Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-) Sanık F. T. yönünden yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın atılı suçu işlediğinin somut kesin ve inandırıcı delilerle ispatlanamadığı anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısının sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla; İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-) Sanık ..... yönünden yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
3-) Sanık T. C. yönünden yapılan incelemede;
Sanık ve müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de, sanığın tutuklu bulunduğu Kocaeli 1 numaralı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığı ile hükmü veren mahkemeye gönderdiği 10/12/2019 tarihli dilekçesinde, cezasının onaylanmasını talep ettiğine ilişkin isteğinin, bu suçtan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusundan vazgeçme niteliğinde olduğu, istinaf hakkının şahsa sıkı sıkıya bağlı olduğu, bu nedenle sanığın beyanının müdafiinin beyanına üstün olacağı, CMK'nun 261/1 maddesine göre sanık müdafiinin sanığın açık arzusuna aykırı olarak kanun yoluna başvuramayacağı, bu aşamada sanık ve müdafiinin istinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına,
İhbarına karar verilen Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/944 - 2019/149 Sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamının kesinleşme tarihinin 12/03/2019 olduğu ve bu tarihinde suçun işlendiği tarihinden sonraki bir tarih olduğu, dolayısıyla ihbar koşullarının oluşmadığı, ancak bu yanlışlığın infaz aşamasında mahallinde düzeltilmesi mümkün olduğu kabul edilmiştir.
İhbarına karar verilen Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/899 - 2019/703 Sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamının kesinleşme tarihinin 26/06/2019 olduğu ve bu tarihinde suçun işlendiği tarihinden sonraki bir tarih olduğu, dolayısıyla ihbar koşullarının oluşmadığı, ancak bu yanlışlığın infaz aşamasında mahallinde düzeltilmesi mümkün olduğu kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısının sanık hakkında TCK'nun 188/4-a maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla; İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Suç niteliği, mevcut delil durumu, isnat edilen suçun CMK'nun 100/3. maddesinde sayılan suçlardan olması, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin mevcut bulunması, kaçma ve delilleri karartma şüphesi mevcudiyeti gözetilerek, tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu kanaatine varıldığından adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı anlaşıldığından CMK'nun 100 ve devamı maddeleri uyarınca sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
4-) Sanık …... yönünden yapılan incelemede;
Sanığın adli sicil kaydının tetkikinde; İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/197 Esas- 2017/627 Karar sayılı ilamının kesinleşme tarihinin 13/12/2017 olduğu, ilamdaki adli para cezasının hapisten çevrilme olduğu, dolayısıyla tekerrüre esas alınması gereken sabıka kaydı bulunduğu halde sanık hakkında TCK'nun 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe istinaf olmadığından davanın yeniden görülme nedeni yapılmamış olup, bu hususun eleştirilmesi ile yetinilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısının sanık hakkında TCK'nun 188/4-a ve 43 maddelerinin uygulanması gerektiğine yönelik istinafı ile sanık ve müdafiinin atılı suçun işlenmediği ve bu sebeple beraat karar verilmesi gerektiğine yönelik istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Suç niteliği, mevcut delil durumu, isnat edilen suçun CMK'nun 100/3. maddesinde sayılan suçlardan olması, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin mevcut bulunması, kaçma ve delilleri karartma şüphesi mevcudiyeti gözetilerek, tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu kanaatine varıldığından adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı anlaşıldığından CMK'nun 100 ve devamı maddeleri uyarınca sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
5-) Sanık E. D. yönünden yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısının sanık hakkında TCK'nun 188/4-a ve 43 maddelerinin uygulanması gerektiğine yönelik istinafı ile sanık müdafiinin sanığın üzerine atılı suçu işlemediği ve bu sebeple öncelikle beraatine karar verilmesi, veya sanık hakkında TCK'nun 39 ve 192 maddeleri uygulanmak suretiyle cezasından indirim yapılması gerektiğine yönelik istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla reddine,
