İDDİANAME : Yukarıda açık kimliği yazılı müştekinin Burhaniye Mahallesi'nde bulunan Burhaniye Cami'nin imamı olduğu, 30/01/2017 günü yaptığı kontrollerde caminin yedek anahtarlarını bulumaması sebebiyle caminin güvenlik kamera kayıtlarını incelediği ve 29/01/2017 günü saat 14:45 ile 15:00 sıralarında 14-15 yaşlarında bir şahsın camiye girerek yedek anahtarı alarak çıktığını görmesiyle müracaatta bulunması üzerine olayla ilgili soruşturma başlatıldığı,
Soruşturma kapsamında, olay yeri güvenlik kamera kayıtlarından elde edilen görüntülerden olayı gerçekleştiren kişinin yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı bulunan suça sürüklenen çocuk Erdal Çakır olduğunun tespit edildiği,
Suça sürüklenen çocuk Erdal Çakır'ın alınan savunmasında, olay tarihinde namaz kılmak için camiye girdiğini, cami hocasının odasında bir anahtar gördüğünü ve aldığını, üç-dört tane anahtar olduğunu ve anahtarları caminin çıkışında çöpe attığını, hırsızlık amacının olmadığını ve niye yaptığını bilmediğini belirttiği,
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15 yaşından küçük olması sebebiyle İnegöl Devlet Hastanesi'nden alınan Zeka Değerlendirme Testi ve Bursa Dörtçelik Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nden alınan Psikiyatri Muayene Raporu ile birlikte atılı Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı ve bu fiil ile ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğinin tespiti için Bursa Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü'ne sevk edildiği ve buraca düzenlenen 22/08/2017 tarih ve 2017/7663 no'lu raporda suça sürüklenen çocuk Erdal Çakır'ın suç tarihinde işlediği Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiiller ile ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olmadığı kanaatinin bildirildiği, ayrıca dosyada mevcut suça sürüklenen çocuğa ait İnegöl Devlet Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu Raporu'nda suça sürüklenen çocuğun IQ:52 hafif düzeyde mental retardasyon olduğunun belirtildiği,
Tüm bu deliller, müştekinin beyanı, suça sürüklenen çocuğun ikrar mahiyetindeki savunması, olay yeri güvenlik kamera kayıtları ve tüm evrak kapsamı birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde müştekinin imam olarak görevli olduğu caminin içerisindeki odasından caminin yedek anahtarlarını çalmak suretiyle üzerine atılı Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık suçunu işlediği anlaşılmakla;
Suça sürüklenen çocuğun yargılanarak eylemlerine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 142/2.h.2, 31/2 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerekmekte ise de Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 22/08/2017 tarih ve 2017/7663 sayılı raporunda suça sürüklenen çocuğun işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu suçla ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğu belirtildiğinden suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı kanunun 5. maddesi uyarınca tedbire hükmedilmesi kamu adına talep ve iddia edilmiştir.
MÜŞTEKİ İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ BEYANINDA: Ben Burhaniye Mahallesi'nde bulunan Burhaniye Camii imamı olarak çalışırım, camiinin içerisindeki kapılara ait yedek anahtarlar cübbeleri astığımız yerdeki askılıkta açıkta bulundururuz, 30/01/2017 günü yedek anahtarların yerinde olmadığını görünce kamera kayıtlarını incelediğimizde bir çocuğun gelip anahtarı aldığını gördük, aldığı saat itibariyle saat 14:40 - 15:00 sıralarıydı, caminin içerisinden başkaca herhangi bir eşya hırsızlanmamıştır, hırsızlanan yedek anahtarların adedi 4 tanedir, bu anahtarların her birinin yeniden çıkartılma maliyeti 3 TL civarındadır, ancak biz kapı kilit göbeklerini her ihtimale karşı değiştirdik, sanıktan şikayetçi değilim, davaya katılma talebim yoktur, demiştir.
DELİLLER:Müşteki beyanı, suça sürüklenen çocuk savunması, olay yeri güvenlik kamera kayıtlarının bulunduğu CD, olayla ilgili tutanaklar, CD izleme ve görüntü çözüm tutanağı, suça sürüklenen çocuğa ait İnegöl Devlet Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu Raporu sureti, Bursa Dörtçelik Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhekimliği'nin raporu, Bursa Adli Tıp Kurumu raporları, nüfus adli sicil kaydı ve tüm soruşturma evrakı kapsamı.
