(5237 S. K. m. 53, 191)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Dairemiz tarafından delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından davanın yeniden görülmesine karar verilmesi üzerine, Dairemizce yapılan yargılama sonucunda:
İDDİA:
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19/04/2017 tarih, 2016/41647 Soruşturma, 2017/7839 Esas, 2017/6109 İddianame sayılı iddianamesiyle; sanık ..... hakkında Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak suçundan eylemine uyan TCK 191/1, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açılmıştır.
MAHKEMENİN KABULÜ:
Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20/09/2018 tarih 2017/413 Esas 2018/584 Karar sayılı karar ile sanığın TCK 191/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararına karşı sanık ..... tarafından mahkemeye verilen 05/10/2018 tarihli dilekçe ile istinaf yoluna başvurulmuş olmakla; ilk derece mahkemesi tarafından dosya Dairemize gönderilmiş olup Dairemizce yapılan ön inceleme sonucunda istinaf yoluna başvuran sanığın taraf sıfatının bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilebilir kararlardan olduğu, Dairemizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. Dairemizce başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilerek incelemeye geçilmiş, yapılan inceleme sonucunda da Dairemizin 09/12/2019 tarih ve 2018/3193 Esas sayılı müzakeresi sonucunda hükümde tespit edilen hukuka aykırılığın giderilmesi için CMK.nın 280/1.c maddesi gereğince duruşma açılmak suretiyle davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
SAVUNMALAR:
SANIK .....'İN İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN SAVUNMASINDA : "babamın şikayeti üzerine rapor alındı, daha önceden uyuşturucu kullanmıştım, 2006 da uyuşturucu kullanmıştım, yakalandım, amatemde tedavi gördüm, uyuşturucuyu bıraktım, 2010 - 2012 yılları arasında tekrar uyuşturucu kullandım, bu tarihlerde kendi isteğim ile ameteme başvurarak tedavi oldum, orada yatarken akinaton iğnesi vuruyorlardı, tedaviden sonra uyuşturucuyu bıraktım fakat arkadaşlarımdan aldığım seregual isimli sakinleştirici ilaç alıp kullanıyordum, uyuşturucu isteği olduğu için bu ilacı kullanıyordum, olay günü babamla tartıştığımız için babam şikayet etmiş kesinlikle uyuşturucu kullanmadım, denetimli serbestlikten haberim olmadı şehir dışındaydım, bu sebeple denetime gidemedim, 05/06/2016 günü tartışma sonrası 1 hafta evde kaldıktan sonra evden ayrıldım, yaklaşık 2 - 3 ay önce eve dönüp ailemle barıştığım için oturmaya devam ediyorum, o tarihlerde il dışında olduğum için tebligattan haberim olmadı, adres değişikliğimi her hangi bir yere bildirmedim, geçici diye ayrıldığım için adres değişikliğimi bildirmedim, kesinlikle uyuşturucu kullanmıyorum, rapor alındığında kullandığım ilaçlardan dolayı metanfetamin çıkmış olabilir, öncelikle beraatimi, aksi takdirde lehime olan hükümlerin tatbikini talep ederim." şeklinde savunmuştur.
SANIK .....'İN DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA: "Benim uyuşturucu madde kullandığım doğrudur ancak bu olaydan sonra uyuşturucu madde kullanmayı bıraktım, ailem ile kavgalı olduğum içinde çekip İstanbul a gittim, bu nedenle tebligattan haberim olmadı, yaptığımdan dolayı da pişmanım, Sevda Çelik benim annemdir, o dönemde annem ile görüşmediğim için beni tebligattan haberdar etmedi çünkü o dönemde görüşmüyordum, muhtemelen bana ulaşamamışlardır, benim herhangi bir suçtan dolayı sabıkam yoktur, sadece 2006 yılında yine aynı suçtan sabıkam vardır." şeklinde savunmuştur.