Ancak;
Her ne kadar mahkemece ele geçen maddenin miktarı gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi yoluna gidilmiş ise de; sanığın işyerinde yapılan aramada ele geçirilen maddenin miktarı arama tutanağında 119 gram metamfetamin olarak yazılmış ise de; uzmanlık raporuna göre tamamı 115,7 gram olan maddenin %5 lik oranında metamfetamin içerdiği, dolayısıyla ele geçirilen uyuşturucu maddenin net miktarının 5,785 gram olduğu anlaşıldığından, yakalanan uyuşturucu maddenin miktarı ile orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği halde, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin,
Kanuna aykırı olduğu, sanık müdafinin istinaf talebi bu nedenle yerinde ise de, bu hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip, CMK'nun 280/1-b ve 303/1 maddeleri kapsamında düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
aa-) Hükmün temel cezanın belirlenmesine ilişkin ( İ) bendinde yer alan "12 yıl hapis ve 2.000 gün adli para cezası" ibaresinin çıkartılarak yerine "10 yıl hapis ve 1000 gün adli para cezası " ibaresinin yazılmasına,
bb-) Hükmün verilen cezanın TCK'nun 62 maddesi gereğince indirilmesini ilişkin paragrafında yer alan "10 yıl hapis ve 1.666 gün adli para cezası" ibaresinin çıkartılarak yerine "8 yıl 4 ay hapis ve 833 gün adli para cezası " ibaresinin yazılmasına,
cc-) Hükmün verilen gün adli para cezasının TCK 52/2 maddesi gereğince paraya çevrilmesine ilişkin paragrafında yer alan "33.320 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "16.660 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Suç niteliği, mevcut delil durumu, isnat edilen suçun CMK'nun 100/3. maddesinde sayılan suçlardan olması, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin mevcut bulunması, kaçma ve delilleri karartma şüphesi mevcudiyeti gözetilerek, tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu kanaatine varıldığından adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı anlaşıldığından CMK'nun 100 ve devamı maddeleri uyarınca sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
6-) Sanık T. T. yönünden yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısının sanık hakkında TCK'nun 188/4-a maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik istinafı ile sanık müdafiinin müvekkilinin üzerine atılı suçu işlemediği ve bu sebeple beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla reddine,
Ancak;
Her ne kadar mahkemece ele geçen maddenin miktarı gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi yoluna gidilmiş ise de;
a-) Sanığın 30/01/2018 tarihinde dosya sanıklarından C. Panzehir ile birlikte yanına gelen tanık …….'ya sattığı uyuşturucu maddenin miktarının uzmanlık raporuna göre 2,7 gram hint keneviri, ve 0,35 gram metamfetamin olması,
b-) 01/02/2018 tarihinde tanık …..'e sattığı uyuşturucu maddenin miktarının uzmanlık raporuna göre 4,2 gram metamfetamin olması,
c-) 02/03/2018 tarihinde durdurulan 34... plaka sayılı araçta yakalanan uyuşturucu maddenin miktarının uzmanlık raporuna göre 0,1 gram sentetik ve 12,32 gram metamfetamin olması,
d-) 30/03/2018 tarihinde evin ve işyerinde yapılan arama sonucunda yakalanan uyuşturucu maddenin miktarının uzmanlık raporuna göre 0,2 gram sentetik ve 1,26 gram metamfetamin ve 0,21 gram hint keneviri olması dikkate alındığında, yakalanan uyuşturucu maddenin miktarı ile orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği halde, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin,
e-) Hükmedilen adli para cezasından TCK'nun 192/3 maddesi gereğince indirim yapılırken 1.500 gün yerine 1406 gün yazılması, yine TCK'nun 62 maddesi gereğince indirim yapılırken 1.250 gün yerine 1.171 gün yazılması ve sonuç adli para cezasının 25.000 TL yerine 23.420 TL olarak yazılmasının,
Kanuna aykırı olduğu, sanık müdafinin istinaf talebi bu nedenle yerinde ise de, bu hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip, CMK'nun 280/1-b ve 303/1 maddeleri kapsamında düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
aa-) Hükmün temel cezanın belirlenmesine ilişkin ( N) bendinde yer alan "12 yıl hapis ve 1.800 gün adli para cezası" ibaresinin çıkartılarak yerine "10 yıl hapis ve 1000 gün adli para cezası " ibaresinin yazılmasına,
