(5237 S. K. m. 53, 61, 62, 136) (5271 S. K. m. 231, 268, 280)
İDDİA: Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18/01/2016 tarih, 2015/5408 soruşturma, 2016/148 esas 2016/127 İddianame sayılı iddianamesiyle; sanık ......... hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçundan eylemine uyan TCK 136/1, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle Çanakkale 4.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
MAHKEMENİN KABULÜ:
Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05/10/2017 tarih 2016/51 esas 2017/538 karar sayılı kararı ile sanık .........'ın kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçundan eylemine uyan TCK 136/1, 62/1, 53, maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece verilen mahkumiyet kararına karşı sanık müdafi Av. ......... tarafından sunulan 06/10/2017 havale tarihli ve 27/10/2017 tarihli istinaf başvuru dilekçeleri ile istinaf yoluna başvurulmuş olduğu, dosyanın mahkemesince Dairemize gönderildiği, Dairemizce yapılan ön inceleme sonucunda istinaf yoluna başvuran sanık müdafiinin taraf sıfatının bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilebilir kararlardan olduğu, Dairemizin görevli ve yetkili olduğu anlaşıldığı, Dairemizce istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verilerek incelemeye geçildiği, yapılan inceleme sonucunda Dairemizin 14/12/2017 tarih ve 2017/188 Esas sayılı müzakeresi sonucunda hükümde tespit edilen hukuka aykırılığın giderilmesi için CMK.nın 280/1.c maddesi gereğince duruşma açılarak davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
SANIK SAVUNMALAR ve KATILAN BEYANLARI:
SANIK .........'IN ÇANAKKALE CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINCA ALINAN SAVUNMASINDA:
"Ben üzerime atılı bulunan suçlama hakkında bilgi sahibi oldum. ......... numaralı IP nin çıkış yapmış olduğu ......... numaralı hat bana aittir. Bu hattın takılı olduğu ......... adresinde de ben ikamet etmekteyim. Hakkımda şikayette bulunan .........'u tanırım, bu kişi daha öncede benim hakkımda hatırladığım kadarıyla Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve YÖK'e benim usulsüz atandığım nedeni ile ayrıntılı bir şekilde şikayette bulunmuştur. Bu şikayetlerde benim daha önce çalışmış olduğum kurumları detaylı bir şekilde yazmıştır. Aynı şekilde benim haricimde bir çok Üniversite İdari ve Akademik personelleri hakkında da ayrıntılı bir şekilde şikayette bulunmuştur. Benim hakkımda şahsıma ait öz geçmiş ve bilgilerimi kullanarak şikayette bulunan .........'dan şikayetçiyim, ben üzerime atılı bulunan suçlamayı kabul etmiyorum, söz konusu başvuruyu ben yapmadım. Benim ile aynı ikamette bulunan eşime daha önce .........'un hakkımda şikayette bulunduğunu anlatmıştım. Ancak eşimin BİMER'e başvuruyu yapıp yapmadığını bilmiyorum, evimizdeki interneti ben ve ailem kullanmaktadır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK ......... İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN SAVUNMASINDA:
"Suçlamayı kabul etmiyorum. Ben teknik bilgilere sahip değilim. Bilgisayar veya interneti teknik olarak bilmem. Sadece kullanabileceğim kadar bilgiye sahibim. Olayı Cumhuriyet Savcılığında ilk kez öğrendim. Daha sonra karımda beyanda bulundu. Bizim evde kablosuz internet bulunmaktadır. 9 ve 10 yaşlarında iki kızım vardır. Onların ve karımın tabletleri ile ve benim dizüstü bilgisayarımla internete giriyoruz. İnternet şifresi sadece rakamlardan oluşan basit bir şifredir. Benim şifrem kırılarak internete girildiğini düşünüyorum. Böyle bir başvuruyu ben yapmadım. Virüs temizliğini bile ben arkadaşlara yaptırıyorum, müşteki şikayetten vazgeçerse, vazgeçmesini kabul ederim, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ediyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK .........'IN DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA:
"Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, evimde wireless kablosuz modem kullanmaktayım, eşim ve çocuklarımla birlikte yaşamaktayım, olaydan sonra yaptığım kontrolde evimdeki internetin çevredeki ikametime yakın yerlerden de çektiğini fark ettim, ......... ile aynı üniversitede daha önce çalışmam nedeni ile tanırım, BİMER'e gönderilen söz konusu dilekçeyi ben göndermedim, böyle bir şeyi göndermekle hiç bir hukuki menfaatim de yoktur, benim katılanla hiç bir şekilde husumetim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.