SABIKA:Sabıkasız
MAHKEMENİN KABULÜ-Her ne kadar SSÇ Erdal ÇAKIR ' hakkında üzerine atılı Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık suçundan TCK'nun 142/2.h maddesine göre cezalandırılması talebi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de; SSÇ' nin suç tarihi olan 29/01/2017 tarihinde işlediği iddia olunan bina içinde muhafaza altına alınmış eşya üzerinde hırsızlık suçunun anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğine sahip olmadığı ve müşteki Ahmet İŞÇİ' nin mahkememiz huzurunda zararının karşılandığını ve şikayetinden vazgeçtiği beyan ettiği anlaşılmakla, SSÇ hakkında Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık suçunda açılan kamu davasının TCK 73/4. ve CMK 223/8 maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına, karar verilmiştir.
İSTİNAF:Cumhuriyet Savcısı Uğur Ali PEKGÖZ kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.
DURUŞMA AÇILMASI KARARI:Yerel mahkemece delillerin yeterince tartışılmadan ve değerlendirilmeden suça sürüklenen çocuğun TCK'nın 32.maddesi kapsamında ve ceza ehliyeti konusunda usulüne uygun rapor alınmadan hüküm kurulması, CMK'nun 230/1-b maddesine aykırı olduğu, bahsedilen hususlardaki kanuna aykırılık hallerinin ancak yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği, kanaatine varıldığından Cumhuriyet Savcısının istinaf talepleri yerinde görülerek, CMK 280/1.e. Maddesine göre duruşma hazırlığı işlemlerinin başlanmasına karar verilmiştir.
Dairemizin kovuşturma işlemleri sırasında:
Suça sürüklenen çocuk savunmasının alınması amacıyla 03/07/2019 tarihli dairemizdeki 2 nolu celsede hazır bulundurulmuş, ancak suça sürüklenen çocuğun sorulan sorulara cevap vermek istemediği, agrasif, sinirli tavırlar sergilediği, yanında bulunan annesine karşı sinirli ve öfkeli davranışlar içinde olduğu, ''ben bir şey anlatmam'' diyerek konuşmak istemediği gözlemlenerek tutanağa geçirilmiştir.
Suça sürüklenen çocuğun cezai ehliyeti konusunda rapor alınması amacıyla Bursa Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Müdürlüğü Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Başkanlığına tedavi evrakları ile birlikte sevki sağlanmış, buradan verilme raporda suça sürüklenen çocuğun orta düzeyde mental retardasyon rahatsızlığının bulunduğu, iddia edilen suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin olmadığı, cezai ehliyetinin olmadığı heyet raporuyla bildirilmiştir.
İlk derece mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında mahkemelerinin 2017/527 esas nolu dosyasında alınan sosyal inceleme raporunun bulunduğu görülmüştür.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAALASINDA:SSÇ Erdal ÇAKIR hakkında bina dahilinden hırsızlık yaptığından bahisle cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, İnegöl Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/526 esas ve 2018/10 karar sayılı kararı ile müştekinin şikayetinden vazgeçtiği gerekçesiyle TCK'nın 73/4 ve CMK'nın 223/8 maddeleri gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, karara karşı o yer Cumhuriyet Savcısının SSÇ'nin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmemiş olması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi, ayrıca güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf talebinde bulunulduğu, dairenizce duruşma açılarak SSÇ'nin yeniden raporunun aldırıldığı, buna göre SSÇ'nin orta düzeyde mental retardosyunu bulunduğu, işlediği iddia edilen suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunmadığının belirtildiği, bu haliyle düşme kararı verilmemesi gerektiği, istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla, İnegöl Asliye Ceza Mahkemesinin kararının kaldırılarak, bu defa SSÇ'nin TCK'nın 32/1 maddesinde kalır derecede akıl hastalığı bulunduğu anlaşılmakla, her ne kadar suçu işlediği sabit ise de, hakkında ceza verilmesine yer olmadığına kararının verilmesi, ayrıca Çocuk Koruma Kanunu gereğince hakkında uygun bir tedbir kararına hükmedilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur, demiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Toplanan delillerin değerlendirilmesinden, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamadan, yakalama ve gözaltına alma tutanağından, CD izleme ve görüntü çözüm tutanağından, tespit tutanağından, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamadan, özellikle Bursa Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Müdürlüğü Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Başkanlığı tarafından verilen rapordan ve tüm dosya kapsamından, suça sürüklenen çocuğun müştekinin imam olarak görevli olduğu caminin içerisindeki odasından caminin yedek anahtarını çalmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediği anlaşılmış, İnegöl 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/526 esas, 2018/10 karar sayılı dava dosyasında suça sürüklenen çocuk Erdal ÇAKIR tarafından ''bina ya da eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık'' suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında, ilk derece mahkemesi tarafından Suça sürüklenen çocuk hakkında müştekinin şikayetinden vazgeçtiği gerekçesiyle TCK'nın 73/4 ve CMK'nın 228 maddeleri gereğince davanın düşürülmesine dair karar verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet Savcısı Uğur Ali PEKGÖZ tarafından istinaf talebinde bulunulduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında ceza ehliyeti bulunmadığından, ceza verilmesine yer olmadığına ve çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine karar verilmesi gerekirken düşme kararı verilmiş olduğundan, kararın kaldırılmasının talep