(5237 S. K. m. 53, 58, 62, 63, 188, 192) (5271 S. K. m. 139, 140, 231, 280) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı bulunan sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen karar bakımından, Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucu düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay 20. Ceza Dairesi'ne gönderildiği ve 21/11/2018 tarih 2018/1046 Esas-2018/5340 Karar sayılı kararı ile bozma kararı verildiğinden, dosya yeni esasa kaydedilerek yapılan yargılama sonucunda;
İDDİA:
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22/05/2017 tarih ve 2017/10025 Esas sayılı iddianamesi ile; sanıkların uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işledikleri iddiasıyla TCK'nun 188/3, 188/4-a, 188/4-b, 63, 53/1. maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi talep ve iddia olunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABUL VE UYGULAMASI:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda:
Sanık .....'ın TCK'nun 188/3, 188/4-a, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00.-TL adli para cezası ile,
Sanık Halit Çetin'in TCK'nun 188/3, 188/4-a, 62, 53, 58, 63. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00.-TL adli para cezası ile,
Cezalandırılmalarına ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmiştir.
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen karar bakımından, Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesi'ne gönderildiği ve 21/11/2018 tarih 2018/1046 Esas-2018/5340 Karar sayılı bozma ilamı ile sanıklar hakkında CMK’nun 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin bir karar bulunmadığı, bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, sanıkların beyanları da dikkate alınarak haklarında TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulması sebebiyle Dairemiz kararının bozulmasına karar verildiğinden;
Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına, sanıklar hakkında duruşma açılarak davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olup, bu yönde yargılama yapılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık .....'ın İlk Derece Mahkemesince Alınan Savunmasında: " Olay tarihinde kendimize içmek için uyuşturucu madde aldık, yarısını içtik daha sonra ..... arkadaşım eve gitti, ben içmeye devam ettim, ben bir arkadaşımın vesilesiyle uyuşturucu alıştım ve bağımlı hale geldim, iki memur geldi gelen memurlara kendi cebimdeki içtiğim uyuşturucuyu verdim, amacım uyuşturucu ticareti yapmak değildi, sadece o an orada kendime uyuşturucu temin etmek için verdim, ben hiç bir şekilde uyuşturucu ticareti yapmam yapmadım da, pişmanım affınıza ve adaletinize sığınıyorum, Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının hukuki anlam ve sonuçlarını anladım, hakkımda uygulanmasını kabul ediyorum, ancak öncelikle beraatime karar verilmesini istiyorum. " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Sanık .....'ın Dairemizce Alınan Savunmasında: " Bozma ilamına bir diyeceğim yoktur, o dönemler çok uyuşturucu madde içiyorduk aklımız başımızda değildi, sağlıklı düşünemiyorduk bu nedenle böyle bir şey başımıza geldi, pişmanım. Olay günü yeşillik alanda uyuşturucu içmekteydim yanıma ..... il birlikte iki polis memuru geldi, uyuşturucu madde sordular ben de içmek için aldığım uyuşturucu maddeyi para karşılığı paylaştım, çok pişmanım, mütalaayı kabul ediyorum, pişmanım." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Sanık .....'in İlk Derece Mahkemesince Alınan Savunmasında: " Olay tarihinde ..... arkadaşımla beraber bağımlısı olduğumuz için birlikte uyuşturucu aldık daha sonra da yemek yemek için eve gittim, yemek yedikten sonra evden çıkarak doğu garajına gidip uyuşturucu aradım, satanlara sordum yok dediler, önüme de iki kişi çıktı, sabah aldığım uyuşturucu Abdullah gelince ..... arkadaşımın yanına o iki kişiyi götürdüm, kalan uyuşturucuyu da parayla onlara verdik, kendimize daha fazla almak amacıyla daha sonra da uyuşturucu alıp içtik, biz ticaret yapmıyoruz, kullanıyoruz, Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının hukuki anlam ve sonuçlarını anladım, hakkımda uygulanmasını kabul ediyorum, ancak öncelikle beraatime karar verilmesini istiyorum, Biz bağımlıyız, uyuşturucu ticareti ile bir alakamız yoktur, kendimize daha fazla mal alabilmek için böyle bir eyleme kalkıştık, yaptığımdan dolayı çok pişmanım, ayrıca bu konuda müdafiim beyanda bulunacaktır. " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Sanık .....'in Dairemizce Alınan Savunmasında: "Bozma ilamına bir diyeceğim yoktur, pişmanım. Önceki savunmalarımda belirttiğim gibi ikimizde uyuşturucu madde kullanıyorduk bir miktar uyuşturucu madde alıp içtik, iki şahısla karşılaştım, benden uyuşturucu madde istediler ben de onları yeşillik alana götürdüm niyetim onlara uyuşturucu madde satmak değil paralarını alıp kaçmaktı, daha sonra ..... abi karşıma çıktı, onlar direk parayı ..... abi'ye uzattılar ..... abi de parayı alıp kendi içtiği uyuşturucudan verdi, mütalaayı kabul ediyorum, pişmanım." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: " Sanıkların uyuşturucu madde sattıklarına dair kolluk görevlilerince alınan istihbari bilgiler üzerine usulüne uygun olarak CMK 139. maddesi uyarınca gizli soruşturmacı atandığı, gizli soruşturmacıların sanıkları fiziki takibe aldıkları ve pazarlık yapmak üzere bulundukları yere gittikleri, sanık ..... ile karşılaştıklarında .....'in kendilerine ne arıyorsunuz diye sorduğu, gizli soruşturmacıların da esrar abi diyerek cevap verdikleri, bunun üzerine sanık .....'in cebinden poşete sarılı kannabinoid türden bonzai maddesini verdiği, daha sonra tekrar sanık ..... ile temas kurdukları, anlaştıkları, sanık .....'in kendilerini bir yere götürdüğü burada sanık ..... ile buluştukları, .....'den uyuşturucu madde istediklerinde poşete sarılı 4 çıkı halinde kannabinoid türden bonzai maddesini gizli soruşturmacılara teslim ettiği, gizli soruşturmacıların fiziki takibi ve teknik araçlarla izleme konusunda usulüne uygun olarak herhangi bir karar almadıkları bu nedenle Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere yasak delil niteliğinde olup bu aşamada elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı, sanıkların kendi ikrarları ile suçun ortaya çıkmasına hizmet ettikleri bu nedenle TCK 192/3 maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasının zorunlu olduğu anlaşılmakla delillerin takdirinde ve etkin pişmanlık hükmünün gözardı edilerek uygulanmaması sureti ile hüküm veren ilk derece mahkemesinin hükmünün CMK'nın 280/2 maddesi, gereğince kaldırılmasına, sanıkların eylemlerine uyan TCK 188/3, 188/4.a, 192/3 53, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmalarına,
Sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması halinde uygulanacak sonuç ceza miktarı, tutuklamanın tedbir oluşu adli kontrol hükümlerinin sanıklar için yeterli görüleceği dikkate alınarak adli kontrol şartı ile tahliyelerine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur. " demiştir.
DELİLLER:
Gizli Soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik araçlarla izleme kararları, olay fiziki takip ve muhafaza altına alma tutanakları, şüpheli ifadeleri, kriminal uzmanlık raporları, kolluk tutanakları ve soruşturma dosyasında yer alan diğer belgeler ile nüfus ve adli sicil kayıtları.
