Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmekle;
Vicdanı kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
CMK'nın 170/3-a maddesinde ''görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;
a- )Şüphelinin kimliği ... gösterilir."
CMK'nın 147/1-a maddesinde "şüpheli veya sanığın kimliği saptanır, şüpheli veya sanık kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür."
CMK 230/1-b. maddesinde "...sanığın açık kimliği...yazılır" düzenlemeleri birlikte değerlendirildiğinde, suç haberinin alınmasıyla başlayan Ceza Muhakemesinde, şüpheye neden olan kişi ile iddianame düzenlenen kişinin ve yargılama sonucunda mahkum olan ya da beraat eden kişinin kimlik bilgilerinin tereddütsüz olarak örtüşmesi gerektiği, bu bağlantının Ceza Muhakemesi ilkelerinin gerçekleşmesi için en önemli gerekliliklerden olduğu muhakkaktır. Kimlik bilgilerinin soruşturma sırasında doğru olarak tespit edilmemesi ve kovuşturma aşamasında da bu hususta özenli davranılmaması halinde Anayasa'nın 38/4, ve İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/2. maddelerinde açıkça ifade edilen bir kimsenin suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar masum kabul edilmesine ilişkin masumluk karinesi ve de yine Anayasa'nın 38/6.maddesinde açıklanan ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesinin ihlal edilmesi söz konusu olacaktır. Hukuk devletinin en önemli amaçlarından birisi de suç oluşturan eylemlerin kimin tarafından yapıldığının tespiti ve buna ilişkin yasadaki yaptırımların doğru olarak uygulanması olduğu dikkate alındığında, suça ilişkin şüphenin başladığı anda şüpheli ile şahsın kimliğinin tereddütsüz olarak belirlenmesi ve doğru kişinin yargılanmasının gerektiği şüphesizdir. Son zamanlarda ülkemizde yoğun olarak Suriye ve de diğer ülkelerden göç eden insanların bulunması ve bu insanların toplum hayatında yoğun olarak yer alması, Suriye'nin savaş halinde olması ve Afganistan ve benzeri ülkelerde de adli yardımlaşma konusunda sözleşme veya benzeri eksiklikler ve olumsuzluklar sebebi ile yabancı uyruklu şahısların kimliklerinin tespiti konusunda zorluk çekildiği, bu şahısların bazen pasaportlarının dahi olmadığı, yanında getirdikleri kimlik bilgilerinin ise kimliğinin tespiti yönünde çok yetersiz olduğu görülmektedir. Bazı dosyalarda ise, sadece kimlik olduğu belirtilen belge fotokopileri ile soruşturma yapıldığı, bu belgelerdeki bilgiler üzerinden dava açılıp mahkumiyet hükmü kurulduğu, yargılama sürecinde şüpheli ve sanık statüsünde olan şahıs ile olayın başlangıcında suç ihbarına neden olan olayı gerçekleştirdiği iddia edilen kişinin aynı şahıs olup olmadığı hususunda tereddütlerin yoğun olarak oluştuğu anlaşılmıştır. Şüphelinin kimliği iddianamenin unsurlarındandır. Ancak yukarıda da belirtildiği gibi bir kişinin isminin iddianamede yazılı olması tek başına bir anlam ifade etmez, kimlik bilgilerinin, soruşturmaya neden olan ve o kişiye karşı şüpheyi yönelten olaylar ile uyumlu olması gerekir, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21/04/2015 tarih ve 2014/10-623 Esas, 2015/117 Sayılı kararında yabancı uyruklu olup yakalandığında üzerinde her hangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları ile ilgili araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır denilmiştir. 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunun 91. maddesinde geçici koruma " ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir" şeklinde hüküm altına alınmış bu kişilerin ülkeye kabulü Türkiye'de kalışı, hak ve yükümlülüklerinin Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. Bu madde uyarınca çıkartılan 13/10/2014 tarihli 2014/6883 Sayılı 22/10/2014 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan geçici koruma yönetmeliğinin 21. maddesinde bu yönetmelik kapsamındaki yabancıların kayıtları sırasında kimliğe ilişkin belge sunamayan yabancının aksi ispat edilinceye kadar beyanının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi yada kimlik tespitine elverişli diğer biometrik verilen esas alınıp merkezi veri tabanına kaydedileceği, mevcut biometrik veriler ile eşleştirileceği, kayıt altına alınan yabancıların bilgilerinin derhal Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bildirileceği yabancıların kayıt bilgilerinin doğum, ölüm, evlilik, boşanma, gönüllü geri dönüş gibi hallerde güncelleneceği, adres kayıt sistemine kaydedilecekleri, düzenlemeleri getirilmiş, 22.maddesinde ise kayıt işlemleri tamamlananlara Valilikler tarafından geçici koruma kimlik bilgisi düzenleneceği, geçici koruma kimlik belgesi verilenlere 25/04/2006 tarihli ve 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında yabancı kimlik numarası verileceği belirtilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk JUMALI JUMALIYEV ' in dosya içerisinde mevcut bilgilere göre, Azerbeycan vatandaşı olduğu, suça sürüklenen çocuğun nüfus ve adli sicil kayıtları ile ilgili hiç bir araştırma yapılmadan dosyada bulunan ikamet izin belgesi fotokopisindeki bilgilere dayanıldığı, yabancı uyruklu suça sürüklenen çocuğun nüfus kaydı ya da pasaportunun onaylı bir sureti ile adli sicil kaydının İnterpol Daire Başkanlığı aracılığıyla getirtilip, bu kimlik bilgileri ve adli sicil kaydına göre hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ile hakkında mahkumiyetine karar verilmek suretiyle 5271 Sayılı CMK'nın 209. maddesine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı olup, ceza yargılamamızda İstinaf Mahkemeleri, İlk Derece Mahkemeleri tarafından verilen son kararları hem maddi hemde hukuksal açıdan denetlemekle görevli olmakla birlikte CMK 282/1.maddesine göre " gerekli görülen tanıkların, bilirkişilerin dinlenmesine ve keşfin yapılmasına" açıklamasında dar anlamda istinaf usulünün kabul edildiği anlaşılmakla, sanığın kimliğine dair tereddütler giderilmeden denetim muhakemesi yapılamayacağı düşüncesi ile CMK'nın 289/1.maddesi delaleti ile CMK 280/1-d.maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
SONUÇ: Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 5271 Sayılı CMK'nın 284 ve 286/1 maddeleri gereğince KESİN olmak üzere 10.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)