(5271 S. K. m. 263, 273, 280, 286)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Her ne kadar Mahkemenin kararı 29/11/2018 tarihinde sanığın yüzüne karşı tefhim edilmiş ve sanığın süresinden sonra olacak şekilde 04/01/2019 tarihinde istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmış ise de, CMK'nın 263 ve 273. Maddelerine göre hükmün tefhimi sırasında tutuklu sanığa kararı ne şekilde istinaf edeceği açıklanmadığından istinafın süresinde yapıldığı değerlendirilip Mahkemenin istinaf talebinin süre yönünden reddine ilişkin 07/01/2019 tarihli ek kararı yok hükmünde kabul edilerek yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, sanığın 14/08/2017 tarihli eylemi nedeniyle ayrı bir dava açılıp Mahkemesince birleştirme kararı verildikten sonra Mahkemece hüküm kurulurken ayrı düzenlenen iddianame nedeniyle bir karar verilmemiş ise de, sanığın 14/08/2017 tarihli eyleminin 06/06/2016 tarihli eyleminden dolayı verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olduğu, bu nedenle karar verilmemesinin sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK.nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 01/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)