Dosyada hukuka aykırı olarak elde edilmiş bir delil bulunmamaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, OLUŞ, KABUL VE GEREKÇE:
Bursa 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 17/03/2017 tarih ve 2017/1539 D.İş sayılı kararı ile, Emniyet Genel Müdürlüğü Uyuşturucu ile Daire Başkanlığınca kayıt altına alınan USKG170 kod nolu görevli sorumluluğunda UGS159, UGS161, UGS171, UGS174, UGS178, UGS183, UGS185 ve UGS187 kod nolu görevlilerin 24/11/2016 tarih ve 6763 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 139/7-a.1 maddesi gereğince uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan gizli soruşturmacı olarak görevlendirildikleri, söz konusu gizli soruşturma görevlendirme kararında, sanıkların ismine yer verilmemekle birlikte suçun işlendiği Yıldırım İlçesi Anadolu Mahallesine yer verildiği, bu itibarla gizli soruşturmacı görevlendirme kararının usul ve yasaya uygun olarak alınmış olduğu somut olayda, 22/03/2017 tarihinde Yıldırım İlçesi Anadolu Mahallesi Sabah Sokak üzerinde gizli soruşturmacıların sanıklardan ..... ile karşılaştıklarında .....'in " ne arıyorsunuz ne lazım " sözüne karşı gizli soruşturmacıların '' esrar abi '' demeleriyle .....'in "bende var hem de en sağlamından kaçlık alacaksınız" diye sorması üzerine 20'lik dedikleri parayı verdikleri ve bunun üzerine .....'in cebinden poşete sarılı çıkı tabir edilen uyuşturucu maddeyi vererek "hadi toz olun" dediği, iddianın delillendirilmesi amacıyla gizli soruşturmacıların bu defa 30/03/2017 Anadolu Mahallesi'nde bulunan Doğu Garajının altındaki yeşillik alana gittikleri ve sanık ..... ile temas kurdukları, uyuşturucu almak konusunda benzer şekilde anlaştıkları, .....'in kendilerini biraz öteye götürdüğü, ..... abi diye seslenmesiyle yeşil alan içinden bir kişinin evet diye karşılık verdiği, sanık .....'in yeşil alan içerisinde bulunan sanık .....'e gelenlerin uyuşturucu istediğini söylediği, ardından .....'ün ne kadarlık uyuşturucu madde alacaklarını sorduğu gizli soruşturmacıların " ik tane yirmilik" diye cevap vermeleri üzerine gizli soruşturmacılardan 40 TL para aldığı ve karşılığında montunun cebinden çıkarttığı peçeteye sarılı 4 çıkıyı teslim ettiği, gizli soruşturmacıların .....'den aldıkları uyuşturucu madde üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen uzmanlık raporuna göre, 5 Fluoro-ADB ihtiva eden sentetik kannobinoid grubu uyuşturucu madde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut gizli soruşturmacı kararı ve gizli soruşturmacılar tarafından düzenlenen fiziki takip ve olay tutanağı içeriğine göre, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek gizli soruşturmacılara içeriği açıklanan sentetik kannabinoid niteliğindeki uyuşturucuları sattıkları, sanıkların savunmalarında gizli soruşturmacılara uyuşturucu sattıklarını kabul ettikleri görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, sanıkların TCK'nun 188/3, 188/4-a maddeleri gereğince cezalandırılmalarına ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 31/10/2017 tarih ve 2017/60 esas-2017/54 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, söz konusu Dairemiz kararının temyiz edilmesi üzerine gönderildiği Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 21/11/2018 tarih 2018/1046 Esas-2018/5340 Karar sayılı bozma ilamı ile, sanıklar hakkında CMK’nun 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin bir karar bulunmadığı, bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, sanıkların beyanları da dikkate alınarak haklarında TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiş olduğundan dosya yeniden esas alınarak yargılama yapılmıştır.
