(5271 S. K. m. 223, 280) (3713 S. K. m. 1, 3, 5) (6415 S. K. m. 4) (5237 S. K. m. 53, 58, 63, 220, 314) (16. CD. 26.10.2017 T. 2017/1809 E. 2017/5155 K.)
Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince verilen karar ile dosya içeriğine göre CMK 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, Dairemizce yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
YARGILAMAYA KONU İDDİA:
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 23/06/2017 tarihli ve 2016/63292 soruşturma ve 2017/11860 esas sayılı iddianamesiyle, sanıklar ……. ve sanık …….hakkında Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun 4/1 Maddesi, 3713 Sayılı Kanunun 3 ve 5/1 Md. Yollamasıyla Türk Ceza Kanunu 314/1, 53, 58, 63 maddeleri ile cezalandırılmaları talebi ile Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜ VE UYGULAMASI;
Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/156 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda,
"Sanık ..... ile ilgili olarak düzenlenen iddianame içeriğine göre sanığın örgüt imamı olduğu bilinen bir kişiyle 2 kez telefon irtibatının bulunduğu, bilirkişi raporuna göre Bank.....'da 05/01/2000 tarihinde ilk olarak hesap açtığı ve 2014 yılında farklı tarihlerde hesaplar açılmış ise de; bu hesaplardan birine emekli maaşının yatırıldığı, başkaca olağan dışı bir para yatırılmadığı,2013 yılı sonundaki ani yükselişin bakiyeye uyum sağlamak amaçlı bankacılık işlemi olduğu,2015 yılının ekim ayından sonra hesabında paranın bulunmadığı, sanığın aşamalardaki savunmasında bankaya yatan paranın maaştan gelen paranın olduğunu, ziraat bankasında sıra beklemek istemediği için buraya yatırdığını beyan etmesi karşısında sanığın önceden beri olağan şekilde parayı bu hesaba yatırıyor olması nedeniyle bank…… hesabı örgütsel bir eylem olarak kabul edilmemiştir. Bir kısım tanık beyanlarına göre sanığın örgütle bağlantılı olduğu ve mütevelli toplantılarına katıldığı şeklinde beyanlarda bulunulmuş ise de; tanıkların beyanlarının soyut olduğu ve toplantılarda sanığın örgütsel olarak nasıl bir eylemi olduğuna ilişkin beyanda bulunmadıkları, ayrıca tanıkların beyanlarına göre sanığın Bursa’ya taşındığı 2013 yılına kadar gördüklerini beyan ettikleri, sanığın savunmalarında ise Bursa'ya 2015 yılında taşındığı görülmekle savunmalarla örtüşmeyen tanık beyanlarına itibar edilmemiştir. Sanığın sosyal medya hesaplarında herhangi bir tespit yapılamadığı, KOM Daire Başkanlığı veri tabanında yapılan sorgulamada şüphelinin ..... kullanıcısı olduğuna dair veriye rastlanmadığı, sanığın örgüt imamı olduğu iddia olunan kişiyle 2 kez görüşme kaydının örgüt üyeliği kapsamında yeterli delil olarak kabul edilemeyeceği, sanığın suç kastını ortaya çıkartacak başkaca bir delil bulunmaması dikkate alınarak örgüt talimatı veya suç kastı ile hareket ettiğini gösterir yan delillerin de dosyada bulunmadığı anlaşıldığından sanığın şahsi ve sosyal durumu da dikkate alınarak eylemlerin sempati dışında suç örgütü üyelerinde var olması gereken hiyerarşik gücün emrine girme bilinci içinde anlaşılamayacağı ve bank.....'ya yatırılan paranın(emekli maaşı) örgüt talimatı doğrultusunda yapıldığı şeklinde kabul edilemeyeceği, sanığın terör örgütünün şifreli haberleşme programı olan ..... isimli programı kullanmamış oluşu, yine Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 E, 2017/5155 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere "...2013 yılı öncesinde olmak üzere birkaç kez de bu tarihten sonra örgütün dini sohbet toplantılarına katılmak,örgüt tarafından çıkarılan gazetelere gerçek ismiyle abone olmak ve çocuğunu örgüte müzahir olması nedeniyle kapatılan ..... isimli okula göndermekten ibaret eylemlerinin, sanığın konum ve kişisel özellikleri de nazara alındığında sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği..."