(5237 S. K. m. 22, 51, 53, 58, 62, 85) (5271 S. K. m. 280)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Dairemiz tarafından delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından davanın yeniden görülmesine karar verilmesi üzerine, Dairemizce yapılan yargılama sonucunda:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İDDİA: Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15/08/2014 tarih ve 2014/3296 esas sayılı iddianamesi ile, sanık ......'ın bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan TCK'nun 85/1, 22/3. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık ......'in İlk Derece Mahkemesindeki savunmasında;''Olay tarihinde ben motosikletimle seyir halindeydim, motosikletimde yalnızdım, trafik lambalarını geçtikten sonra sağ tarafta bisikletli bir şahıs gördüm, bu şahsın durup durmadığını, seyir halinde olup olmadığını tam olarak anlayamadım, bir süre sonra yan yana geldiğimizde bisikletli şahıs benim tarafıma doğru geldi, ben sağ şeritten gidiyordum, emniyet şeridinin bir yan şeridinde kendi şeridimde gidiyordum, bisiklet bana sağ tarafımdan vurdu, benim motosiklet orta refüjlere kadar çıktı, ben motosiklet üzerinden düştüm.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan ......'ın İlk Derece Mahkemesindeki beyanında: "Maktul babam olur, olayı görmedim, sanıktan şikayetçiyim, cezalandırılmasını istiyorum, duruşmalara katılan sıfatıyla katılmak istiyorum." şeklinde ifade verdiği görülmüştür.
Katılan ......'ın İlk Derece Mahkemesindeki beyanında: "Maktul eşim olur, olayı görmedim. Sanıktan şikayetçiyim, cezalandırılmasını istiyorum, duruşmalara katılan sıfatı ile katılmak istiyorum."şeklinde ifade verdiği görülmüştür.
Katılan ......'ın İlk Derece Mahkemesindeki beyanında: "Maktul babam olur, olayı görmedim. Sanıktan şikayetçiyim, cezalandırılmasını istiyorum, duruşmalara katılan sıfatı ile katılmak istiyorum." şeklinde ifade verdiği görülmüştür.
DELİLLER:
Tanık ......'ın İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan keşifte olaya ilişkin bilgi ve görgüsü sorulduğunda; ''Ben olay tarihinde sanığın kullanmış olduğu motosikleti takip eden ......'ün kullanmış olduğu araç içerisinde idim, ......'un yanında önde oturuyordum. Ben tam çarpışma anını görmedim. Birden sanığın kullanmış olduğu motosiklet ile maktulün kullanmış olduğu bisikletin birbirine girdiğini gördüm. Hemen aracı durdurduk. Maktule müdahale ettik. Çarpışma sonrası motosikletin bulunduğu yeri ve maktule ait bisikletin bulunduğu yeri gösteriyorum. Ben ileride sanığın kullanmış olduğu motosiklete binecektim, sanık beni eve bırakacaktı, bu nedenle sanığın kullanmış olduğu motosikleti araçla takip ediyorduk. Ben sabaha kadar içtim, ...... de bizle beraber içti ancak ben ......'in ne kadar içtiğini bilmiyorum. ...... saat 01:00 gibi uyudu. Bira içtik.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ......'ün İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan keşifte olaya ilişkin bilgi ve görgüsü sorulduğunda; '' Olay gecesi sanık ile birlikte alkol aldık, bira içtik. Sanığın kaçta yattığını bilmiyorum, ben gece saat 02:00 - 02:30 gibi yattım, ben yattığımda sanık uyumamıştı. Ben, kullanmış olduğum araç ile yanımda ...... olduğu halde sanığın kullanmış olduğu motosikleti sabah takip ettik. Ben tam çarpma anını görmedim. Çarpışmadan sonra ben de aracımı durdurdum, yakın gidiyorduk. Maktule yardımcı olmaya çalıştık, maktul yaralıydı. Maktule düştüğü yerde yardımcı olmaya çalıştık. Olaydan sonra sanığın motosikletinin ve maktulün bisikletinin bulunduğu konumu mahkeme heyetine gösteriyorum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Soruşturma evrakı arasında 29/07/2014 tarihli Genel Adli Muayene Raporunda katılan ......'ın hayati tehlikesinin olduğu tespit edilmiştir.
