(5237 S. K. m. 31, 43, 52, 62, 63, 188) (5271 S. K. m. 280, 223)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Dairemiz tarafından delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından davanın yeniden görülmesine karar verilmesi üzerine, Dairemizce yapılan kapalı yargılama sonucunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25/07/2017 tarih ve 2017/14543 Esas sayılı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan TCK'nun 188/3-4, 43, 31/3, 63. Maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Suça sürüklenen çocuk .... İlk Derece Mahkemesi'nde alınan savunmasında;" Olay saatinde .... beni yanına çağırdı, 10,00.-TL verdi ve sigara almamı istedi, bende bakkala gidip ona bir sigara aldım, bakkaldan sigarayı aldıktan sonra .... abinin yanına gittim, sigarayı ona verdim, daha sonra babam beni eve çağırdı, babam yemek yapmış oturup yediğimiz sırada polisler geldi, ne olduğunu anlamadık, bizi apartopar dışarıya çıkarttılar, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, uyuşturucu bana ait değildir, kimin olduğunu da bilmiyorum. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
İstinaf dışı sanık ....İlk Derece Mahkemesi'nde verdiği ifadesinde;" Ben yaklaşık 10-15 gündür arama yapılan ve arka odada uyuşturucu bulunan kaynanama ait evde misafir olarak kalıyordum, ....'ı da daha önceden cezaevinden tanırım, kendisi daha önce bir kaç gelip gitti, olay günüde .... evet gelmesiyle birlikte polisler eve baskın yaptı ve evde yapılan aramada uyuşturucu buldular, uyuşturucu bana ait değildir, kime ait olduğunuda bilmiyorum, kaynanamda uyuşturucu kullanmaz, ben Diyarbakır'da memleketimdeydim, denetim serbestliğim olduğu için Bursa'ya geldim, 4 tane çocuğum vardır, evde bizden başka kimse kalmaz, uyuşturucu kime ait olduğunu bilmiyorum, suçlamaları kabul etmiyorum. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
İstinaf dışı sanık ....İlk Derece Mahkemesi'nde verdiği ifadesinde; "Ben iddiaların hiç birini kabul etmiyorum, uyuşturucu kullanıyorum, arada bir kullanıyorum, sıkıntılarımdan dolayı uyuşturucu kullanıyorum kesinlikle satma suçlamasını kabul etmiyorum, son kez uyuşturucu içmek için oraya gitmiştim, abim açık ceza infaz kurumundaydı bir gün sonra çıkıyordu, ona söz vermiştim. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık .... İlk Derece Mahkemesince alınan beyanında: " Ben olay tarihinde pazar pazarında alkol aldım, daha sonra eski doğu garajının orada inerken büfeden tekrar alkol almak niyetiyle baktığımda büfenin yıkılmış olduğunu gördüm, orada sanıklardan ....'i göstererek ben bu arkadaştan adres sordum, bilmediğini söyledi, ben alkollü vaziyetteydim, alkol aldıktan sonra geri dönüşüm iş yerine gidecektim, o sırada polisler gelip aldı, karakola götürdüler, bana arkadaşla ilgili uyuşturucudan bahsederek birşeyler sordular, bende bilmediğimi daha doğrusu tanımadığımı, uyuşturucu ile bir ilgimin olmadığını, uyuşturucuda kullanmadığımı söyledim ve avukatta istedim, beni iki üç saat orada beklettiler, avukatta gelmedi, daha sonra teşhis yaptırdılar bende kime teşhis yapacağımı bilmediğimi, bilmediğim bir konuda teşhis yapmanın günah olacağını, aşırı alkollü olduğumu hatta adres sorduğum kişiyi bili tanıyamayacağımı söylememe rağmen bana teşhis işlemi yaptırdılar, ben uyuşturucu kullanmam şahıstan uyuşturucuda almadım. " demiştir.
Tanık ....İlk Derece Mahkemesince alınan beyanında:" Ben sanıkları daha önceden tanımam, sanık .... o gün bir ağacın altında oturuyordu sigara içiyordu, bende bir tane sigara istedim, bana bir tane sigara verdiğinde polisler bizi tuttu, benim üzerimde uyuşturucu buldular, ben üzerimdeki uyuşturucuyu başka bir kişiden almıştım, orada beni sigara isterken yakaladıkları için sen uyuşturucu buradan almıştım dedile bizi karakola götürüp baskı altında ifade verdirdiler, ben ....'dan uyuşturucu almadım. " demiştir.