bb-) Hükmün verilen cezanın TCK'nun 43/1 maddesi gereğince arttırılmasıan ilişkin paragrafında yer alan "15 yıl hapis ve 2.250 gün adli para cezası" ibaresinin çıkartılarak yerine"12 yıl 6 ay hapis ve 1.250 gün adli para cezası" ibaresinin yazılmasına,
cc-) Hükmün verilen cezanın TCK'nun 192/3 maddesi gereğince indirilmesini ilişkin paragrafında yer alan "10 yıl hapis ve 1.406 gün adli para cezası" ibaresinin çıkartılarak yerine "8 yıl 4 ay hapis ve 833 gün adli para cezası " ibaresinin yazılmasına,
dd-) Hükmün verilen cezanın TCK'nun 62 maddesi gereğince indirilmesini ilişkin paragrafında yer alan "8 yıl 4 ay hapis ve 1.171 gün adli para cezası" ibaresinin çıkartılarak yerine "6 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 694 gün adli para cezası " ibaresinin yazılmasına,
ee-) Hükmün verilen gün adli para cezasının TCK 52/2 maddesi gereğince paraya çevrilmesine ilişkin paragrafında yer alan "23.420 TL"ibaresinin çıkartılarak yerine "13.880 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Suç niteliği, mevcut delil durumu, isnat edilen suçun CMK'nun 100/3. maddesinde sayılan suçlardan olması, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin mevcut bulunması, kaçma ve delilleri karartma şüphesi mevcudiyeti gözetilerek, tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu kanaatine varıldığından adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı anlaşıldığından CMK'nun 100 ve devamı maddeleri uyarınca sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
7-) Sanık R. C. yönünden yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısının sanık hakkında TCK'nun 188/4-a maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik istinafı ile sanık müdafiinin müvekkilinin üzerine atılı suçu işlemediği ve bu sebeple beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla reddine,
Ancak;
Her ne kadar mahkemece sanığın birden fazla eyleminin sabit olduğu kabul edilerek sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmış ise de;
a-) Sanığın 15/03/2018 tarihinde birlikte yanına gelen dosya sanıklarından ..... ile tanık …….'ye uyuşturucu madde satığına ilişkin eylemi dışındaki diğer eylemlerinin sabit olmadığı, ayrıca sabit olan bu olayda da, .....'in üzerinde yakalanan metamfetamin maddesinin, sanık .....'dan 300 TL karşılığında tanık ..... ile aralarında pay etmek üzere satın alındığı, tanık .....'in sanıktan ayrıca herhangi bir şey almadığı ve tanığın üzerinde çıkan uyuşturucu maddenin tanık tarafından bir gün önce B. İstek isimli kişiden aldığının tanığın tüm aşamalardaki ifadelerinde ısrarla belirtildiği,
b-) 23/02/2018 tarihinde dosya sanıklarından ……'in yönlendirmesi sonucu tanık …..'ın sanık ...... ile buluşarak aldığı uyuşturucu maddenin, sanık ...... tarafından, sanık …..'dan alındığı yönündeki iddia ve beyanların her türlü şüpheden uzak somut, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı,
c-) Yine 21/03/2018 tarihinde saat 22:00 sıralarında sürücüsü sanık ….. ön yolcu koltuğunda tanık ……'un olduğu ….. plakalı aracın durdurulup aranması sonucunda uzmanlık raporuna göre sanık .....'ın üzerinden 1,52 gram hint keneviri, 1,2 gramda metamfetamin, tanık Taşkın'ın üzerinde ise 0,008 gram hin keneviri ve 0,07 gram metamfetamin maddesi yakalandığı, sanık .....'ın üzerinde ele geçen maddelerin miktar itibariyle kullanma sınırları dahilinde kalması, tanık üzerinde yakalanan maddelerin ise sanık tarafından tanığa satıldığı yönünde her türlü şüpheden uzak somut, kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığı,
d-) 30/03/2018 tarihinde sanığın kirazlı oto sanayinde bulunan işyerinde yapılan aramada; ele geçirilen uyuşturucu maddelerin uzmanlık raporuna göre 0,28 gramının metamfetamin 2,0 gram hint keneviri olması ve bu miktarların kullanma sınırları dahilinde kalması dikkate alındığında, sübuta eren tek eylemi olan sanık hakkında TCK 43 maddenin uygulanmasının,
Kanuna aykırı olduğu, sanık müdafinin istinaf talebi bu nedenle yerinde ise de, bu hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip, CMK'nun 280/1-b ve 303/1 maddeleri kapsamında düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
aa-) Hükmün verilen cezanın TCK 43/1 maddesi gereğince artırılmasına ilişkin ( K) bendinin üçüncü paragrafının tamamen ÇIKARTILMASINA,