şeklindeki eylemlerin sempati dışında suç örgütü üyelerinde var olması gereken hiyerarşik gücün emrine girme bilinci içinde anlaşılamayacağına ilişkin kararı bu kapsamda da sanığın suç kastı ile hareket ettiğine dair somut delil bulunmadığı anlaşıldığından, ve ayrıca Örgüt yöneticiliği suçunun da yukarıda belirtilen koşulların olmaması ve suçun yasal unsurlarının somut olayda bulunmaması dikkate alınarak sanık hakkında “ Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak veya yönetici olmak, terörzmin finansmanı kanununa muhalefet ” suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması için kamu davası açılmışsa da, sanığın suç kastı ile örgüte üye olma veya örgüt üyesi olmamakla birlikte suç kastına ilişkin yeterli delil bulunmadığından 5237 sayılı TCK'nun 220/7. maddesi kapsamında suç örgütüne yardım ettiğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediğinden CMK-223/2-c maddesi uyarınca sanığın atılı suçtan beraatine,
Sanık ..... ile ilgili olarak düzenlenen iddianame içeriğine göre sanığın Fetö iltisaklı derneğin kurucu üyesi olduğu iddiası bulunuyor ise de; sanığın dernekte örgütsel bir eyleme katıldığına ilişkin somut bir delil bulunmadığı, bu dernekte fakir ve ihtiyaç sahiplerine yardım amaçlı faaliyetlerde bulunduğu anlaşılmış olup örgütsel bir eylem olarak kabul edilmememiştir. Bilirkişi raporuna göre Bank.....'da 15/04/2015 tarihinde ilk olarak hesap açtığı ve 2014 yılında farklı tarihlerde hesaplar açılmış ise de; bu hesaplardan birine emekli maaşının yatırıldığı, başkaca olağan dışı bir para yatırılmadığı,2015 yılının ekim ayından sonra hesabında paranın bulunmadığı, sanığın aşamalardaki savunmasında bankaya yatan paranın maaştan gelen paranın olduğunu, faizsiz bankacılık olması nedeniyle bu bankaya yatırdığını beyan etmesi karşısında sanığın önceden beri olağan şekilde parayı bu hesaba yatırıyor olması nedeniyle bank..... hesabı örgütsel bir eylem olarak kabul edilmemiştir. Bir kısım tanık beyanlarına göre sanığın örgütle bağlantılı olduğu ve mütevelli toplantılarına katıldığı şeklinde beyanlarda bulunulmuş ise de;tanıkların beyanlarının soyut olduğu ve toplantılarda sanığın örgütsel olarak nasıl bir eylemi olduğuna ilişkin beyanda bulunmadıkları, ayrıca tanıkların beyanlarına göre sanığın bursaya taşındığı 2013 yılına kadar gördüklerini beyan ettikleri, sanığın savunmalarında ise Bursa'ya 2015 yılında taşındığı görülmekle savunmalarla örtüşmeyen tanık beyanlarına itibar edilmemiştir. Sanığın sosyal medya hesaplarında herhangi bir tespit yapılamadığı, KOM Daire Başkanlığı veri tabanında yapılan sorgulamada şüphelinin ..... kullanıcısı olduğuna dair veriye rastlanmadığı, sanığın suç kastını ortaya çıkartacak başkaca bir delil bulunmaması dikkate alınarak örgüt talimatı veya suç kastı ile hareket ettiğini gösterir yan delillerin de dosyada bulunmadığı anlaşıldığından sanığın