KATILAN .........'UN ÇANAKKELE CUMHURİYET BAŞSAVILIĞINCA ALINAN 25/06/2015 TARİHLİ BEYANINDA:
"Ben Dilekçemde şikayet etmek istediğim konu şudur; dilekçem ekindeki BİMER ve Başbakanlığa bazı şikayetleri ben yapmıştım. Bunlarla ilgili inceleme ve soruşturma yapılmaktadır, ancak BİMER'e 19/04/2015 tarih 394495 sayılı başvuruyu ben yapmadım. Bunu öğrenince bana ait olmadığını bildirdim, onlarda işlemden kaldırdıklarını bildirdiler. Kendilerine kimin benim adıma başvuru yaptığını öğrenmek istediğimde bu bilgiyi savcılığa vereceklerini maille bildirdiler. Aynı zamanda demokratcanakkale.com isimli internet sitesinde de benim geçmişteki Cezaevi Müdürlüğü mesleğim öğrenilmiş olacak ki gardiyan bu konuyu da şikayet etmiş lafsıyla daha önceki şikayetlerimle ilgili olarak aşağılayıcı ve küçük düşürücü haber yapmışlar, bu internet gazetesi yöneticilerinden de hakaret ettikleri için şikayetçiyim. Daha doğrusu bu internet sitesi üzerinden çıkan haber de yapılan yorumlarda şu şekilde bahsediliyor ve benim ismim anılıyor. İnternet sitesi de bunu yayınlamış. Benim ismimi kullanarak bimer'e yukarıda bildirdiğim şekilde şikayet yapan kişiden ve internet sitesinde yorum yapanlardan şikayetçiyim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
KATILAN .........'UN ÇANAKKELE CUMHURİYET BAŞSAVILIĞINCA ALINAN 11/12/2015 TARİHLİ BEYANINDA :
"Ben daha önce Cumhuriyet Başsavcılığınıza başvurarak benim kimlik bilgilerim kullanılmak suretiyle adıma Bimer'e 19/04/2015 tarih ve 394495 sayılı başvuruyu yapan kişi hakkında şikayetçi olmuştum. Şu anda bana sormuş olduğunuz başvuruyu yapan IP kullanıcısı ......... isimli kişiyi tanıyorum. Bu kişi Çanakkale 18 Mart Üniversitesinde ......... döneminde genel sekreter yardımcılığı yaptı. Şu anki rektör ......... göreve başladıktan sonra bu kişiyi görevden almıştı, ancak mahkeme kararı ile dönüp dönmediğini bilmiyorum. ......... döneminde yapılan bazı usulsüz atamalar ile ilgili olarak Yüksek Öğretim Kurumuna şikayette bulunmuştum. .........'in yapmış olduğu atamalar arasında .........'ın ataması da vardı. Bu nedenden dolayı aramızda husumet bulunmaktadır. Şu anki rektör ......... ile de iyi bir ilişkimiz ve diyaloğumuz vardır. Tahminimce ......... kimlik bilgilerimi kullanarak .........'i Bimer'e şikayet etmesinin amacı şu andaki yönetim ile benim aramı bozmaktır. Kimlik bilgilerimi kullanarak Bimer'e şikayette bulunan .........'tan şikayetçiyim, uzlaşmak istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
KATILAN .........'UN İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN BEYANINDA:
"Sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, Savcılıkta vermiş olduğum ifadem geçerlidir, ben üniversite Çomü Sosyal Bilimler enstitüsü sekreteriyim. Sanığın savunmalarını kabul etmiyorum. Burada benim TC kimlik no kullanarak başvuru yapılmış. Adım ve konumum belirtilmiş. Bu nedenle bulunduğum konum itibariyle kişiliğim zedelenmiştir. Zararın gerçekleştiğini düşünüyorum, benim ......... ile bir husumetim yoktur, şifre kırılacaksa üniversitede kampüste kırılabilecek çok şifreli ve şifresiz bilgisayar vardır. Oradan girilebilirdi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
KATILAN .........'UN DAİREMİZCE ALINAN BEYANINDA: "Önceki beyanlarımı tekrar ederim, sanık beni sadece üniversiteden tanıdığını söylüyor ancak biz sanıkla tanışıyoruz, benim üniversitede olduğum dönemde kendisi üniversitenin genel sekreter yardımcısıydı, kendisi öğretmenken üniversiteye atanınca ben bunun usulsüz olduğunu düşünerek ben bunu BİMER'e şikayet etmiştim, hatta bununla ilgili de soruşturma açıldı, bundan dolayı bana husumet beslemiş olabilir, BİMER'e verilen dilekçede üniversitede çalışanlar ve şikayet edenler dahil isimler belirtilmiştir, bunu dışarıdan bilip şikayet etmesi söz konusu değildir, sanık hakkındaki şikayetim devam ediyor, ben manevi olarak zarar gördüm, aramızda devam eden başka olaylar da vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER;
Nüfus ve adli sicil kayıtları, sanık savunmaları, katılanın beyanları, Başbakanlık Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı'nın 20/07/2015 tarihli bilgi ve belge talepli konulu BİMER başvuru yazıları, ......... A.Ş.'nin 06/11/2015 tarihli İP tespitleri konulu yazısı, 30/05/2016 havale tarihli bilirkişi raporu, tutanaklar.
BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NINESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Tüm dosya kapması birlikte değerlendirildiğinde özellikle de .........'a yazılan müzekkere cevabında BİMER'e yapılan başvuruya konu IP adresi olan ......... numaralı IP'nin çıkış yaptığı ......... nolu telefon hattının sanığa ait olduğunun tespit edilmiş olması BİMER'e yapılan başvuru tarihinde ve saatinde IP'nin aktif olması, yapılan başvurunun katılan ve sanığın iş yerine ait bir konuya ilişkin olması dikkate alındığında her ne kadar sanık savunmasında suçlamaları kabul etmediğini, kablosuz internet şifresinin kırılmış olabileceğini beyan etmiş ise de suçtan kurtulmak amacıyla bu şekilde savunma yaptığı, internet şifresini de başka birilerine de verdiğini yargılamanın başından beri ileri sürmemiş olması karşısında katılanın TC kimlik numarasını kullanarak BİMER'e başvuru yapmak suretiyle üzerine atılı kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaymak suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan TCK'nın 136/1, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Olay öncesi sanık ......... ile katılan ......... arasında Çanakkale 18 Mart Üniversitesine yapılan atamalar sebebiyle husumet bulunduğu, katılan .........'un TC kimlik numarası ve kimlik bilgileri kullanılarak internet ortamında 19/04/2015 günü 394495 sayılı BİMER'e başvuru yapıldığı, katılan .........'un kişisel verileri kullanılarak BİMER'e yapılan başvuru içeriğinin ve anlatılan hususların katılan ......... ve sanık ......... arasındaki husumete konu olan atamalara ilişkin olduğu, yapılan bu başvurunun katılan ......... tarafından yapılmadığının anlaşıldığı, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sırasında soruşturma dosyasına gönderilen Başbakanlık Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı'nın 20/07/2015 tarihli bilgi ve belge talepli konulu yazısı gereği BİMER'e yapılan 19/04/2015 tarih ve 394495 sayılı başvurunun İP adresinin ......... nolu IP adresi olduğunun belirtildiği, soruşturma dosyasına gönderilen ......... A.Ş.'nin 06/11/2015 tarihli IP tespitleri konulu yazısına göre başvurunun yapıldığı IP'nin çıkış yaptığı ......... numaralı telefon numarasının ......... sayılı adreste bulunan hatta bağlı olduğunun, bu hat sahibinin sanık ......... olduğunun ve başvurunun yapıldığı tarih ve saat aralığında İP adresinin durumunun aktif gözüktüğünün belirtildiği, mevcut dosyada bulunan 30/05/2016 havale tarihli bilirkişi raporuna göre; "Kablosuz ağların şifrelenmesinde kullanılan WPE en zayıf yöntem olarak ortaya çıkmış olup bu yöntem ile belirlenen şifrelerin kolayca kırılabileceği öngörülmektedir. WPA/WPA2 protokolleri ile belirlenen şifrelerin kırılması zor olsa da, bu şifreleri kırma yöntemlerine ve şifreleri kırmaya yönelik geliştirilen programlara internet üzerinden erişim mümkündür. WEP- WPA/WPA2 protokolleri ile oluşturulan şifrelerin kırılması mümkün olsa da ilgili dava dosyasında söz konusu şifrenin hangi protokol standartlarına göre belirlendiği yer almamaktadır. Bu durumda ilgili şifrenin kırılıp kırılamayacağı konusunda kesin görüş bildirmek mümkün değildir. Bilirkişi olarak ilgili şifrenin kırılıp kırılamayacağının kesin olarak bildirilebilmesi için söz konusu bağlantının gerçekleştirildiği modem cihazının ve ilgili şifrenin bir "kablosuz ağ ve bağlantı uzmanı" tarafından incelenmesi gerektiğinin" tespit ve rapor edildiği, sanık savunmaları, katılanın beyanları, Başbakanlık Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı'nın 20/07/2015 tarihli bilgi ve belge talepli konulu BİMER başvuru yazıları, ......... A.