Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Olay sonrasında suça konu ..... plakalı aracın kontak üzerinde anahtar bulunduğu halde, park edilmiş şekilde tespit edildiği, mağdurun aracın kapılarını kilitlediğini ve de araç çalındığı sırada başka bir anahtar kullanıldığını beyan ettiği dikkate alındığında, eylemin taklit anahtar kullanmak suretiyle işlendiği, bu hali ile TCK 142/2-d.maddesine uygun olduğu anlaşılmakla birlikte yanılgılı nitelendirme ile aynı zamanda kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçuna uygun olduğu gerekçesi ile TCK 142/2-h.maddesinin de uygulandığı anlaşılmışsa da suç konusunun değeri, suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğuna göre cezanın asgari hadden ayrınılmak suretiyle belirlenmesinin ve arttırım oranının TCK 61.maddesine uygun olduğu kabul edilmiştir.
Tekerrür hükümleri uygulanırken tekerrüre esas alınan Bursa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/1112 Esas 2018/467 Karar sayılı kararının ikinci kez tekerrüre neden olmasına rağmen birinci kez tekerrür oluşturduğu gerekçesi ile hüküm kurulması hukuka aykırı ise de aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından CMK 280/1-g.maddesi gereğince davanın yeniden görülme sebebi yapılmamıştır.
Mahkemenin kararında eleştirilen hususlar dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 5271 Sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince kesin mahiyette olmak üzere 21/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)