Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmekle;
CMK'nın 289/1-b maddesinde mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi halinin hukuka kesin aykırılık hali olarak belirlendiği ve 280/1-d maddesinde bu hukuka aykırılık nedeni bulunması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nin hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verileceğinin düzenlendiği,
Bu çerçevede, mağdurun soruşturma aşamasında vermiş olduğu 07/04/2017 tarihli ifadesinde; kendisinin …...isimli işyerini işlettiğini, olay tarihi olan 07/04/2017 günü saat tahmini 18:20 sularında daha önceden tanımadığı, ismini olaydan dolayı öğrendiği …. isimli şahsın gelerek, telefon satın almak istediğini söylediği, bunun üzerine tezgah üzerine 4 adet ..... marka telefonu bıraktığını, işyerinde başka bir işle ilgilendiği sırada …..'in tezgah üzerindeki bir adet beyaz renkli ..... S4 marka ikinci el mobil telefonu el çabukluğu ile alarak cebine attığını fark ettiğini, şahsa cebindeki telefonu çıkar bakayım dediğini, ancak; sanığın cebimde birşey yok diyerek karşılık verdiğini, ısrar etmesi üzerine çıkarmayınca, kendisinin zorla cebinden telefonu çıkartıp baktığında, işyerine ait tezgah üzerine bıraktığı telefon olduğunu anladığını, tartışmayı duyan yoldan geçenlerin işyeri önüne birikince …..'in sağ dizine birden tekme atıp, kalabalık içinden kaçmaya çalıştığını ve çevredeki vatandaşlarla polis ekiplerince sanığı yakaladığını beyan etmiş bulunması, dosyada mevcut Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğünden verilme 08/05/2017 tarihli, 2017/4671 numaralı raporda, mağdurun almış olduğu yaralanmadan dolayı şahsın yaşamının tehlikeye girmediği, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının belirtilmiş bulunması karşısında, sanığın eyleminin yağmaya teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmadığı yönünde delillerin takdir ve münakaşasının üst derece Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılması gerektiği, dolayısıyla Asliye Ceza Mahkemesince Görevsizlik Kararı verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunun 91. Maddesinde geçici koruma" Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla, kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir" şeklinde hüküm altına alınmış, bu kişilerin Türkiye'ye kabulü, Türkiye de kalışı, hak ve yükümlüklerinin Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirlenmiştir.
6458 Sayılı Kanunun 91.maddesi uyarınca çıkartılan geçici koruma yönetmeliğinin 21. Maddesinde, bu yönetmelik kapsamındaki yabancıların kayıtları sırasında kimliğine ilişkin belge sunamayan yabancının aksi ispat edilinceye kadar beyanının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi yada kimlik tespitine elverişli diğer biometrik verilerin esas alınıp, merkezi veri tabanına kaydedeceği, mevcut biometrik verilerle eşleştirileceği, kayıt altına alınan yabancıların bilgilerinin derhal Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bildirileceği, yabancıların kayıt bilgilerinin, doğum, ölüm, evlilik, boşanma, gönüllü geri dönüş gibi hallerde güncelleneceği, adres kayıt sistemine kaydedilecekleri düzenlemeleri getirilmiş, 22. Maddesinde ise kayıt işlemleri tamamlananlara Valilikler tarafından geçici koruma kimlik belgesi düzenleneceği, geçici koruma kimlik belgesi verilenlere 25/04/2006 tarihli ve 5490 Sayılı nüfus hizmetleri kanunu kapsamında yabancı kimlik numarası verileceği, belirtilmiştir.
6458 Sayılı Kanunun 121. Maddesine dayanılarak çıkartılan, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun uygulanmasına ilişkin yönetmelik 17/03/2016 tarih,29656 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
Somut olayda ise, sanığın Suriye vatandaşı olduğu, dosya kapsamında sadece kendisinin sunduğu suret halinde bulunan kayıt belgesinin bulunduğu;
SONUÇ: Suriye’ye yönelik, Adli Yardımlaşma taleplerine Dışişleri Bakanlığınca yapılacak bildirime kadar ara verilmesi karşısında, sanığın resmi kimlik bilgilerinin Diplomatik yazışmalarla belirlenemeyeceği sabit ise de, sanığa ait dosya içerisinde mevcut kayıt belgesinin ve kolluk tarafından tespit edilen parmak izlerinin, Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek, Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22. Maddeleri uyarınca, sanığın Türkiye ' ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numarasının tespit edilmesi, şayet kimliğinin bu şekilde belirlenmesinin mümkün olmaması halinde ise, bu kez sanığın fotoğrafları karara yapıştırılarak ve parmak izlerinin usulüne uygun şekilde alınarak karara eklenmesi suretiyle, hükümlülüğe karar verilmesi gerekir iken 5271 Sayılı CMK ' nun 209. Maddesine aykırı davranılması, ayrıca; sanığın sorguda Türkçe konuşamaması ve anlayamaması nedeniyle tercüman bulundurulduğunun belirtilmesi, emniyette ifadesinin tercüman vasıtasıyla alınmış bulunması ve istinaf dilekçesinde de sanık müdafiinin müvekkilinin ilkokul mezunu ve az miktarda Türkçe bildiğini, meramını anlatabilecek şekilde Türkçe bilmediğini belirtmiş bulunması karşısında, CMK'nın 202.maddesine göre tercüman vasıtasıyla savunmasının alınması gerekirken, buna riayet edilmemesi hukuka aykırı olduğundan, 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-d ve 289/1-d maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 5271 Sayılı CMK'nın 286/1 maddesi gereğince KESİN mahiyette olmak üzere, 09.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)