şahsi ve sosyal durumu da dikkate alınarak eylemlerin sempati dışında suç örgütü üyelerinde var olması gereken hiyerarşik gücün emrine girme bilinci içinde anlaşılamayacağı ve bank.....'ya yatırılan paranın(emekli maaşı) örgüt talimatı doğrultusunda yapıldığı şeklinde kabul edilemeyeceği, sanığın terör örgütünün şifreli haberleşme programı olan ..... isimli programı kullanmamış oluşu, yine Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 E, 2017/5155 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere "...2013 yılı öncesinde olmak üzere birkaç kez de bu tarihten sonra örgütün dini sohbet toplantılarına katılmak, örgüt tarafından çıkarılan gazetelere gerçek ismiyle abone olmak ve çocuğunu örgüte müzahir olması nedeniyle kapatılan ..... isimli okula göndermekten ibaret eylemlerinin, sanığın konum ve kişisel özellikleri de nazara alındığında sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği..."şeklindeki eylemlerin sempati dışında suç örgütü üyelerinde var olması gereken hiyerarşik gücün emrine girme bilinci içinde anlaşılamayacağına ilişkin kararı bu kapsamda da sanığın suç kastı ile hareket ettiğine dair somut delil bulunmadığı anlaşıldığından, ve ayrıca Örgüt yöneticiliği suçunun da yukarıda belirtilen koşulların olmaması ve suçun yasal unsurlarının somut olayda bulunmaması dikkate alınarak sanık hakkında “ Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak veya yönetici olmak, terörzmin finansmanı kanununa muhalefet ” suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması için kamu davası açılmışsa da, sanığın suç kastı ile örgüte üye olma veya örgüt üyesi olmamakla birlikte suç kastına ilişkin yeterli delil bulunmadığından 5237 sayılı TCK'nun 220/7. maddesi kapsamında suç örgütüne yardım ettiğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediğinden CMK-223/2-c maddesi uyarınca sanığın atılı suçtan beraatine" karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
Cumhuriyet Savcısı süresindeki istinaf dilekçesi ile; " Mahkemece sanıkların FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkumiyetleri yerine beraatlarına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; Sanıklar hakkında örgütün Mustafakemalpaşa yapılanmasında mütevelli heyeti oldukları yönünde çok sayıda itirafçı ve tanık beyanlarının bulunması, sanık .....'in fetö/pdy ile irtibatlı olması nedeniyle kapatılan ..... derneğinin kurucularından olması, sanık .....'in fetö/pdy ile irtibatlı işletmelerde çalışma kaydının bulunması, sanıkların örgüt adına düzenlenen kermeslerde aktif olarak görev aldıkları yönünde tanık beyanlarının bulunması, sanıkların örgütün finans kurumu olan Bank..... da aktif hesaplarının olması hususları nazara alındığında sanıkların bilerek ve isteyerek örgüte katıldıkları ve örgüt üyesi oldukları halde mahkumiyetleri yerine beraatlarına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçeleriyle ilk derece tarafından verilen beraat kararının kaldırılmasını talep etmiş;
Dairemizce yapılan inceleme neticesinde; dosya kapsamı, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve belgeler ile istinaf dilekçe içeriklerine göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi için yeniden yargılama yapılması ve sonucuna göre karar tesisi için duruşma açılmasına ve davanın yeniden görülmesine karar verilerek yargılama yapılmıştır.