DELİLLER;
Kollukça tutulan tutanaklar, Adli Tıp Kurumu Raporu, sanık savunmaları, nüfus ve adli sicil kayıtları
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Sanık hakkında ailesi ile arasında meydana gelen bir kavga olay sonrası ailesi tarafından yapılan ihbar sonucu uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, yapılan yargılama sonucu Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında bu suçtan dolayı mahkumiyet kararı kurulduğu ancak şartları bulunmasına rağmen ve sanığın talebi olmasına rağmen HAGB hükümlerinin uygulanmadığı anlaşıldığından sanık hakkında Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesince kurulan 20/09/2018 tarih ve 2017/413 Esas - 2018/584 Karar sayılı kararının kaldırılarak sanığın yukarıda açıklandığı üzere sabit olan eyleminden dolayı TCK 191/1, 53. Maddeleri gereği cezalandırılması yasal şartları bulunması nedeniyle hakkında genel hükümler doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, KABUL VE GEREKÇE:
Sanığın annesi ve babası tarafından yapılan şikayet üzerine, başlatılan soruşturma kapsamında sanıktan alınan kan, idrar ve saç örneğinin incelenmesi neticesinde; ATK'nın 15/07/2016 tarihli raporuna göre sanığın idrarında ve saçında uyuşturucu ve uyarıcı maddelerden AMFETAMİN, METAMFETAMİN bulunduğunun anlaşıldığı, bu eylem sebebiyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 04/08/2016 tarih 2016/1342 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilerek kararın sanığa 20/08/2016 tarihinde tebliğ edildiği, Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazının tebliği üzerine, kuruma başvuran sanığın beş gün için AMATEM polikinliğine başvurması için yönlendirildiği ancak sanığın beş günlük süre içinde başvurmaması üzerine durumun bildirildiği Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce sanığın uyarılmasına karar verildiği ve uyarı yazısının sanığa 20/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ancak sanığın yasal on günlük süre içerisinde kuruma başvurmaması üzerine evrakının ihlalden kapatılarak iade edildiği bunun üzerine erteleme kararının kaldırılarak sanık hakkında kamu davası açıldığı, böylelikle sanığın olay tarihinde uyuşturucu kullandığı ve sonrasında verilen denetime uymamakta ısrar ettiğinin sabit olduğu, sanık hakkında açılan davanın yapılan yargılaması neticesinde sanığın mahkumiyetine dair verilen kararda, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair yerel mahkemenin gerekçesinin haklı ve kanuni olmadığı, zira suç tarihinde sanığın adli sicil kaydının bulunmadığı, bu sebeple hükmedilen cezanın bireyselleştirilmesi yönünden hatalı olan ilk derece mahkemesi hükmüne yönelik yapılan istinaf talebinin kabulü ile CMK.'nın 280/2.maddesi gereği ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20/09/2018 tarih 2017/413 Esas 2018/584 Karar sayılı kararının tüm sonuçları ile birlikte CMK'nın 280/2-son maddesi gereğince ortadan KALDIRILMASINA,
2-) Sanık .....'in üzerine atılı Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak suçunu işlediği sabit olduğundan TCK’nın 191/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi ve suç kastının yoğunluğu dikkate alınarak takdiren 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları, cezanın sanık üzerindeki olası olumlu etkileri takdiri indirim nedeni kabul edildiğinden TCK’nın 62/1. maddesi gereğince cezası takdiren 1/6 oranında indirilerek 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında takdiren başkaca yasal ve takdiri artırım ve indirime yer olmadığına,
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, sanığın kişilik özellikleri ile yargılama aşamasındaki tutum ve davranışları, somut bir zararın bulunmaması göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda Dairemizce olumlu kanaat edinilmiş olması gözetilerek, sanık hakkında CMK’nın 231/5-6 maddesi uyarınca HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
CMK 231/8 md. gereğince sanığın 5 yıl süreyle koşulsuz denetim süresine tabii tutulmasına;
CMK 231/10-11 md. gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine , denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlendiği takdirde hükmün açıklanacağının sanığa ihtarına (ihtarat yapıldı)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bunlara mahsusu sisteme kaydedilmesine,
İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinden sanık sorumlu tutulamayacağından, ilk derece mahkemesi aşamasında yapılan toplam 630.00 TL yargılama giderinin SANIKTAN TAHSİLİNE,
Dosyanın kararın ifası için kesinleştiğinde hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair; sanık .....'in yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ..... (......)'ın katılımı ve mütalaasına uygun olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 268. maddesi uyarınca, kararın tefhim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak yoluyla veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere ve itiraz yasa yolu açık olmak üzere 14/01/2020 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.(¤¤)