Tanık .... İlk Derece Mahkemesince alınan beyanında:" Ben olay tarihinde .... Mahallesine gittim, uyuşturucu madde aldım, aldığım kişiyi tanımıyorum, daha önce de kendisinden almıştım, sonra yukarı doğru çıkarken memurlar durdurdular, üzerimi aramadan üzerimdeki maddeyi çıkartıp verdim, maddeyi verip kendini kurtarabileceğini mi zannediyorsun deyip beni dövmeye başladılar, kimden aldığımı sordular, bende tanımıyorum dedim, sen gel biz sana kimden aldığını göstereceğiz dediler, arabanın içerisinde bana eziyet ettiler, ondan sonra acemler emniyete götürdüler, sen dediğimizi yapacaksın, şu an yetki bizim elimizde, yoksa seni buradan ceza evine göndeririz dediler, kızmızılıdan aldım diyeceksin dediler, ben avukat istemediğim halde avukat gönderdiler, ben rapor isteyecektim rapor içinde bırakmadılar, hala kaburgam ağrımaya devam etmektedir, ben avukat istemiyorum diye söylediğimde bana sen avukatın yanında kırmızılıyı teşhis et dediler, ben o durumdayken kırmızılı olan babamda olsa teşhis ederdim, bir camın önüne götürüp orada kırmızılı olan kişiyi teşhis ettirdiler. "demiştir.
Tanık …. İlk Derece Mahkemesince alınan beyanında:" Ben uyuşturucuyu o mahallede almadım, başka mahalleden almıştım Ankara yolunda giderken polisler beni çevirdi, üzerimde uyuşturucu buldular bir takım fotoğraflar gösterdiler, ben hiç birisini tanımadım. İfade bana aittir doğrudur ancak olay tarihinde polis yol üzerinde bizi alır almaz dövüp baskı yaptı, karakola gittiğimizde de ailemin duymasını istemediğim için avukat istemediğimi söylememe rağmen birşey olmayacağını söyleyip avukat çağırdılar karakolda elektrikle de tehdit ettikleri için o şekilde bir ifade vermiştim ancak ifademin içeriğini kabul etmiyorum ben huzurda bulunan sanıkları hiç birisini görmedim, tanımıyorum, ben ayrıca okunan ifadem içeriğinde geçen .... ve .... isimli kişileri de tanımıyorum, kendileriyle arabada karşılaştım, arkadaşım değildirler." demiştir.
DELİLLER:
Olay, fiziki takip,ev arama, yakalama ve el koyma tutanağı, El koymanın onaylanması kararı, sanık ifadeleri, ...., ...., .... ve ....'ya ait ifade tutanakları, Kolluk tutanakları, Ön inceleme raporu, Canlı teşhis tutanakları, Nüfus-adli sicil kayıtları, Suça sürüklenen çocuğa, tanıklar ...., ...., ...., ...., .... ile ....'a ait ifade tutanakları, tartı torba ve mühürleme tutanağı, ön inceleme raporu, canlı teşhis tutanakları, olay-fiziki takip-ev arama-yakalama ve el koyma tutanakları, C.Savcısıyla yapılan görüşme tutanağı, sorgu tutanağı, itiraz dilekçesi, 25/07/2017 tarihli müzekkere, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/389 esas sayılı dosyası, nüfus ve sabıka kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
YEREL MAHKEME HÜKMÜ:
Mahkeme suça sürüklenen çocuğun suçunu sabit görerek, hakkında TCK'nun 188/3, 188/4-a, 31/3, 62, 52/2. maddeleri gereğince neticeten; 8 yıl 4 ay hapis ve 60,00.-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Suça sürüklenen çocuk .... hakkında verilen mahkumiyet kararı sonrası, suça sürüklenen çocuk müdafiinin, suçun sübutuna ve eksik inceleme sonucu mahkumiyet kararı verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunduğu görülmüştür.