SAVUNMA :
Sanık .....'in Dairemizce yapılan yargılama sırasında alınan savunmasında;"Önceki ifadelerimi aynen tekrar ederim, Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinde dinlenene tanıkların ifadeleri çelişkilidir. Mahkemece dinlenen .....'in terör örgütü üyesi olduğunu bilmiyordum. Bu şahıs kendisi kurtmarmak için benim aleyhime ifade vermiştir. Benim Bursa iline taşındığımda kalabalık bir sitede zaman zaman katıldığım bayanların bir araya geldiği toplantılarda bunlar fetö ile ilgili değildi. Önceki savunmalarımda belirttim. .....'in de Kuran ve ilahiler okuduğu birkaç toplantısına katıldım; ancak onun da bu yapıdan olduğunu bilmiyordum, ..... ile ilgili herhangi bir husus zaten bu bir araya gelmelerde konuşulmuyordu. Tamamen bayanların kendis aralarında dini inançları gereği yaptığı değişik günlerde site içinde bir araya gelme şeklindeydi. Beraatimi istiyorum"şeklinde beyanda bulunduğu.
Sanık .....'in Dairemizce yapılan yargılama sırasında alınan savunmasında; "Önceki ifadelerimi aynen tekrar ediyorum. Etkin pişmanlıktan faydalanan kişilerin ifadelerini kabul etmiyorum, bu kişilerin bir kısmı okulda çocuklarımızın aynı sınıfta olmasından dolayı veya servis ile gelip gitmelerinden dolayı tanıdığım kişilerdir. Beyanları asılsızdır. Yine Bank ..... hesap hareketleri bilirkişinin de belirttiği üzere rutin hesap hareketleridir. Ayrıca benim çalıştığım ..... Vakfı'ndaki işim 1- 1,5 saat kadar hayvanların kesiminin islami usullere göre yapılması ve bunları yapan kişilere göstermek ve denetlemekti. Bu işim 1-1,5 saat kadar sürüyordu, başka da herhangi bir görevim yoktu. Suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum " şeklinde beyanda bulunduğu.
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
Sanık .....'in örgüt üyeliği suçundan beraatine karar verilmiş ise de; dosyanın yapılan incelemesinde tanıklar ....., ....., ....., ....., ....., .....'in mütevelli toplantılarına katıldığını, ..... Mustafakemalpaşa ..... Mevkiindeki Işık evinin .....'e ait olduğunu belirttiği, sanığın KHK ile kapatılan örgüt ile alakalı ..... Vakfının üyesi olduğu, Bank ..... hesabının bulunduğu,
.....'in ise tanıklar ....., ....., .....'ın ..... hakkındaki beyanlarında mütevelli toplantılarına katıldığını, kermeslerde yardım ettiğini, ..... de sanığın 2015 yılından sonra da toplantılara katıldığını, sadaka ve kurban parası verdiğini beyan ettiği, sanığın KHK ile kapatılan örgütle iltisaklı ve irtibatlı ..... Derneği'nin üyesi olduğu, örgüt liderinin talimatından sonra Bank ..... Hesaplarında hareketlilik bulunduğu anlaşıldığından her iki sanığın eylemlerine uyan 5237 Sayılı TCK 314/2, 3713 Sayılı TMK'nun 5/1, TCK 53,58/9,63 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLER:
Sanıkların savunması, Bank ..... kayıtları, arama ve el koyma kararları, inceleme tutanakları, müzekkere cevapları, dosya arasındaki diğer belgeler, tutanaklar ve evraklar ile tüm dosya kapsamı.
Sanık ..... hakkında tanık beyanları ve deliller:
-Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle şüpheli olarak beyanı alınan ..... ifadesinde; 1999 yılından 2005 yılına kadar FETÖ/PDY terör örgütünün mütevelli toplantılarına katıldığını, bu toplantılara öğretmen olduğunu bildiği .....’ in de katıldığınıbeyan etmiştir.
-Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle şüpheli olarak beyanı alınan ..... ifadesinde; kendisinin Mustafakemalpaşa ilçesinde mütevelli toplantılarına katıldığını,.....’in de 2013 yılı öncesinde mütevelli olduğunu ancak daha sonra ilçeden ayrılarak Bursa’ya gittiğini Bursa’da devam edip etmediğinden haberinin olmadığını beyan etmiştir.
-Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle şüpheli olarak beyanı alınan .....'nın ifadesinde; kendisinin Mustafakemalpaşa ilçesinde mütevelli toplantılarına katıldığını, ..... isimli şahsı toplu mütevellilerde gördüğünü, hangi grupta olduğunu bilmediğini, ihtiyarların grubunda olabileceğini, ancak daha sonra Bursa’ya taşındığını, Bursa’ya taşındıktan sonra mütevellide devam edip etmediği konusunda bilgisi olmadığını beyan etmiştir.
-Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle şüpheli olarak beyanı alınan ..... ifadesinde; kendisinin Mustafakemalpaşa ilçesinde mütevelli toplantılarına katıldığını, .....’i toplu mütevellilerde gördüğünü, ..... isimli şahsın grubunda olabileceğini Bursa’ya taşındığını ve Bursa’da ki faaliyetlerini bilmediğinibeyan etmiştir.
-Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle şüpheli olarak beyanı alınan ..... ifadesinde; kendisinin Mustafakemalpaşa ilçesinde mütevelli toplantılarına katıldığını, ..... isimli şahsı tanıdığını, kendisinin emekli öğretmen olduğunu cemaatte çok aktif birisi olduğunu Bursa’ya taşındığını Bursa’da faaliyetlerine devam edip etmediğini bilmediğinibeyan etmiştir.
-Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle şüpheli olarak beyanı alınan ..... ifadesinde; kendisinin Mustafakemalpaşa ilçesinde mütevelli toplantılarına katıldığını, ilçede faaliyet gösteren ışık evlerinden iki tanesinin yerini bildiğini, bunlardan birinin ..... mevkiinde bulunduğunu ve bu ışık evinin ..... isimli emekli öğretmene ait olduğunu beyan etmiştir.
Sanık .....'in SGK kayıtları incelendiğinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğu gerekçesiyle 667 KHK ile kapatılan ..... VAKFI İKTİSADİ İŞLETMESİ isimli işletmede tescil kaydı olduğu tespit edilmiştir.
Sanığın kendi adına kayıtlı ..... nolu GSM hattı üzerinden Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/11401 sayılı soruşturma dosyası kapsamında yakalama kararı bulunan ..... ile 21/03/2014 tarihinde 2 kez irtibat kurduğu tespit edilmiş, Sanığın görüştüğü .....'ın, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2015/11401 sayılı soruşturma dosyası kapsamında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün en son Nilüfer Eyalet İmamı olduğu, daha önce ise Mustafakemalpaşa ilçesi imamı olduğu yönünde iddia ve tespitler bulunduğu belirtilmiştir.
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finans kuruluşu olan Bank .....'daki hesapları üzerinde yapılan bilirkişi inceleme ve raporu.
Şüpheli ..... hakkında bulunan tanık beyanları ve deliler,
-Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle şüpheli olarak beyanı alınan ..... ifadesinde; kendisini 2005 yılında cemaat ile ilk tanıştıran kişinin şuan Bursa il merkezinde ikamet eden ..... olduğunu, .....’in o tarihlerde düzenlenen kermeslerde başkan yardımcısı olarak görev aldığını beyan etmiştir.
-Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle şüpheli olarak beyanı alınan ..... ifadesinde; kendisinin mütevelli toplantılarına katıldığını kendisi ile birlikte aynı grupta bu toplantılara katılan .....’in de bulunduğunu beyan etmiştir.
-Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle şüpheli olarak beyanı alınan ..... ifadesinde; kendisinin mütevelli toplantılarına katıldığını bu mütevelli grubunda onunla birlikte ..... isimli şahsında bulunduğunu beyan etmiştir.