bb-) Hükmün verilen cezanın TCK'nun 62 maddesi gereğince indirilmesini ilişkin paragrafında yer alan "10 yıl 5 ay hapis ve 1041 gün adli para cezası" ibaresinin çıkartılarak yerine "8 yıl 4 ay hapis ve 833 gün adli para cezası " ibaresinin yazılmasına,
cc-) Hükmün verilen gün adli para cezasının TCK 52/2 maddesi gereğince paraya çevrilmesine ilişkin paragrafında yer alan "20.820-TL"ibaresinin çıkartılarak yerine "16.660 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
8-) Sanık C. BİÇER yönünden yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısının sanık hakkında TCK'nun 188/4-a maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik istinafı ile sanık müdafiinin müvekkilinin üzerine atılı suçu işlemediği ve bu sebeple beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla reddine,
Ancak;
Her ne kadar mahkemece sanığın birden fazla eyleminin sabit olduğu kabul edilerek sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmış ise de;
a-) İletişimin dinlenmesi kapsamında telefonu dinlenen sanığın Karamürsel'de ikamet eden …… ile 21/03/2018 tarihinde yaptığı telefon görüşmesinde uyuşturucu madde alımına ilişkin şifreli konuşmalar yaptığı ve uyuşturucu madde alımı hususunda anlaştıktan sonra arkadaşı olan Tarık Dönmez ile birlikte arkadaşına ait ... plakalı araç ile uyuşturucu maddeyi alıp dönerken yolda durdurulduğu, yapılan arama sonucu sanığın üzerinde uzmanlık raporuna göre net miktarı 19,3 gram olan metamfetamin maddesinin ele geçirildiği, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı hususunda elde edilen istihbari bilgi ile telefonu dinlenen sanığın uyuşturucu madde alımı hususunda görüştüğü kişilerle şifreli konuşmalar yapması ve yakalanan maddenin miktar itibarı ile kullanma sınırları üzerinde olması birlikte değerlendirildiğinde sanığın başkalarına satmak amacıyla söz konusu maddeyi satın aldığı dolayısıyla sanığın bu eyleminin sabit olduğu,
b-) 20/03/2018 günü sanığın işyeri uğrayıp aracına bakıp yaptıran ve sanığın işyerinden ayrıldıktan sonra aracı durdurulan ve bu dosyada sanık olan …..'ın aracında yakalanan uyuşturucu maddenin sanık C. tarafından satıldığı hususunda somut kesin ve inandırıcı bir delilin olmaması, yine sanık A.'in aracında yakalanan ve üzerinde sanık A.'in parmak izi çıkan hasas terazinin sanık C.'e ait olduğu hususunda sanık A.'in çelişkili beyanları dışında somut kesin ve inandırıcı bir delilin olmaması, yine sanığın ikametinde yapılan aramada bir kaç adet kullanma aparatı ile birlikte yakalanan metamfetamin maddesinin (0,14 gram) kullanma sınırları kapsamında kalması dikkate alındığında, sübuta eren tek eylemi olan sanık hakkında TCK 43 maddenin uygulanmasının,
Kanuna aykırı olduğu, sanık müdafinin istinaf talebi bu nedenle yerinde ise de, bu hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip, CMK'nun 280/1-b ve 303/1 maddeleri kapsamında düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
aa-) Hükmün verilen cezanın TCK 43/1 maddesi gereğince artırılmasına ilişkin ( L) bendinin üçüncü paragrafının tamamen ÇIKARTILMASINA,
bb-) Hükmün verilen cezanın TCK'nun 62 maddesi gereğince indirilmesini ilişkin paragrafında yer alan "10 yıl 5 ay hapis ve 1041 gün adli para cezası" ibaresinin çıkartılarak yerine "8 yıl 4 ay hapis ve 833 gün adli para cezası " ibaresinin yazılmasına,
cc-) Hükmün verilen gün adli para cezasının TCK 52/2 maddesi gereğince paraya çevrilmesine ilişkin paragrafında yer alan "20.820-TL"ibaresinin çıkartılarak yerine "16.660 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin sanıklar ile müdafiilerine ayrı ayrı tebliğine,
Tutukluğun devamı yönünden verilen karara ilişkin olarak, CMK'nun 268. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak yada bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla aynı süre içerisinde Dairemize dilekçe göndermek veya tutuklu bulunan sanığın bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'ne İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere,
SONUÇ: Sanıklar hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın süresi itibariyle CMK'nun 291/1-2 maddeleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, sanıklar ve sanıklar müdafii yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak düzenlettirilip hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1. maddesi uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 07.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)