DURUŞMA AÇILMASI KARARI:
Dairemizce yapılan incelemede, CMK'nun 280/1-a.b.c ve d bentlerindeki şartların bulunmaması nedeniyle CMK'nin 280/1-e bendi gereğince, suçun sübuta yönünden suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi amacıyla duruşma açılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İŞLEMLERİ:
Suça sürüklenen çocuk ....'nin Dairemizce Alınan Savunmasında; "Üzerine atılı suçlamayı kabul etmiyorum, dosyada ismi geçenlerden sadece ....'i babamın cezaevinden arkadaşı olması nedeniyle tanırım, olay günü ben evimizin kapısında oturuyordum babam bize içerde yemek yapıyordu, .... de evimizin karşısındaki minibüs duraklarının orada bir iki kişi ile oturuyordu bana ıslık çaldı yanına çağırdı, ben de yanına gittim bana 10 lira para verdi bana bir tane mavi lark sigarası alırmısın dedi ben de tamam dedim bakkala gittim sigara alıp getirip kendisine verdim, ....'ın yanında bir iki kişi vardı çimenlerin üzerinde oturuyorlardı, daha sonra ben yemek hazır olunca eve girdim, tam yemeğe oturduğumuzda .... bize geldi bir bardak su istedi babam su verirken bir anda polisler içeriye girdi, daha sonra bizi alıp karakola götürdüler, ben uyuşturucu madde kullanmam kesinlikle kimseye uyuşturucu madde de satmadım, aleyhime olanları kabul etmiyorum. " şeklinde ifade verdiği görülmüştür.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: " Her ne kadar SSÇ .... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan ilk derece mahkemesince mahkumiyet hükmü verilmiş ise de tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde SSÇ'nin istinaf dışı sanık ....'in eylemine katıldığına, uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturur şekilde somut herhangi bir eyleminin tespit edilemediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca SSÇ'nin atılısuçu işlediğine dair somut delil bulunmadığından mahkumiyeti yönündeki ilk derece mahkemesi hükmünün CMK'nın 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, suçu işlediği sabit olmayan SSÇ'nin CMK'nın 223/2.e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur. "demiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, OLUŞ, KABUL VE GEREKÇE:
Mahkemece suça sürüklenen çocuk .... hakkında üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan dolayı TCK'nun 188/3, 188/4.a, 31/3, 62 ve maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis ve 60,00TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; dosyada mevcut 16/07/2017 tarihli olay, fiziki takip, ev arama, yakalama ve el koyma tutanağına göre, kolluk görevlilerince Yıldırım İlçesi .... Mahallesi .... Sokak ve çevresinde uyuşturucu madde ticareti yapıldığı yönünde alınan bilgiler üzerine, suç tarihinde saat 16.00 sıralarında kolluk görevlilerinin fiziki takip yapmak üzere gerekli tertibatları aldıkları, bu sırada hakkında müsnet suçtan mahkumiyet kararı verilen istinaf dışı sanık ....'in suça sürüklenen çocuğun babası olup hakkında beraat kararı verilip kesinleşen .... ile birlikte kaldığı ikamet geldiğinin, ikamet önünde .... ile görüşüp ona bir poşet verdiğinin görüldüğü, poşet içerisinde uyuşturucu madde bulunduğunun, uyuşturucu madde satışı yapacaklarının ve uyuşturucu maddeyi ikamette sakladıklarının değerlendirildiği, aynı gün saat 16.40 sıralarında sokak üzerinde yürürken uyuşturucu madde kullanıcısı tanıklar ...., .... ve ....'in durduruldukları, adı geçenlerin her birinin üzerinde ayrı ayrı birer çıkı halinde uzmanlık raporuna göre, net 0,3-0,2-0,2 gram ağırlığındaki sentetik kannobinoid içeren uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, ...., .... ve ....'ın uyuşturucu madde kullanmak suçundan müdafiileri huzurunda şüpheli sıfatıyla verdikleri ifadelerinde, uyuşturucu madde almak için söz konusu yere geldiklerini, ....'den aralarında topladıkları 45 TL karşılığı uyuşturucu madde satın aldıklarını, uyuşturucu madde hoşlarına gidince ....'tan yeniden uyuşturucu istediklerini, bu sırada ....'ın yanına suça sürüklenen çocuk ....'ın geldiğini, aralarında birşeyler konuştuktan sonra ....'