Tanık .....'in Ceza Dairemizde alınan beyanlarında; "Benim hakkımda yapılan soruşturmada ..... mesaj dökümlerinde .....'in adı ve ev adresi çıkmıştı, daha doğrusu ben ..... yazışmalarında adını ve adresini .....'e mesaj olarak atmıştım, .....'de benim yaptığım sohbetlere katılırdı, bu nedenle bu mesajı atmıştım. Bana sorulunca ..... ile ilgili hususları söyledim. Ben .....'i 2015 yılında tanıdım, 2015 yılından sonra 2016 yılı Haziran ayı Ramazan ayına kadar kendisi benim yaptığım sohbetlere müsait olduğunda katılırdı, özel bir görevi yoktu, tamamen dini duygularla sohbetlere gelen giden konumunda idi. Onunla birlikte o bölgede oturan ev hanımlarından gelenler olurdu. Ayrıca düzenli olarak para verdiği hususunu hatırlamıyorum; ancak sadaka olarak verdiği olmuştur, düzenli para verip vermediğini şuan net hatırlayamıyorum. Sohbetlerde risale dersi, iman, Kuran, Namaz , tefsir dersleri şeklinde idi. Ayrıca belli zamanlarda , her zaman olmasa da .....'in CD'lerinden dinlendiği de oluyordu.Sohbetler farklı farklı sohbetlere katılanların evinde dönüşümlü olarak oluyordu. .....'in evinde de bu şekilde sohbet toplantısı oldu, benim hakkımda Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılama yapıldı, HAGB kararı verildi" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü irtibatlı ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle KHK kapsamında kapatılan ..... DERNEĞİ'nin üyesi olduğu, 11/02/2014 tarihinde kuruluşu yapılan derneğin kurucusu olduğu, üye kayıt defterinde kaydının bulunduğu, 03/06/2014 ile 20/01/2016 tarihleri arasında yönetim kurulu asil üyesi olarak dernekte görev aldığı tespit edilmiştir.
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finans kuruluşu olan Bank .....'daki hesapları üzerinde yapılan bilirkişi inceleme ve raporu.
SUÇUN UNSURLARI-DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE MAHKEMEMİZİN KABULÜ:
HUKUKİ NİTELENDİRME:
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesinde; "(Değişik fıkra: 15/07/2003 - 4928 S.K./20. md.) Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir." hükmü yer almaktadır.
Türk Ceza Hukuku bakımından terörün tanımı ve hangi suçların terör suçu sayılacağı 3713 sayılı Kanunun 1. maddesinde gösterilmiştir.
5237 sayılı yasanın 314. maddesinde;"(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silâhlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır. " silahlı örgüt kuran, yöneten ve üyeliği suçlarına ilişkin yasal hüküm yer almaktadır.
5237 sayılı TCK'nın 314. maddesi bakımından, bir oluşumun veya yapılanmanın silahlı terör örgütü sayılabilmesi için;
a-Hiyerarşik yapıya, sıkı bir disipline, eylemli bir işbirliğine sahip olan ve en az üç kişiden oluşan, yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli bir örgüt mevcut olmalıdır.
b-Bu örgüt, Türk Ceza Kanununun ikinci kitap, dördüncü kısım, dördüncü ve beşinci bölümlerde yer alan suçları "amaç suç" olarak işlemek üzere kurulmuş olmalıdır,
c-Bu örgüt silahlı olmalıdır.
Bu tanımlamalar ışığı altında;
Silahlı terör örgütünü yönetmek suçu,
Örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde örgütün amacına uygun biçimde işleyişini sağlayan, örgüt üyelerine görev veren ve genel stratejiyi belirleyen kimselerdir. Örgüt yöneticisi olmak için örgütün kurucusu olmak gerekmez. Yöneten kavramı içerisine sadece lider girmez. Örgütün bir lideri fakat birden fazla yöneteni olabilir. Yöneteni tespitte örgütün hiyerarşik yapısı, organizasyon şeması ve kişilerin yüklendikleri görevler önemlidir. Fail hiyerarşik olarak örgüt mensuplarının üzerinde bulunuyor, geniş bir coğrafi alanda; iş bölümü yapabiliyor, örgütün üyeleri üzerinde sevk ve idarede bulunuyor, örgütsel faaliyetlerin organizasyonunda, icrasında, harekete geçiren, engelleyen veya durduran olarak rol oynayabiliyor, bu faaliyetleri denetleyebiliyor ise, yönetici olarak kabul edilmelidir.(Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 2015/7734 esas ve 2017/5200 sayılı kararı)
Yine örgütün il sorumlularına talimat veren, rapor alan, altında bulunan il sorumlularının yerlerini değiştiren failin, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde örgüt amacına uygun biçimde işleyişini sağladığı gözetilerek yönetici olduğu kabul edilmelidir.
