Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihi olan 18/08/2015 yerine kamu davasının açılmasının ertelenmesinin ihlali niteliğindeki eylemin tarihi olan 03/04/2017 tarihinin gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün bir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun reddine,
Ancak, sanık hakkında tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/412 esas-2016/120 karar sayılı ilamının 05/04/2016 tarihinde kesinleştiği, dosyadaki suç tarihinin ise 18/08/2015 olması karşısında, anılan ilamın suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle sanık hakkında TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına esas alınamayacağının gözetilmemesi, buna bağlı olarak,
Sanığa sonuç olarak hükmedilen hapis cezası nedeniyle mahkemece TCK'nın 50, 51 ve CMK'nun 231.maddelerinin uygulanmama gerekçesinin" tekerrüre esas sabıkası" olarak belirtildiği, anılan maddelerin uygulanmamasının dosya içeriği ile uyuşmayacak biçimde gerekçelendirilmesi,
Kanuna aykırı olup, istinaf talebi bu nedenle yerinde ise de; bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip CMK'nun 280/1.a ve 303/1 maddeleri kapsamında düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hükmün tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bendinin tamamen hüküm fıkrasından çıkartılması,
Hükümde yer alan " Sanığın tekerrüre esas sabıkası olduğundan, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesine ve seçenek yaptırım uygulanmasına yer olmadığına," ibaresinin çıkartılarak yerine, "Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının miktarı nazara alınarak, TCK'nun 50.maddesi gereği verilen hapis cezasının adli para ve diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine takdiren yer olmadığına, sanığın adli sicil kaydına yansıyan, inceleme konusu suçtan sonraki tarihte kesinleşmiş mahkumiyet ve Uyap'taki kayıtları dikkate alındığında, sanığın kişiliği ve tekrar suç işlemeyeceğine yönelik olumlu bir kanaate varılamaması karşısında, sanık hakkında TCK'nun 51. maddesinde düzenlenen erteleme ve CMK'nun 231.maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına takdiren ve kanunen yer olmadığına," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;
İlk Derece Mahkemesince kararın bir örneğinin istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiine tebliğine,
Dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,
Dair CMK'nun 286/2-amaddesi uyarınca KESİN olmak üzere 28/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)