ın yanlarına gelerek elindeki peçeteye sarılı uyuşturucuyu avuçlarının içine döktüğünü, kendilerinin de yerden buldukları kağıtlarla uyuşturucuları çıkı haline getirdiklerini, sonrasında oradan ayrılıp yürüdükleri esnada polislerin yanlarına gelerek üzerlerinde birşey olup olmadığını sormaları üzerine uyuşturucu maddeleri polislere teslim ettiklerini belirttikleri, .... ve ....'yi teşhis ettikleri, kovuşturma aşamasında ise ifadelerinden dönerek ....'tan uyuşturucu almadıklarını belirttikleri, tanıkların soruşturma aşamasında verdikleri ifadelerinde, suça sürüklenen çocuğun kendilerine uyuşturucu madde sattığını bildirdikleri ....'ın yanına geldiğini beyan ettikleri görülmekle birlikte suça sürüklenen çocuğun ....'a uyuşturucu madde verdiğine dair bir görgü ve anlatımlarının olmadığı, suça sürüklenen çocuğun ifadesinde, ....'ın çağırması üzerine yanına gittiğini ve kendisine para verip sigara aldırttığını bildirerek suçlamaları kabul etmediği, olay tarihinde ....'nin ikametinde yapılan arama sonucu ele geçirilen ve kolluk tarafından düzenlenen ön inceleme raporuna göre, poşet içerisinde daralı ağırlığı 8,20 gram gelen sentetik kannobinoid olduğu belirtilen maddenin uzmanlık raporuna göre, uyuşturucu madde ihtiva etmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, suça sürüklenen çocuk ....'nin tanıklar ...., .... ve ....'e .... tarafından uyuşturucu madde satışı sırasında ....'ın yanına gittiği belli ise de, ....'a satması için uyuşturucu madde temin ettiğine dair tanıkların bir beyanlarının olmadığı, teknik veya fiziki bir tespitin bulunmadığının anlaşılması karşısında, suç sürüklenen çocuğun salt ....'ın yanına gitmesi nedeniyle tahmine dayalı olarak uyuşturucu madde ticareti eylemini işlediğinin veya iştirak ettiğinin kabulü mümkün görülmemiştir.
Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan "in dubio pro reo" yani "kuşkudan sanık yararlanır" kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan olası kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilebilmesinin başka bir yolu da bulunmamaktadır.
İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin adil yargılama hakkı başlıklı 6. maddesinin 2. fıkrası "kendisine bir suç isnat edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır" hükmü yer almaktadır. AİHM Barbera, Messegue and Jabardo İspanya davasında masumiyet karinesini özetle şöyle tanımlamaktadır. " Masumiyet karinesi, diğer bazı gerekliliklerin yanında, bir mahkemenin üyelerinin, sanığın kendisine isnat edilen suçu işlemiş olduğu önyargısıyla hareket etmemelerini güvence altına alan bir ilkedir. Kanıt yükü iddia makamının üzerindedir ve herhangi bir şüphe halinden sanık yararlanır." demektedir. Mahkeme emsal kararlarında ayrıca masumiyet karinesi ilkesinin bağlayıcılığının sadece mahkemeleri değil diğer devlet organlarını da kapsayacağına hükmetmiştir.
Bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında; suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediği hususunda, inkara yönelik savunmasının aksini gösterir mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan mahkumiyetine ilişkin ilk derece mahkemesi hükmünün CMK'nun 280/2 maddesi gereği kaldırılmasına ve suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığı anlaşılmakla, CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Bursa 5.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13/03/2018 tarih, 2017/389 Esas 2018/86 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk .... yönünden tüm sonuçları ile birlikte CMK 280/2. maddesi gereğince ortadan KALDIRILMASINA,
2-) Suça sürüklenen Çocuk ....'nin üzerine atılı Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılmasına ilişkin kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmediğinden CMK'nın 223/2.e maddesi gereğince BERAATİNE,
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde BIRAKILMASINA,
Dair;SSÇ ve SSÇ müdafinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ….(….)'ın katılımı ve mütalaasına uygun olarak CMK'nın 291/1-2 maddeleri uyarınca tefhim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1. maddesi uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 05/02/2019 tarihinde oybirliğiyle verilen karar KAPALI oturumda okunup usulen anlatıldı. (¤¤)