Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklar G. Ç. ve A. K. C. yönünden yapılan değerlendirmede;
Sanık A. K. C.'in iddianamede 1. olay olarak belirtilen 19/02/2019 günü buluşmaya yönelik mesaj göndermek suretiyle sanık S. D. ve yanındaki M. F., E. S. ve M. Ç. ile buluştuğu, bu kişilere vermek üzere yanında getirdiği uyuşturucu maddeyi polisin kendilerini fark edip müdahale edeceği sırada S. D.'e verip kaçtığı, S. D.'in de uyuşturucu maddeyi polis aracına bindirildiklerinde aracın nezarethane bölümünde yere attığı, elde edilen maddenin net 1,5 gram metamfetamin olduğu, sanığın eyleminin iletişimin tespiti, tanıklar M. F., E. S. ve M. Ç.'nın olayın akabinde kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunun şüphelisi olarak avukatları ile birlikte alınan beyanları, sanık S. D.'in beyanları, uzmanlık raporu, fiziki takip tutanağı, arama el koyma tutanağı ile sabit olduğu,
Sanık G. Ç.'ın ise iddianamede 2. olay olarak belirtilen 18/03/2019 tarihli olayda S. D. ve Ü. Y. ile buluştuğunda aldığı 600 TL karşılığında net 3,2 gram metamfetamin türü uyuşturucu madde satmak suretiyle atılı suçu işlediği, eyleminin iletişimin tespiti, S. D. ve Ü. Y.'in beyanları, tutanak tanığının anlatımları, fiziki takip tutanağı, fotoğraf teşhis tutanağı ve uzmanlık raporu ile sabit olduğu,
Her iki sanık yönünden de mahkemenin cezalandırma yönündeki kabul ve kararının usul ve yasaya uygun olduğu, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanıklar ve müdafilerinin sanıkların atılı suçu işlemediği, yeterli delil bulunmadığı, beraatlerine karar verilmesi gerektiği yönünde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmemiş olmakla CMK.nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
Sanık G. Ç.'a isnat edilen uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, sanığa verilen ceza miktarı itibariyle ve isnat edilen suçun CMK.nın 100/3-a maddesinde sayılan katalog suçlardan olması nedeniyle kaçma şüphesinin bulunması hususu da nazara alınarak sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Sanık S. D. ve sanık Ü. Y. yönünden yapılan değerlendirmede;
Sanık S. D.'in 19/02/2019 günü sanık A. K. C.'den başkasına satmak amacı ile uyuşturucu madde satın aldığı, ayrıca 18/03/2019 tarihinde sanık S. D. ve Ü. Y.'in sanık G. Ç.'den satın aldıkları uyuşturucu maddeyi başkalarına satmak amacı ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri iddia edilmiş ise de; sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında suçlamaları kabul etmedikleri, uyuşturucu madde kullandıklarını, suça konu uyuşturucu maddeyi de kullanmak amacı ile aldıklarını savundukları, tanıkların beyanlarında ticaret amacı ile hareket edildiği yönünde herhangi bir açıklamalarının olmadığı, her iki olayda da ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı itibari ile şahsi kullanma sınırında olduğu, fiziki takipler sırasında alınan uyuşturucu maddelerin başkasına devri, teslimi yönünde herhangi bir olgu yada davranış içerisinde olduklarına dair tespit yapılamadığı, iletişimin tespiti tutanaklarında geçen ancak somut başka bir delil ile desteklenmeyen konuşma ve mesaj içeriklerinin suçun sübutu için yeterli kabul edilemeyeceği, buna göre sanıkların eylemlerinin kullanmak amacı ile uyuşturucu madde satın almak, kabul etmek yada bulundurmak niteliğinde olduğu, UYAP kayıtlarında yapılan incelemede sanık Ü. Y. hakkında 18.03.2019 tarihindeki eylemi aynı zamanda kullanmak amacı ile uyuşturucu madde satın almak, bulundurmak niteliğinde kabul edilerek Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/24715 sayılı, sanık S. D. hakkında ise yine 18/03/2019 tarihli eylem nedeniyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/16078 Sayılı devam eden soruşturmaların bulunduğu, buna göre her iki sanığın da uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediklerine dair somut, şüpheden uzak ve ceza vermeye yeterli delil elde edilemediği, suçun işlenip işlenmediği hususunun şüpheli kaldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi göz önüne alınarak sanıklar Ü. Y. ve S. D.'in beraatlerine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu buna göre istinaf taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmakla;
Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/01/2020 tarih 2019/550 Esas ve 2020/44 Karar sayılı kararının sanık Ü. Y. hakkındaki 2. bölümünün ve sanık S. D. hakkındaki 3. bölümünün ortadan kaldırılmasına ve sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar vermek gerektiği vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/01/2020 tarih 2019/550 Esas ve 2020/44 Karar sayılı kararının sanık Ü. Y. hakkındaki 2. bölümünün ve sanık S. D. hakkındaki 3. bölümünün tüm sonuçları ile birlikte CMK 280/2. maddesi gereğince ortadan KALDIRILARAK yerine 2. bölümünde olacak ve diğer bölümler silsile ile takip edecek şekilde; "SanıkÜmit Y. ve sanık S. D.'in üzerine atılı Uyuşturucu Veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma Veya Sağlama suçundan cezalandırılmalarına ilişkin kamu davası açılmış ise de; sanıkların üzerilerine atılı suçu işledikleri sabit görülmediğinden CMK'nın 223/2.e maddesi gereğince AYRI AYRI BERAATLERİNE,
Sanıklar Ü. Y. ve S. D. hakkında beraat kararı verilmesi nedeniyle başka suçtan hükümlü yada tutuklu bulunmadıkları takdirde TAHLİYELERİNE, tahliyelerinin sağlanması için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Sanıkların beraatine karar verilen suçla ilgili gözaltında ve tutuklulukta geçirdikleri sürelerle ilgili CMK'nun 141 ve 142. maddeleri uyarınca kesinleşen beraat kararının tebliğinden itibaren 3 ay içerisinde ve her halükarda 1 yıl içerisinde ikametgahlarının bulunduğu veya kararın verildiği yer Ağır Ceza Mahkemesi'nde tazminat davası açma haklarının olduğunun hatırlatılmasına, (karar tebliği ile bildirimin yapılmış sayılmasına,)
Beraat eden sanık Ü. Y. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden İlk Derece Mahkemesince kararın verildiği tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 6.810,00 TL vekalet ücretinin talebi halinde Hazineden alınarak adı geçen sanığa verilmesine,
Hükmün yargılama giderine ilişkin ortak hükümler başlıklı 9. Bendinin kaldırılarak yerine "Sanıklar Ü. Y. ve S. D. yönünden yapılan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına, sanık A. K. C. ve G. Ç. yönünden yapılan 5 tebligat gideri 70 TL, sarf kararı 100 TL olmak üzere toplam 170 TL yargılama giderinin CMK'nın 325. maddesi uyarınca sanık A. K. Cömert ve sanık G. Ç.'den eşit olarak alınarak Hazineye gelir kaydına," şeklinde yazılmak suretiyle DÜZELTİLMESİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
Sanık G. Ç.'in tutukluluk halinin devamına ve sanıklar Ü. Y. ile S. D.'in tahliyelerine ilişkin karara karşı kararın tebliğinden itibaren 7 ( Yedi ) gün içerisinde dairemize verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek veya tutuklu bulunan sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine İTİRAZ YOLU,
CMK'nın 291/1-2 maddeleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, sanıklar ve müdafiileri yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak düzenlettirilip hakime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1. maddesi uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 10.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)