(5237 S. K. m. 43) (5271 S. K. m. 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık ….. hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçu yönünden vicdanı kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine ve aynı suç nedeniyle UYAP kayıtlarına göre yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında 12/03/2018 olan suç tarihinin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir bir eksiklik olarak görülmüştür.
Sanık hakkında suç tarihi 26/02/2018 olan, 12/06/2018 iddianame tarihli eylemi nedeniyle Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/470 Esas numarası üzerinden görülen derdest dosyanın bulunduğu,
Sanık hakkında suç tarihi 07/04/2018 olan, 26/07/2018 iddianame tarihli eylemi nedeniyle Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/297 Esas numarası üzerinden görülen davada mahkumiyet kararı verildiği, kararın henüz kesinleşmediği,
Sanık hakkında suç tarihi 09//04/2018 olan, 12/06/2018 iddianame tarihli eylemi nedeniyle Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/11/2018 tarih ve 2018/221 Esas-2018/119 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemize gönderildiği, dosyanın halen Dairemizin 2018/3985 Esas numarasında derdest olduğu anlaşılmış olup,
İstinaf incelemesine konu dosyada suç tarihlerinin 12/03/2018 ve 15/03/2018, iddianame düzenleme tarihinin ise 08/06/2018 olduğu, suç ve iddianame tarihleri gözetildiğinde, bahsi geçen suçların bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak zincirleme suç koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi, bunun saptanması halinde davaların birleştirilmesi yoluna gidilmesi, eylemlerin zincirleme suç oluşturduğunun saptanması halinde TCK'nun 43. maddesi gereğince değerlendirme yapılması gerekmekte olup, buna göre sanık hakkında TCK'nun 43/1. maddesinde düzenlenen teselsül hükümlerinin uygulanabilmesi için sanık hakkındaki derdest davaların birleştirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, istinaf incelemesindeki dosyalarla İlk Derece Mahkemesindeki dosyaların birleştirilmesine yasal olarak imkan bulunmadığı,
Her ne kadar CMK'nun 289. maddesindeki sebepler dışında bozma kararı verilmesi yasal olarak mümkün değil ise de; istinaf incelemesi sonucunda verilen bir kısım kararların kesin nitelikte olduğu da dikkate alındığında, 25/03/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 10/03/2016 tarih ve 6684 sayılı Kanun'la onaylanan 11 No’lu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme’ye Ek 7 No’lu Protokol'ün "Cezai Konularda Temyiz Hakkı" başlıklı 2/1. maddesinde değinilen sanığın iki dereceli yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet vermemek, maddi gerçeğe ulaşmak ve sanığın kanunlara aykırı olacak şekilde fazla ceza almasının önüne geçmek amacıyla sanık hakkındaki yargılamanın yeniden mahkemesi tarafından yapılmasında ve toplanan delillerin mahkemesince takdir edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
Buna göre; sanığın zincirleme suç kapsamında birlikte değerlendirilmesi zorunlu aynı nitelikte başka bir eyleminin bulunması sebebiyle bunlara ilişkin kamu davalarının birleştirilmek sureti ile sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, bunun yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet Savcısı ve sanığın istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görülmekle, sair yönleri incelenmeyen hükmün öncelikle bu nedenle CMK'nun 280/1-d maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve karar verilmek üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kararın bir örneğinin istinaf başvurusunda bulunanlara İlk Derece Mahkemesince tebliğine,
Dair CMK'nun 284/1 maddesi gereğince kesin olmak üzere 02/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)