Ş.'nin 06/11/2015 tarihli İP tespitleri konulu yazısı, 30/05/2016 havale tarihli bilirkişi raporu, dikkate alındığında olay sırasında sanığın katılana ait kişisel veri niteliğindeki TC kimlik numarasını ve kimlik bilgilerini kullanarak kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçunu işlemek kastı ile hareket ettiğinin kabulü gerektiği, ancak ilk derece mahkemesince sanık ......... hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçunu işlediği kabul edilerek, suçun işleniş şekli, suçun işlendiği yer ve zaman ile sanığın kastının yoğunluğu şeklindeki gerekçelerle takdiren alt sınırdan uzaklaşarak sanığın 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; karar tarihi itibariyle sanığın sabıkasız olduğu, mahkemenin alt hadden uzaklaşılarak hapis cezası verme gerekçelerinin hükümde ayrıntılı ve denetime açık şekilde belirtmediği, mahkemece sanık hakkında hüküm kurulurken TCK'nın 61/1. maddesinde belirtilen hususların hukuka uygun gerekçeler gösterilmeden ve soyut şekilde sıralanarak sanık hakkında alt hadden uzaklaşarak ceza verilmesi hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla; Çanakkale 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05/10/2017 tarih, 2016/51 esas, 2017/538 karar sayılı kararının CMK 280/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, sanık .........'ın üzerine atılı katılan .........'a yönelik Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirme suçunu işlediği anlaşılmakla, suçun işleniş şekli, suçun işlendiği yer ve zaman ile sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak sanığın eylemine uyan TCK 136/1 maddesi gereğince sanığın takdiren 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak cezasından TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim uygulanarak sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaat edinilmiş olması ve somut bir zarar bulunmaması gözetilerek, sanık hakkında CMK’nun 231/5-6 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, CMK 231/8 md. gereğince sanığın 5 yıl süreyle koşulsuz denetim süresine tabii tutulmasına; CMK 231/10-11 md. gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlendiği takdirde hükmün açıklanacağının sanığa ihtarına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bunlara mahsusu sisteme kaydedilmesine; İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinden sanık sorumlu tutulamayacağından; sanığın yargılanması sebebi ile ilk derece mahkemesince yapılan 150,00 TL bilirkişi ücreti, 0,50TL posta gideri, 66,00TL tebligat gideri olmak üzere toplam 216,50TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Çanakkale 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05/10/2017 tarih, 2016/51 esas, 2017/538 karar sayılı kararının CMK 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-) Sanık .........'ın üzerine atılı katılan .........'a yönelik Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirme suçunu işlediği anlaşılmakla, suçun işleniş şekli, suçun işlendiği yer ve zaman ile sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak sanığın eylemine uyan TCK 136/1 maddesi gereğince sanığın takdiren 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak cezasından TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim uygulanarak sanığın 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaat edinilmiş olması ve somut bir zarar bulunmaması gözetilerek, sanık hakkında CMK’nun 231/5-6 maddesi uyarınca HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
CMK 231/8 md. gereğince sanığın 5 yıl süreyle koşulsuz denetim süresine tabii tutulmasına;
CMK 231/10-11 md. gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlendiği takdirde hükmün açıklanacağının sanığa ihtarına (ihtarat yapıldı)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bunlara mahsusu sisteme kaydedilmesine;
İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinden sanık sorumlu tutulamayacağından; sanığın yargılanması sebebi ile ilk derece mahkemesince yapılan 150,00 TL bilirkişi ücreti, 0,50TL posta gideri, 66,00TL tebligat gideri olmak üzere toplam 216,50TL yargılama giderinin SANIKTAN TAHSİLİNE,
Dair; sanık ve katılanın yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı .........'ın katılımı ve mütalaasına uygun olarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 268. maddesi uyarınca, kararın tefhim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak yoluyla veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere ve itiraz yasa yolu açık olmak üzere 06/02/2018 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)