet ..... Marka ..... Seri Numaralı 160GB Kapasiteli Hard Disk (imaj&export) Elektronik Cihaz/Eşya'nın imajları alındıktan sonra SANIĞA İADESİNE," ibaresinin eklenmesi,
Yine,
Etkin pişmanlık nedeniyle TCK'nın 221/4. maddesinin uygulanmasına karar verilen sanık hakkında aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanuna aykırı olup, bu husus kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden ve yeniden yargılamayı gerektirmediğinden;
Hükmün etkin pişmanlık indirimi öngören bölümüne (1. Maddenin sonuna) “TCK’nın 221/5. maddesi uyarınca sanığın 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına,” ibaresinin eklenmesi,
Ayrıca,
Suç tarihinin karar başlığında yanlış belirtildiği ancak bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği sonucuna varılmakla; karar başlığındaki suç tarihinin"18/09/2014" olarak değiştirilmesi şeklinde düzeltilen hükme karşı; istinaf başvurusunda bulunanın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca görüldüsü yapıldıktan sonra hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK'nın 286/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere 12/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)