İddia, sanıkların savunmaları, yukarıda anılan deliller, bozma ilamı ve tüm dosya muhteviyatı birlikte değerlendirilmiş,
Sanıkların üzerlerine atılı suçun yukarıda anlatıldığı şekilde sübut bulduğu anlaşılmakla, sanıkların uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediklerinden cezalandırılmalarına ve Yargıtay 20. Ceza Dairesinin yukarıda anılan bozma ilamı çerçevesinde; sanıklar hakkında CMK'nun 140. maddesine göre, usulüne uygun şekilde alınmış teknik araçlarla izleme kararı bulunmadığından, gizli soruşturmacılar tarafından yapılan ses ve görüntü kayıtları hukuka aykırı elde edilmiş delil niteliğinde olduğu, dolayısıyla bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak kullanılamayacağı gözetilerek, sanıkların haklarında yeterli delil olmadığı aşamada suç konusu uyuşturucu maddeyi gizli soruşturmacılara verdiklerini beyan etmek suretiyle ikrarları ile kendi suçlarının ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulundukları anlaşıldığından; her iki sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili TCK'nun 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanmasına karar verilmiş, bu doğrultuda CMK'nun 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve sanıkların cezalandırılmalarına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Bursa 5.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05/09/2017 tarih, 2017/290 Esas, 2017/295 Karar sayılı kararının tüm sonuçları ile birlikte CMK'nın 280/2-son maddesi gereğince ortadan KALDIRILMASINA,
2-) Sanık .....'ın sabit olan Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan eylemine uyan TCK.'nın 188/3.maddesi uyarınca suç konusunun önem ve değeri, suç kastının yoğunluğu ve yakalanan madde miktarı da dikkate alınarak takdiren 10 YIL HAPİS ve 5 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın satmış olduğu uyuşturucu maddenin TCK'nın 188/4.a maddesinde sayılan sentetik kannobinoid olduğu anlaşılmakla TCK'nun 188/4.a maddesi gereğince cezası yarı oranında arttırılarak sanığın 15 YIL HAPİS VE 7 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında TCK 140.maddesi kapsamında alınmış teknik araçlarla izleme kararı bulunmadığı halde gizli soruşturmacı tarafından sanığın görüntüsünün kayda alındığı, yapılan bu işlemin hukuka aykırı olup, sanığın tespitinde delil olarak kullanılamayacağı, alınan bu görüntü yok hükmünde sayıldığında ve sanık bu görüntülerden yola çıkılarak tespit edildiği aşamada gizli soruşturmacıya uyuşturucu madde verdiğini ikrar ederek kendi suçunun ortaya çıkmasında yardımda bulunduğu anlaşılmakla; TCK 192/3 maddesi gereğince sanığa verilen cezadan yardımın niteliği de dikkate alınarak 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 7 YIL 6 AY HAPİS VE 3 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek hükmolunan cezası TCK.'nun 62 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek; 6 YIL 3AY HAPİS ve 2 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen 2 gün adli para cezasının TCK.'nun 52/2.maddesi uyarınca takdiren bir gün karşılığı 20-TL'den paraya çevrilerek 40,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Verilen adli para cezasının miktarına göre takdiren mehil verilmesine veya taksitlendirilmesine yer olmadığına,
Sanığın kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak; 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar YOKSUN BIRAKILMASINA,
Sanığın sabıkasına esas Sivas 5. P.EĞT. TUĞ. KOM. ASM'nin 2013/853 Esas 2015/440 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamın kesinleşme tarihleri olan 03/11/2015 tarihinden itibaren 5 yıllık deneme süresi içerisinde 30/03/2017 tarihinde yeni suç işlediği anlaşıldığından CMK.'nun 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararının değerlendirilmesi yönünden karar kesinleştiğinde bir suretinin mahkemesince ilgili mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerinin TCK’nun 63. maddesi uyarınca hüküm olan hapis cezasından indirilmesine,