Silahlı terör örgütü üyeliği suçu,
Silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Failin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacaktır. Ancak faile, örgüt tarafından verilen önemli bir görev veya sorumluluk, tek başına failin örgüt üyesi olduğunu ortaya koyabilecektir. Öte yandan örgüte üye olmak, fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür.
Örgüte üye olmak; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacı, yapılanması ve eylemleri ile ilgili olarak benzer konuda verilmiş Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarihli, 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında, FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün, küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2. maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir.
FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün örgüt içi disiplini sağlamak örgütün ideolojisini gelişen güncel olaylara göre mensuplarına aktarmak, örgüte finans sağlamak için himmet adı altında para toplamak amacıyla örgüt içinde üst düzeyde olan yönetici veya üyelerin diğer örgüt üyeleriyle buluştuğu toplantıların örgüt içinde sohbet adı verilmektedir. Etkin pişmanlıkta bulunan örgüt üyelerinin vermiş olduğu bilgilere göre örgütün yerleşik düzeni ile arasının bozulmasından sonra bu sohbetlerin gizli bir şekilde yapıldığı, yeri ve zamanının örgüt içi haberleşme araçları vasıtasıyla örgüt mensuplarına söylendiği, bu sohbetlerde .....'in vaazları ve kitaplarının okunup güncel gelişmeler karşısında takınmaları gereken tavrın örgüt mensuplarına iletildiği, böylece örgüt mensuplarının sohbet adı altındaki toplantılarla örgütün ideolojisini içselleştirdiği ve örgüt içi dayanışmanın sağlandığı anlaşılmaktadır.
Sanık ..... yönünden;
Tanıklar .....,....., ....., ....., ....., .....'nın anlatımlarına göre; Sanıklardan .....'in Mustafakemalpaşa ilçesinde bulunduğu dönemde FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde mütevelli olduğu ve toplantılarına katıldığı, yine toplu mütevelli toplantılarına katıldığı, ihtiyarların ve ..... isimli şahsın grubunda olabileceği, emekli öğretmen olduğu, cemaatte çok aktif birisi olduğu,ilçede faaliyet gösteren ışık evlerinden ..... mevkiinde bulunan ışık evinin ..... isimli emekli öğretmene ait olduğu,
Sanık ..... yönünden;
Tanıklar ....., ..... ve .....'ın anlatımlarına göre; Sanıklardan .....'in .....'yı 2005 yılında cemaat ile ilk tanıştıran kişi olduğu ve o tarihlerde düzenlenen kermeslerde başkan yardımcısı olarak görev aldığı, ..... ve ..... ile aynı grupta mütevelli toplantılara katıldığı, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ve mahkememizce de dinlenen .....'in 2016 yılı Ramazan ayına kadar yaptığı sohbetlere müsait olduğunda katıldığı anlaşılmakta olup,
Böylelikle her iki sanığın örgüt içindeki faaliyetleri ve konumu itibariyle Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 16-956 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarih 2015/3- 2017/3 sayılı kararında ayrıntıları açıklanan FETÖ'nün dikey yapılanması da gözetildiğinde TCK'nun 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinden faydalanamayacakları gibi, Silahlı Terör Örgütü olduğu hususu yargı kararları ile kesinleşen FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün hiyerarşisi içerisinde dış dünyaya kapalı, örgütün gizlilik, disiplin ve mutlak sadakat gibi kurallara uygun davranışlar sergiledikleri, gerçekleştirdikleri eylemlerin örgütün varlığına ve güçlendirilmesine nedensel bağ taşıdığı, sanıkların örgüt ile arasında organik bağ kurduğu belirlendiğinden, sanıkların FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği sabit görülüp, mahkumiyetlerine karar vermek gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine ulaşılmıştır.
