(5271 S. K. m. 223) (5237 S. K. m. 53, 142)
İDDİANAME: Sanık hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Eşya Hakkında Hırsızlık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEMEDEKİ SAVUNMASINDA: " ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki ben müştekiyle aynı bölükteydim ancak aynı koğuşta değildim. Koğuşlarımız farklı idi. Farklı koğuşlardaki kişilerin birbirlerinin koğuşlarına girdikleri zaman kayıt altına alınır. Nöbetçileri vardır. Ben müştekinin koğuşuna kesinlikle girmedim müştekinin telefonunu almadım dedi. S4 mini marka cep telefonunu seyyardan 80-100 TL arası bir fiyata aldım. Ben seyyardan cep telefonunu öğleden sonra 15,00 sıralarında aldım. Seyyar satıcının telefon numarası adresi falan yoktur bende. Telefonun faturası da yoktur. Ben daha sonra aldığım telefon bozulduğu için Afyonda 20 TL ye sattım. Ben Edremit PTT karşısında seyyar telefoncuya gittiğimde 3 veya 4 tane telefona kendi hattımı takarak telefonları denedim. Aldığım telefon S3 mini yada S4 mini olabilir bu telefonu 80 TL civarında satın aldım. Ben müştekiye ait telefonu hırsızlamadım yada bir iş yerinden satın almadım " şeklinde savunmada bulunmuştur.
MAĞDUR: Olay tarihinde Balıkesir Edremit 19. Motorlu piyade tugayı 2. Piyade taburu karargah ve karargah bölüğünde askerlik görevimi yapmaktaydım, yemeğe gitmiştim, o esnada telefonumu koğuşta şarja takmıştım, geldiğimde telefonum yerinde yoktu. Kamera kayıtlarında koğuşa giren beş kişiden biri de sanıktı, elimde bir kanıt yoktu, telefonun IM ini savcılığa vermiştim, sinyallerden sanığın benim telefonumu kullandığı tespit edildi, kendisi benim telefonu bana vermedi ama telefonun maddi karşılığı olan 1480 TL yi bana iade etti. Kendisinden şikayetçi değilim zararım karşılanmıştır, davaya katılmak istemiyorum. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER: müşteki beyanı, şüpheli savunması, hts kayıtları, araştırma tutanakları, adli sicil kaydı, nüfus kaydı ile tüm dosya kapsamı.
SABIKA: Sabıkasız
MAHKEMENİN KABULÜ: Her ne kadar sanık hakkında müştekiye yönelik Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Eşya Hakkında Hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle TCK'nın 142/1-a maddesi gereğince cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmış ise de sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından atılı suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF: Cumhuriyet savcısı kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.
DURUŞMA AÇILMASI KARARI: Sanık hakkında iddia edilen delillerin yeterince değerlendirilmeden ve tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu bu aykırılık halinin yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği,
Dairemizin kovuşturma işlemleri sırasında:
SANIK SAVUNMASINDA: Atılı suçlamayı kabul etmiyorum ilk derece mahkemesindeki savunmalarımı tekrarlıyorum bunun yanında mahkemeye el yazısı ile yazıp gönderdiğim dilekçemdeki savunmalarımı tekrarlıyorum, okunmasını istiyorum demiştir.
C.SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: Sanık hakkında "Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Eşya Hakkında Hırsızlık" suçundan TCK'nun 142/1-a, 53/1-2. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Edremit 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından atılı suçtan CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, karara karşı Cumhuriyet Savcısının "Mağdur ile sanığın aynı yerde vatani görevlerini yaptıkları, mağdurun çalınan cep telefonuna 02/07/2017 tarihinde sanık tarafından hat takılıp kullanıldığının BTK kayıtları ile sabit olduğu, ayrıca, mağdur mahkemece talimatla alınan beyanında olay günü koğuşuna giden beş kişiden birinin sanık olduğunu kamera kayıtlarında gördüğünü beyan etmiş olması gözönünde bulundurularak sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu" belirterek yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Yerel mahkemece , müştekinin telefonunun çalındıktan yaklaşık 7 gün sonra sanığın hattının suça konu telefona kısa süreliğine takıldığı, 7 gün içerisinde telefonun elden ele geçme ihtimalinin bulunduğu hatta bir başkası tarafından da seyyar satıcıya satılma ihtimalinin olduğu olaydan hemen sonra sanık tarafından kullanıldığına dair dosya içerisinde bilgi belge bulunmadığı, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği kabul edilerek, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş ise de;
Sanık hakkında deliller yeterince değerlendirilmeden beraat kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, dairemizce duruşma açılarak yapılan yargılama sırasında toplanan deliller ve mağdurun çalınan cep telefonuna 02/07/2017 tarihinde sanık tarafından hat takılıp kullanıldığının BTK kayıtları ile sabit olduğu, ayrıca sanığın kolluktaki beyanında mağdura ait cep telefonunu teskeresini aldığı tarih olan 01/07/2017 tarihinde Edremit Çarşı Merkez de seyyar olarak tezgah açan ismini bilmediği ve görse teşhis edemeyeceği bir şahıstan satın almak için kendi hattını takarak denediğini beyan etmiş ise de; askerlik şubesine yazılan yazı cevabında sanığın terhis tarihini 06/07/2017 tarihi olarak bildirilmiş olması, mağdurun beyanına göre koğuşa giren beş kişiden birisinin sanık olduğunun tespit edilmiş olması dikkate alındığında, sanığın terhis olmadan önce suça konu cep telefonuna kendi hattını takarak kullandığı, bu durum karşısında savunmasının gerçek durumu yansıtmadığı, dolayısıyla sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarda bulunduğu anlaşıldığından, savunmasına itibar edilmemiş ve üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunun 132/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına dair yeniden hüküm kurulması gerektiğinden Cumhuriyet Savcısının istinaf talebinin kabulü ile CMK'nun 280/2.maddesi gereğince yerel mahkemenin kararı kaldırılarak sanığın eylemine uyan Askeri Ceza Kanunun 132/1.maddesi gereğince cezalandırılmasına dair yeniden hüküm kurulması mütalaasında bulunmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Olay tarihinde mağdur ile sanığın aynı bölükte askerlik görevini yaptığı, mağdurun koğuşta telefonunu şarja taktığı, geri döndüğünde telefonun olmadığını anladığı, mağdurun şikayeti üzerine BTK'ya yazılan müzekkere yazı cevabında olaydan 1 hafta sonra sanığın hattının telefona takıldığının tespit edildiği, sanık soruşturma sırasındaki ifadesinde tezkeresini aldığı gün Edremit merkezinde bulunan seyyar telefon satan kişiden telefon almak istediğini, bu sırada sim kartını 3-4 adet telefona takıp denediğini, sonrasında da Samsung S4 marka telefonu satın aldığını, suça konu Samsung J5 modelindeki telefonu hiç kullanmadığını savunduğu, yargılama aşamasında ise benzer şekilde ifade verdiği ancak göndermiş olduğu dilekçede tezkere tarihinde 1 gün tatil yapmak amacıyla diğer tezkere alanlar ile birlikte Akçay'a gittiklerini, bu sırada diğer şahısların kendisinden sim kartını alıp kullanmış olabileceğini savunduğu anlaşılmış ise de, olay tarihinde mağdur ile aynı bölükte görev yapan sanığın kullandığı hattın bu şekilde bir tesadüf ile suça konu telefonla eşleşmesi olayının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sanığın çeşitli aşamalarda ifadesinin önemli ölçüde farklılaştığı, her ne kadar dosya içerisinde örneği bulunmuyorsa da şikayetinden vazgeçtiği anlaşılan ve samimi olarak ifade verdiği kanaati oluşan mağdurun olay sonrası koğuş yakınında bulunan kamera kayıtlarında koğuşa giren 5 kişiden birinin sanık olduğunu beyan etmesi dikkate alındığında, sanığın inkar içerikli savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, aleyhine olan delillerin suçu ispatladığı kanaati oluşmuş, sanığın eylemine uyan 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunun 132.maddesi gereğince cezalandırılmasına TCK 62.maddesi gereğince cezasının indirilmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
Edremit 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/115 Esas 2018/715 Karar sayılı dava dosyasında sanık Nebi ...... hakkında "kamu kurum veya kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık" suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında sanığın CMK 223/2-e.maddesi gereğince beraatine dair karar verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet Savcısı tarafından sanığın atılı suçu işlediğinden mahkumiyetine dair karar verilmesi gerektiğinden bahisle istinaf talebinde bulunulduğu, istinaf talebinin yasal süresi içinde ve usulüne uygun olduğu anlaşılmakla yapılan değerlendirme neticesinde CMK 280/1-e.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine karar verildiği, dairemizce yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesinin sanık hakkında vermiş olduğu beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varıldığından CMK 280/ek-2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Dairemizce yeniden hüküm kurularak
1-) Sanığın belirtilen suç tarihinde askerlik görevini yapmakta olduğu, ayrı koğuşta bulunan mağdura ait cep telefonunu mağdurun kalmakta olduğu koğuştan hırsızlık amacıyla aldığı, sanığın suç tarihinde askerlik görevini yapmakta olduğu anlaşıldığından sanık hakkında 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, bu kanuna göre sanığın hırsızlık suçundan eylemine uyan 132.maddesi gereğince suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri gözetilerek taktiren alt sınırdan 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-) Sanığın dosya kapsamından anlaşılan tutanaklara yansıyan yargılama sürecindeki tutum ve davranışları gözetilerek verilen cezada TCK'nun 62.maddesi gereğince taktiren 1/6 oranında indirim yapılmak sureti ile 5 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-) Sanığın dosyaya yansıyan sosyal ve kişisel halleri, geçmişi, sabıkasız oluşu hususları gözetilerek CMK'nın 231.maddesi gereğince sanık hakkında verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
CMK'nın 231/8 maddesi gereğince sanık hakkıda 5 YIL DENETİM SÜRESİ BELİRLENMESİNE, denetim süresinde her hangi bir yükümlülük belirlenmesine yer olmadığına,
CMK'nın 231/10-11 maddeleri gereğince sanığın denetim süresinde kasıtlı yeni bir suç işlemesi halinde kararın açıklanacağı, denetim süresinin iyi halli geçirilmesi durumunda açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceğinin sanığa ihtaren bildirilmesine (ihtarat yapıldı)
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada sarf edilen yargılama giderlerine dairemizce yapılan yargılama nedeniyle sarf edilen posta ve tebligat masrafları eklenmek suretiyle toplam 56.00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına
Dair SEGBİS ile hazır bulunan sanığın yüzüne karşı mağdurun yokluğunda, C. Savcısının katılımı ile mütalaaya uygun sanığa tefhim itibaren 7 gün içerisinde hükmü veren dairemize bir dilekçe verilmesi, yada zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak veya bir başka ilk derece mahkemesi yada bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek suretiyle yada tutuklu veya hükümlü ise ceza evi idaresine müracaat ederek zabta geçirtmek suretiyle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE oybirliği ile verilen karar usulen okundu, anlatıldı. 29/01/2020 (¤¤)