Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçu yönünden vicdanı kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine ve aynı suç nedeniyle UYAP kayıtlarına göre yapılan incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip denetim süresinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle hakkında yeniden yargılama yapılan sanığa, duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek karar verileceğine dair meşruhatlı davetiye tebliğ edilmeden ve tebligat tarihinde Dinar Açık Cezaevinde bulunduğu gözetilmeden sanığın yokluğunda karar verilmek suretiyle, CMK’nun 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılması ve sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
Sanığa atılı suç açısından UYAP bilişim sisteminden yapılan inceleme neticesinde; suç tarihi 29/06/2016 ve iddianame tarihi 31/07/2017 olan aynı nitelikteki eylemden dolayı Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesi'ne açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemenin 21/11/2017 tarih 2017/659 esas-2017/600 karar sayılı hükmü ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın 09/02/2018 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu dosyadaki suç tarihinin 09/04/2017, iddianame düzenleme tarihinin 17/04/2017 olduğu, 29/06/2016 ve 09/04/2017 tarihli suçlar yönünden hukuki kesintinin 17/04/2017 tarihinde düzenlenen ilk iddianame ile gerçekleştiği anlaşılmakla,
Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 121/11/2017 tarih 2017/659 esas-2017/600 karar sayılı dosyasının yapılan Uyap kontrolünde kesinleşmiş olduğu görülmekle, söz konusu dava dosyasının celbedilerek, sanık hakkında TCK'nun 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanması gerektiğinin tespiti halinde dosyaların birleştirilmesi bu aşamada mümkün olmadığından; suçlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilecek cezanın TCK'nun 43. maddesi gereğince arttırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan fazla olması halinde, "aradaki fark kadar ek cezaya hükmolunması", arada fark yok ise, bu kez "ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi" gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden,
Hükmün CMK'nun 280/1-d-f, 289/1-h maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve karar verilmek üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair CMK 286/1. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)