3-) Sanık .....'in sabit olan Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan eylemine uyan TCK.'nın 188/3.maddesi uyarınca suç konusunun önem ve değeri, suç kastının yoğunluğu ve yakalanan madde miktarı da dikkate alınarak takdiren 10 YIL HAPİS ve 5 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın satmış olduğu uyuşturucu maddenin TCK'nın 188/4.a maddesinde sayılan sentetik kannobinoid olduğu anlaşılmakla TCK'nun 188/4.a maddesi gereğince cezası yarı oranında arttırılarak sanığın 15 YIL HAPİS VE 7 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında TCK 140.maddesi kapsamında alınmış teknik araçlarla izleme kararı bulunmadığı halde gizli soruşturmacı tarafından sanığın görüntüsünün kayda alındığı, yapılan bu işlemin hukuka aykırı olup, sanığın tespitinde delil olarak kullanılamayacağı, alınan bu görüntü yok hükmünde sayıldığında ve sanık bu görüntülerden yola çıkılarak tespit edildiği aşamada gizli soruşturmacıya uyuşturucu madde verdiğini ikrar ederek kendi suçunun ortaya çıkmasında yardımda bulunduğu anlaşılmakla; TCK 192/3 maddesi gereğince sanığa verilen cezadan yardımın niteliği de dikkate alınarak 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 7 YIL 6 AY HAPİS VE 3 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek hükmolunan cezası TCK.'nun 62 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek; 6 YIL 3AY HAPİS ve 2 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen 2 gün adli para cezasının TCK.'nun 52/2.maddesi uyarınca takdiren bir gün karşılığı 20-TL'den paraya çevrilerek 40,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Verilen adli para cezasının miktarına göre takdiren mehil verilmesine veya taksitlendirilmesine yer olmadığına,
Sanığın kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak; 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar YOKSUN BIRAKILMASINA,
Sanığın sabıkasına esas Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/01/2016 tarih 2016/122 Esas 2016/665 karar sayılı ilamının kesinleşme tarihi olan 27/06/2016 tarihinden itibaren 3 yıllık süre içerisinde sanığın 30/03/2017 tarihinde yeni suç işlediği anlaşıldığından tekerrür nedeniyle TCK.'nun 58/1-6 maddesi gereğince hüküm olunan cezanın MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE, ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra TCK.'nun 58/6. maddesi gereğince DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA,
Sanığın sabıkasına esas Bursa 3. Çocuk Ceza Mahkemesinin 2013/688 Esas 2014/591 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamın kesinleşme tarihleri olan 11/09/2014 tarihinden itibaren 5 yıllık deneme süresi içerisinde 30/03/2017 tarihinde yeni suç işlediği anlaşıldığından CMK.'nun 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararının değerlendirilmesi yönünden karar kesinleştiğinde bir suretinin mahkemesince ilgili mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerinin TCK’nun 63. maddesi uyarınca hüküm olan hapis cezasından indirilmesine,
Dosya içerisindeki 20/04/2017 tarihli Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanlık raporu dayanağı olan şahit numunenin TCK'nun 54/4. maddesi gereğince MÜSADERESİNE,
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetin 2017/4834 sırasında kayıtlı Delil amaçlı olarak yapılan uyuşturucu madde alışverişine ait görüntülerin bulunduğu 1 adet CD'nin dosya arasında DELİL OLARAK SAKLANMASINA,
Sanıkların tutuklu kaldıkları süre, aldıkları ceza miktarı, delillerin karartılma ihtimalinin bulunmaması ve tutuklamanın bir tedbir oluşu da dikkate alınarak sanıkların ayrı ayrı TAHLİYELERİNE, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değil iseler DERHAL serbest bırakılmaları için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere YAZILMASINA,
İstinaf ve temyiz aşamasında yapılan yargılama giderlerinden sanıklar sorumlu tutulamayacağından ilk derece mahkemesi aşamasında yapılan ve sanıkların paylarına düşen 11,00TL yargılama giderinin terkin sınırının altında kalması nedeniyle KAMU ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
Dair; Sanıklar ve sanık ..... müdafinin yüzüne karşı, sanık ..... müdafinin yokluğunda Cumhuriyet Savcısı .....'ın katılımı ve mütalaasına uygun olarak; CMK'nın 291/1-2 maddeleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, huzurda bulunanlar yönünden tefhimden, huzurda bulunmayanlar yönünden tefhim itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak düzenlettirilip hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1. maddesi uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 05/02/2019 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)