(AHİS. m. 6) (5271 S. K. m. 193, 194, 195, 196, 200, 204, 219, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık Yunus KURU müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri "doğrudan doğruyalık- vasıtasızlıktır." Bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun 193/1. maddesinde "sanık olmaksızın yargılama olmaz" genel kuralına, istisnalarına ise aynı Kanun'un 193/2, 194/2, 195, 196, 200/1 ve 204. maddelerinde yer verilmiştir. Alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, kendisinin de kabulüne bağlı olarak sanık istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılarak sorgu yapma imkanı yine CMK'nun 196/4. maddesine göre mümkün kılınmıştır.
Somut olaydaki hukuki sorun sanık müdafiinin, sanığın görüntülü ve sesli iletişim tekniğini kullanarak savunmasının alınmasına itiraz etmesi karşısında, bu sistemle savunma alınması durumunda, savunma hakkının kısıtlanarak adil yargılama ilkesinin ihlal edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1. maddesi cezai bir suç ile itham edilen herkesin, kendini savunma, iddia tanıklarını sorguya çekme veya çektirme, duruşmada kullanılan dili anlamadığı veya konuşamadığı takdirde bir tercüman yardımından para ödenmeksizin yararlanması haklarını güvence altına almıştır. Buna bağlı olarak kovuşturma aşamasında;
Genel kural, sanığın duruşmada hazır bulundurulmasıdır. Bu hak ciddi nedenlere dayalı olarak mahkeme kararı ile sınırlandırılabilir. İlk ve son savunmanın yapıldığı, esasa ilişkin delillerin toplandığı oturumlara sanığın SEGBİS yolu ile katılması, açık kabulüne dayalı olmalıdır.
Tüm bu açıklamalar karşısında; yargılama konusu suçtan dolayı Diyarbakır İlinde yakalanıp tutuklanan sanık Yunus Kuru'nun, duruşmanın 13/09/2017 tarihli 1. celsesinde SEGBİS sistemi aracılığıyla ilk savunmasının tespit edildiği, daha sonra Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilen sanığın son savunmasının alındığı ve hükmün açıklandığı duruşmanın 25/10/2017 tarihli 2.celsesinde Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunduğu, CMK'nun 196/4. maddesine göre, herhangi bir zorunluluk hali olduğu belirtilmediği halde sanığın aynı yargı çevresindeki infaz kurumunda yargılamaya konu olaydan dolayı tutuklu olmasına ve açık bir rızasının bulunmamasına rağmen esas hakkında savunmanın alındığı ve hükmün açıklandığı 25/10/2017 tarihli celsede duruşmada hazır edilmeden SEGBİS sistemi aracılığıyla katılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması ve CMK'nun 193/1 maddesine aykırı olarak davranılması,
CMK'nun 219/1 maddesine aykırı olarak mahkeme dosyasının 1 ve 2.celselerindeki duruşma zabıtlarında Mahkeme Başkanı ile zabıt katibinin elektronik yada fiziki imzalarının bulunmaması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin bu hususa ilişkin istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden CMK'nun 289/1-e yollamasıyla CMK'nun 280/1-d maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
Hükmolunan hapis cezasının süresi ve tutuklama tarihine göre sanığın tutukluluk halinin devamına,
Hükmün sair yönleri incelenmeksizin dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/12/2017 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)