edildiği, istinaf talebinin yasal süresi içinde usulüne uygun olduğu anlaşılmakla, CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine karar verildiği, dairemizce yapılan yargılamada, suça sürüklenen çocuğun TCK'nın 31/2 ve 32.maddeleri kapsamında işlediği iddia edilen suça karşı ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususnda rapor aldırılmasına karar verildiği, Uludağ Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen rapora göre, suça sürüklenen çocuğun orta düzeyde zeka geriliğinin bulunduğu, işlediği iddia edilen suçun suç tarihi itibariyle hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin olmadığının, ceza ehliyetinin olmadığının bildirilmiş olduğu anlaşılmakla, buna göre ilk derece mahkemesi tarafından verilmiş olan düşme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varıldığından, CMK'nın 280/ek-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiş, dairemizce suça sürüklenen çocuk hakkında yeniden hüküm kurularak; suça sürüklenen çocuk Er..... hakkında ''bina yada eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık'' suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de, suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen rapora göre, suça sürüklenen çocukta orta düzeyde zeka geriliği bulunmakta olup, işlediği iddia edilen suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin olmadığı, ceza ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği sabit olmakla birlikte, TCK'nın 31/2, 32, 56 ve CMK'nın 223/4-b maddeleri gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, TCK'nın 56/1 maddesi delaletiyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 5/1-a maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenmiş olan sosyal inceleme raporu da gözetilerek, danışmanlık tedbiri uygulanmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 5/1-b maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında eğitim tedbiri uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İnegöl 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/526 esas, 2018/10 karar sayılı dava dosyasında Suça sürüklenen çocuk E..... tarafından ''bina ya da eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık'' suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında, ilk derece mahkemesi tarafından Suça sürüklenen çocuk hakkında müştekinin şikayetinden vazgeçtiği gerekçesiyle TCK'nın 73/4 ve CMK'nın 228 maddeleri gereğince davanın düşürülmesine dair karar verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet Savcısı Uğur Ali PEKGÖZ tarafından istinaf talebinde bulunulduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında ceza ehliyeti bulunmadığından, ceza verilmesine yer olmadığına ve çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine karar verilmesi gerekirken düşme kararı verilmiş olduğundan, kararın kaldırılmasının talep edildiği, istinaf talebinin yasal süresi içinde usulüne uygun olduğu anlaşılmakla, CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine karar verildiği, dairemizce yapılan yargılamada, suça sürüklenen çocuğun TCK'nın 31/2 ve 32.maddeleri kapsamında işlediği iddia edilen suça karşı ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususnda rapor aldırılmasına karar verildiği, Uludağ Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen rapora göre, suça sürüklenen çocuğun orta düzeyde zeka geriliğinin bulunduğu, işlediği iddia edilen suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin olmadığının, ceza ehliyetinin olmadığının bildirilmiş olduğu anlaşılmakla, buna göre ilk derece mahkemesi tarafından verilmiş olan düşme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varıldığından, CMK'nın 280/ek-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının KALDIRILMASINA,
Dairemizce suça sürüklenen çocuk hakkında yeniden hüküm kurularak;
1-Suça sürüklenen çocuk Erdal ÇAKIR hakkında ''bina yada eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık'' suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de, suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen rapora göre, suça sürüklenen çocukta orta düzeyde zeka geriliği bulunmakta olup, işlediği iddia edilen suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin olmadığı, ceza ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği sabit olmakla birlikte, TCK'nın 31/2, 32, 56 ve CMK'nın 223/4-b maddeleri gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-TCK'nın 56/1 maddesi delaletiyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 5/1-a maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenmiş olan sosyal inceleme raporu da gözetilerek, danışmanlık tedbiri uygulanmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 5/1-b maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında eğitim tedbiri uygulanmasına,
3-Dairemizce yapılan yargılama nedeniyle sarf edilen posta ve tebligat masrafları ile rapor aldırılması hususunda yapılan masrafların hazine üzerinde bırakılmasına,
Dair, SEGBİS yoluyla hazır bulunan suça sürüklenen çocuk müdafiinin yüzüne karşı, suça sürüklenen çocuğun ve müştekinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısının katılımıyla, mütalaaya uygun, oybirliğiyle, istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk müdafi yönünden tefhim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup, hakime onaylatma veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe verilmesi ya da ceza infaz kurumu idaresine müracaat ederek YARGITAY'DA TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE, kapalı olarak verilen karar usulen okundu, anlatıldı. 22/01/2020 (¤¤)