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığı'nın 28/10/2014 tarih ve 2014/285 protokol numaralı raporunda; Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesinin raporuna göre; kişinin ölümü sırasında alkollü olmadığı, kan ve idrarında saptanan ilaç etken maddelerinin tedavi amacıyla verilmiş ilaç etken maddelerden olup tedavi kan aralığında olduğunu, vücudunda başka toksik bir madde ile uyuşturucu/ uyuşturucuya rastlanılmadığı tespit edilmiştir.
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu İstanbul Birinci Adli İhtisas Kurulu'nun 18/03/2015 tarih ve 1144 karar numaralı raporunda; müteveffanın 29/07/2014 tarihinde araç dışı trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu tespit edilmiştir.
Keşif sonrası düzenlenen 22/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda sanığın asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 24/03/2016 tarih ve 79479511-101.02-2016/20136/2805 sayılı raporunda sanık ......'ın asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce talimat yoluyla aldırılan 17/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda sanığın asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Sanığın soruşturma arasında aldırılan genel adli muayene raporunda 0.75 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir.
YEREL MAHKEME HÜKMÜ:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, sanığın bilinçli taksirle ölüme neden olma suçu sabit görülerek, TCK'nun 85/1, 22/3, 62. maddeleri gereğince neticeten 1 yıl 21 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nun 53/6. maddesi gereğince sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Katılanlar vekili dilekçesinde özetle; sanık hakkında alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğini, sanık hakkında TCK'nun 62. maddesi uyarınca takdiri indirim nedenleri uygulanmasının yerinde olmadığını belirtmek suretiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Sanık müdafii dilekçesinde özetle; sanığın beraatine karar verilmesini, olayda bilinçli taksir halinin bulunmadığını, alkolün kazaya etkisinin tespit edilemediğini, sanık hakkında ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir bir neden bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF İŞLEMLERİ:
DURUŞMA AÇILMASI KARARI:
Dairemizce yapılan incelemede CMK'nun 280/1-a.b.c ve d bentlerindeki şartların bulunmaması nedeniyle CMK'nun 280/1-e bendi gereğince, sanık hakkında müsnet suçtan dolayı verilen mahkumiyet kararına ilişkin sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi amacıyla duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Sanığın Dairemizce talimat yoluyla alınan savunmasında: "Bu konu ile ilgili daha önce mahkemesinde vermiş olduğum savunmamı ve Emniyette vermiş olduğum ifadelerimi tekrar ederim. Olay tarihinde sabah saatlerinde Susurluktan Balıkesir'e ben kendim motosiklet ile geldim, arkadaşlarım ise araçla geldiler. Balıkesir Merkezdeki Sanayiinin 2.Kapısında onlarla buluşup, arkadaşım ......'ı motosiklet ile evine bırakacaktım. Tam SYAL Okulunu geçtikten 100 metre kadar sonra önümde bir çok kamyon ve araç bulunuyordu. Bu şekilde normal bir süratle ilerlerken ölen kişi kullandığı bisiklet ile benim yanıma gelerek bana çarptı. Kendisi yana düştü ben de motordan düşüp olduğum yerde kaldım. Motorsiklet ise ilerdeki orta refüje kadar kaydı. Motorla birlikte gitseydim diğer araçların altında kalmam söz konusuydu. Ben yola çıkmadan önce alkol almamıştım. Ancak akşamleyin arkadaşlarla Susurlukta alkol almıştık. Onun etkisi olabilir. Bu olay nedeniyle üzgünüm, karşı taraf ile görüşmeye çalıştım, ancak beni kabul etmediler. Bilirkişinin benim için belirlediği kusuru kabul etmiyorum, önceki savunmalarım da doğrudur bana aittir, sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının isteyip istemediği sorulması üzerine devamla, kabul ederim şeklinde beyanda bulunduğu, yine sanığa CMK 226. maddesi gereğince 5237 sayılı TCK. 51, 52, 53, 58. maddelerinin uygulanması ihtimaline göre ek savunma imkanı verilmesi üzerine, ek savunma için süre istemiyorum, önceki savunmalarımı aynen tekrar ederim." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Sanık ......’ın olay gecesi arkadaşları ile birlikte kaldıkları Susurluk’taki bir otelde geç saatlere kadar alkol aldıkları, olaydan bir saat kadar önce sanığın kendi kullandığı motoru ile arkadaşlarının ise başka bir araçla otelden ayrılarak Balıkesir istikametine olayın meydana geldiği yere peşpeşe geldikleri, sanığın kullanmış olduğu motor ile olay yerine sağ taraftaki güvenlik şeridinde bisikleti ile gitmekte olan mağdur ......’a çarpması sonucu mağdurun yaralandığı daha sonra öldüğü, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu İstanbul 1. İhtisas Kurulunun 18/03/2015 tarih ve 1144 karar numaralı raporuna göre ölen ......’ın ölümünün 29/07/2014 tarihinde araç dışı trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma ile ölümü arasında illiyet bağının bulunduğunun tespit edildiği, kaza sırasında sanık ...... E.’ın 0.75 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, yargılama sırasında mahkemece yapılan keşif sonucu alınan 22/01/2016 tarihli ve Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 24/03/2016 tarihli raporunda sanık ...... E.’ın asli kusurlu olduğunu tespit edildiği, sanığın olay sırasında alkollü ve hızlı araç kullanmasının birlikte değerlendirildiğinde bilinçli taksir şartlarının oluştuğunun kabulü gerektiği böylece yukarıda açıklandığı üzere sanık hakkında da Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2017 tarih 2014/586 esas 2017/1226 karar sayılı kararın kaldırılarak sanığın taksirle ölüme neden olmak fiilinden dolayı TCK 85/1, 22/3, 53 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." demiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, OLUŞ, KABUL VE GEREKÇE:
29/07/2014 tarihinde saat 08.45 sıralarında sanık ......'ın sevk ve idaresindeki 35 HK 8.. plakalı motorsikletiyle bölünmüş, zemini kuru, görüşe açık, düz yolda seyir halindeyken hızını koşullara uyarlamaksızın, asgari uyanıklık ve özeni göstermeden aynı istikamette önünde 2 metre genişliğindeki emniyet şeridi içerisinde seyreden ......'ın yönetimindeki bisiklete çarparak ......'ın yaralanmasına neden olduğu, ......'ın yaralanmasına müteakiben tedavisinin yaptırılması amacıyla hastaneye kaldırıldığı, tedavisi devam ederken 04/08/2014 tarihinde öldüğü, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi'nin 18/03/2015 tarihli raporuna göre, kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunduğu, dosya içerisinde mevcut kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda, sanığın 2918 Sayılı Kanunun 56/1-c maddesinde yazılı, önünde giden aracı güvenli ve yeterli mesafeden izlemediğinden asli kusurlu olduğu, ......'ın kusurunun olmadığı belirtilmiş olup, yapılan keşif sonucu düzenlenen 22/01/2016 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanık ......'ın alkollü olarak araç kullanmak ve aracının hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığından kusurlu olduğu, ......'ın kusurunun olmadığı, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin 24/03/2016 tarihli raporuna göre; sanığın sevk ve idaresindeki araç ile gündüz vakti meskun mahalde seyir sırasında, önünde aynı istikamette, emniyet şeridi içerisinde seyreden müteveffa sürücü sevk ve idaresindeki bisikletin seyir durumunu dikkate alarak müteyakkız ve kontrollü seyretmesi gerekirken, bu hususa riayet etmediği, emniyet şeridi içerisinde seyreden müteveffa sürücü sevk ve idaresindeki bisiklete etkin tedbir almadan çarpıştığı anlaşılmakla, kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusur olduğu, ölene atfı kabil bir kusur bulunmadığı, kazadan sonra saat 09.39'da Balıkesir Devlet Hastanesi'nde yapılan ölçümde sanığın 0,75 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, 19/12/2016 tarihli Adli Tıp 5. İhtisas Dairesi raporuna göre, kaza anı ile alkol ölçümünün yapıldığı saat arasında 54 dakika fark bulunduğu, kandaki alkol düzeyinin ortalama 0,15 promil azaldığı tıbben bilindiğine göre, sanığın kaza anında ortalama 0,88 promil alkollü olduğunun kabulü gerektiğinin belirtildiği görülmüştür.
