(5237 S. K. m. 5, 53, 62, 191, 197) (5271 S. K. m. 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Dairemiz tarafından delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından davanın yeniden görülmesine karar verilmesi üzerine, Dairemizce yapılan yargılama sonucunda:
İDDİA:
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16/05/2014 tarih, 2014/15851 soruşturma, 2014/10765 esas, 2014/5427 İddianame sayılı iddianamesiyle; sanık K2 hakkında Kullanmak İçin Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Kabul Etmek veya Bulundurmak suçundan eylemine uyan TCK 191/1.f.2.c-5-7, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açılmıştır.
MAHKEMENİN KABULÜ:
Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.04.2015 tarih ve 2014/239 - 2015/323 sayılı karar ile sanığın TCK 191/1, 62 maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak CMK 231 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verdiği bu kararın 28.05.2015 tarihinde kesinleştiği, ancak sanığın beş yıllık denetim süresi dolmadan 29.12.2016 tarihinde işlediği uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı hakkında İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesine açılan davada mahkemenin 2017/238 - 2017/520 sayılı karar ile sanığın mahkumiyetine karar vermesi ve kararın kesinleşmesi üzerine, sanığın adli sicil kaydında bulunan ilam için, ilgili mahkemeye ihbarda bulunması üzerine, Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/02/2018 tarih 2017/890 - 2018/223 sayılı kararı ile sanık hakkında daha önce verilen hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının açıklanmasına ve sanığın Kullanmak İçin Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Kabul Etmek veya Bulundurmak suçundan eylemine uyan TCK 191/1, 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararına karşı sanık K2 tarafından mahkemeye verilen 06/03/2018 havale tarihli dilekçe ile istinaf yoluna başvurulmuş olmakla; ilk derece mahkemesi tarafından dosya Dairemize gönderilmiş olup Dairemizce yapılan inceleme sonucunda 16.11.2018 tarih ve 2018/1500 - 1853 sayılı karar ile yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısınca karara itiraz edilmesi üzerine, Dairemizce itiraz yerinde görülmekle 29.11.2018 tarihli ek karar ile dairemizin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılmasına ve hükümde tespit edilen hukuka aykırılığın giderilmesi için CMK.nın 280/1.c maddesi gereğince duruşma açılmak suretiyle davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
SAVUNMALAR:
SANIK ÖNAY ARABACI'NIN İLK DERECE MAHKEMESİNDE TALİMAT YOLUYLA ALINAN SAVUNMASINDA : "Olay tarihinde ailevi sorunlarımın vardı, o dönem uyuşturucu madde kullandım, ancak şu an kullanmıyorum, kullandığım için pişmanım, bana okumuş olduğunuz iddianamedeki suçlamayı bu şekilde kabul ederim" şeklinde savunmuştur.
SANIK DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA: "Öncelikle uyuşturucu madde kullandığım için pişmanım ancak şu an Denetimli serbestlik tedbirine tabiyim ancak 2014 yılındaki suç tarihinde kullanıp kullanmadığımı hatırlamıyorum, Ömer Gökberk benim tanıdığım bir kişidir, o tarihte onunla birlikteydik, uyuşturucu kullanacaktık, benim üzerimde uyuşturucu madde yoktu ancak kullanmadık, ele geçen uyuşturucularda Ömer'e aittir dedi. " şeklinde savunmuştur.
DELİLLER;
Dosya içindeki tutanaklar, sanık savunmaları, nüfus ve adli sicil kaydı
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: " Her ne kadar sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesince mahkumiyet kararı verilmiş ise de, sanığın suçlamayı kabul etmeyerek olay tarihinde ve öncesinde uyuşturucu madde kullanmadığını belirterek suçlamayı kabul etmediği, sanığın savunmasının aksine uyuşturucu madde kullanıldığına dair soyut suçlama dışında mahkumiyetine yeterli başkaca somut delil ve emare elde edilemediği yargılama sonucu tüm dosya kapsamından anlaşılarak, mahkemece sonucu verilen mahkumiyet kararının kaldırılmasına ve beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, KABUL VE GEREKÇE:
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde kavga ihbarı üzerine olay yerine giden kolluk görevlilerinin sanık K2 ile istinaf dışı K3 arasında kavga olduğunu tespit ettikleri, sanık ve diğer istinaf dışı K3'ın alınan ifadelerine göre uyuşturucu hap aldıklarını beyan ettikleri, bu beyanlar üzerine soruşturma başlatılıp kamu davası açıldığı, oysaki TCK 191. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için, kişinin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, ya da bu maddeleri kullanmış olması gerekmektedir. Görüldüğü üzere kanun koyucu sadece uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanmayı değil, kullanmak için satın almayı, kabul etmeyi ve bulundurmayı da bu kapsama dahil etmiştir. Bu sebeple kişinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığının ispatı ancak bilimsel yöntemlerle olabilir. Bu da ancak kişinin kan, idrar veya saçından alınan örnekler üzerinde gerekli bilimsel incelemelerin yapılması ile mümkündür. Yine kişinin uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanmak için satın aldığı, kabul ettiği veya bulundurduğu da ancak üzerinde veya bulunduğu çevrede bir miktar uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesi ile ispatı mümkündür.
Bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında; sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığının bilimsel yöntemlerle ispat edilmediği gibi, sanık ve kavga ettiği kişi üzerinde herhangi bir uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmediği, bu sebeple sanığın üzerine atılı suçu işlediği hususunda, sanığın ikrarı dışında, somut, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın delil yetersizliğinden beraattine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesi 27/02/2018 tarih 2017/890 esas 2018/223 Kararsayılı kararının tüm sonuçları ile birlikte CMK 280/2. maddesi gereğince ortadan KALDIRILMASINA,
2-) Sanık K2'nın üzerine atılı Kullanmak İçin Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Kabul Etmek veya Bulundurmak suçundan cezalandırılmasına ilişkin kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmediğinden CMK'nın 223/2.e maddesi gereğince BERAATİNE,
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde BIRAKILMASINA,
Dair; sanığın yüzüne karşı Cumhuriyet Savcısı ….(…..)'ın katılımı ve mütalaasına uygun olarak CMK'nın 291/1-2 maddeleri uyarınca tefhim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1. maddesi uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 22/01/2019tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)