(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 22) (5271 S. K. m. 280, 286, 303)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı katılan vekili ve sanık H. İ. B. tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İddianamede talep edilmesine rağmen TCK'nın 22/3 Maddesi uyarınca olayın meydana gelmesinde bilinçli taksir koşullarının bulunup bulunmadığının Mahkemenin gerekçeli kararında ve hüküm fıkrasında tartışılmadığı, olayın oluş şekli de göz önüne alınarak bu konuda olumlu ya da olumsuz karar verilmemesinin eleştirmekle yetinilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Mahkeme kararının usulüne uygun ehliyetli bilirkişilerden oluşturulan ve birbiriyle uyumlu olan 05/03/2015 ve 01/06/2017 tarihli bilirkişi raporlarına ve raporlarda tespit edilen kusur durumlarına dayandırıldığı, buna göre istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin "olayda katılanın kusuru olmadığı, sanıkların tam kusurlu olup eylemi bilinçli taksirle gerçekleştirdikleri, sanıkların teşdiden cezalandırılmaları gerektiği" şeklinde, sanığın "eksik inceleme ile karar verildiği, kusurunun bulunmadığı, makine muhafaza kapağının olmadığını gördüğü halde çalıştırması nedeniyle katılanın kusurlu olduğu" şeklinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine,
Ancak, katılan S. F.'ın davada Tavşanlı 2. Noterliğinin 942 yevmiye numaralı vekaletnamesine istinaden kendisini vekil ile temsil ettirdiği, dosya içerisinde buna ilişkin vekaletname bulunduğu ve yine duruşma tutanaklarında katılan vekilinin duruşmalara katıldığı anlaşılmakla, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücreti tayin edilmemesi Kanuna aykırı olup, Anayasanın 141/son, 5271 sayılı CMK'nun 303. maddeleri gereğince yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların CMK'nun 280/1-a ve 303/1 maddeleri uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Hükmün yargılama giderine ilişkin bendinden önce olacak şekilde "Katılan Süleyman F.'ın davada kendisine vekaletname verdiği vekili aracılığıyla temsil ettirdiği anlaşılmakla, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tespit edilen 1980 TL maktu vekalet ücretinden sanığın sorumlu olduğu 990 TL vekalet ücretinin sanık H. İ. B.'tan alınarak katılana verilmesine," bendinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine İADESİNE;
5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 05.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)