İddia, savunma, otopsi tutanağı, kaza tespit ve tutanağı, keşif, bilirkişi ve adli tıp raporları ile tüm dosya kapsamı bilgi ve belgelere göre, kazanın ilk derece mahkemesince tespit ve kabul edilen oluşa uygun olarak gerçekleştiği, kazanın meydana gelişinde sanığı asli kusurlu, öleni kusursuz olarak kabul eden bilirkişi raporlarının oluşa uygun olduğu, kaza sırasında 0,88 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık yönünden bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı somut olayda, sanığın bilinçli taksirle ölüme neden olduğu anlaşılmıştır.
Oluşa ve tespit ile kabul edilen kusur durumuna göre sanığa ilk derece mahkemesi tarafından hükmedilen temel hapis cezası dairemizce yeterli görülmediğinden, suçun işleniş şekli, işlenmesindeki özellikler, meydana gelen zararın ağırlığı ile hak ve nesafet kuralları da gözetilerek, sanık hakkında alt sınırdan bir miktar daha uzaklaşılmak suretiyle ceza tayin edilmesi, sanığın yargılama aşamasındaki iyi hali ve cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK'nun 62. maddesi uyarınca takdiri indirim hükmünün uygulanması, sanığın taksirinin yoğunluğu dikkate alınarak, 15/06/2009 tarihli Balıkesir İlinden verilme, 168168 sürücü belgesi, 186771 seri numaralı A-2 sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınması gerektiği vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde yeni bir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Balıkesir 1.Ağır Ceza Mahkemesi 23/11/2017 tarih 2014/586 esas 2017/1226 karar sayılı kararının tüm sonuçları ile birlikte CMK 280/2. maddesi gereğince ortadan KALDIRILMASINA,
2-) Sanık ......'ın taksirle öldürme suçundan eylemine uyan TCK 85/1 maddesi uyarınca sanığın taksirinin yoğunluğu ve meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 4 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın meydana gelen kaza sırasında hızının yüksek olması ve alkollü olması dikkate alınarak eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiği kanaatine varılmakla sanığa verilen cezadan TCK 22/3 maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranında artırım yapılarak sanığın 5 YIL 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın yargılama aşamasındaki iyi hali ve cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK'nın 62. maddesine göre cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın4 YIL 5 AY 10 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen bu cezadan, yasal veya takdiri, başkaca bir artırım veya indirim yapılmasına takdiren YER OLMADIĞINA,
Sanığın taksirinin yoğunluğu dikkate alınarak TCK'nın 53/6 maddesi gereğince SÜRÜCÜ BELGESİNİN 1 YIL SÜREYLE GERİ ALINMASINA,
Katılanlar kendilerini ilk derece mahkemesinde ve istinaf aşamasında vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi aşamasındaki A.A.Ü.T. gereğince karar tarihi itibariyle 1.980TL ve istinaf aşamasındaki temsilden dolayı A.A.Ü.T. gereğice 2.725TL vekalet ücretinin SANIKTAN TAHSİLİ İLE KATILANLARA VERİLMESİNE,
İstinaf aşamasında yapılan 3 davetiye gideri 42,00TL ve ilk derece mahkemesi tarafından yapılan 6.640,00TL yargılama gideri olmak üzere toplam 6.682,00 TL yargılama giderinin sanıktan TAHSİLİNE,
Dair isteme uygun iddia makamında Cumhuriyet Savcısı ......(……..)'ın katılımı ve mütalaasına uygun olarak, sanık müdafinin yüzüne karşı, katılanlar vekilinin yokluğunda, CMK'nın 291/1-2 maddeleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, sanık müdafi açısından tefhimden, katılanlar vekili açısından tebliğden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak düzenlettirilip hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1. maddesi uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 19/02/2019 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı. (¤¤)