Sanıkların Bank ..... hesaplarındaki hareketler rutin bankacılık işlemi olarak değerlendirilmekle örgütsel faaliyet olarak kabul edilmemiştir.
Her ne kadar sanıklar hakkında silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan cezalandırılmaları talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanıkların eylemleri ve örgüt içindeki konumları itibariyle, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 14/01/2019 tarih 2018/3259- 2019/207 sayılı kararında açıklanan silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçuna ilişkin kriterler de gözetildiğinde eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanıkların kastının ağırlığı, eylemlerinin yoğunluk ve sürekliliği, sanığın örgüt içerisindeki hiyerarşik konumu, amaç ve saiki dikkate alınarak alt ceza sınırından ayrılma yoluna gidilmemiş; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 3. maddesi atfı ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 5/1 maddesi uyarınca sanıkların işlediği suçun terör suçu olarak düzenlenmesi nedeniyle sanıklara verilen cezada yarı oranında arttırım yoluna gidilmiş, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uyarınca sanıkların yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanıkların geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alındığında sabıkasız geçmişi de dikkate alınarak takdiren ceza indirimi yapılarak sonuç ceza belirlenmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
CMK'nun 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ilişkin karara istinaden, Mahkememizce yapılan duruşma sonunda;
1-Sanıklar ..... ve ..... hakkında Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/03/2018 tarih, 2017/156 esas ve 2018/82 karar sayılı sanıkların "Silahlı Terör Örgütü Üyeliği" suçundan Beraatlerine ilişkin kararının CMK'nun 280/2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2- Sanıklar ..... ve ..... 'in sübut bulan eylemlerine uyan "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunundan TCK'nun 314/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, nazara alınarak takdiren ayrı ayrı 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
Sanıklara verilen cezanın, müsnet suçun 3713 sayılı kanunun 3.maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak sanıkların ayrı ayrı 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
Dosya kapsamına göre koşulları oluşmadığı kanaatine varıldığından TCK 221/4 maddesi uyarınca sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
Cezayı hafifletecek taktiri nedenlerin varlığının somut olayda sanıklarla ilgili bulunduğu kabul edilmekle, TCK'nun 62. maddesi uyarınca verilen ceza takdiren 1/6 oranında indirilerek sanıkların ayrı ayrı 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanıklar hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
5237 Sayılı TCK 58/9. maddesi gereğince; sanıklara verilen cezanın MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE göre çektirilmesine, Sanıklar hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ uygulanmasına,
Sanıkların tutuklulukta ve gözaltında kaldığı günlerin TCK'nın 63 maddesi gereğince cezalarından MAHSUBUNA,
3-CMK'nun 324. maddesindeki düzenleme gözetilerek ilk derece mahkemesi yargılama aşaması ve dairemizce yapılan bilirkişi ücreti olan 250,00 TL ,davetiye gideri olan 92,00 TL'nin toplamı 342,00 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak alınarak hazineye irad kaydına,
4-Sanıklar hakkında Yurt dışına çıkış yasağı şeklinde verilen adli kontrol kararının DEVAMINA,
Dair, sanıklar ve müdafinin yüzüne karşı, iddia makamının huzurunda “tefhimden itibaren 15 gün içerisinde"; hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1 maddesi gereğince TEMYİZ kanun yolu açık olarak, "süresinde temyiz edilmemesi halinde başka bir karara, ihtara, tebliğe ve işleme gerek kalmaksızın kesinleşeceği ve karar gereğinin uygulanacağı bildirilerek” mütaalaya uygun ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)