İDDİANAME : Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile; Müşteki ile şüphelinin aile dostu oldukları, bu nedenle şüphelinin müştekinin evine sık sık gittiği, olaydan önce müşteki ve şüphelinin, birlikte müştekinin emekli maaşını çekmeleri nedeniyle şüphelinin müştekiye ait kart şifresini öğrendiği, 28/01/2018 tarihinden birkaç gün önce şüphelinin müştekinin evinde bulunduğu sırada ona ait kredi kartını askıda bulunan pantolonun cebinden aldığı, daha sonra bu kartla 28/01/2018 tarihinde 500 TL para çektiği bu şekilde şüphelinin üzerine atılı bina dahilinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık ve Kredi Kartının Kötüye Kullanılması suçlarını işlediği müşteki beyanı, tanık anlatımı, samimi şüpheli ikrarı ve tüm soruşturma dosyası kapsamından anlaşılmış, her ne kadar müştekinin şikayetinden vazgeçtiği görülse de atılı suçların takibi şikayete bağlı suçlar olmaması sebebiyle şüpheli hakkında kamu davası açılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
YEREL MAHKEMEDEKİ SAVUNMASINDA: '' Ben daha önce ifade vermiştim o ifadem doğrudur aynen tekrar ederim, iddianame bana tebliğ edilmemiştir. Ancak yüzüme karşı okunan iddianameye karşı savunmamı yapmak için süre talebim yoktur; müşteki benim kayınvalidem tarafından akrabam oluyordu. Ancak ben kendisine dayı diyordum. Ben o dönemde evliydim. Eşim çalışmıyordu. Engelli olarak işe girdim. 3 ay kadar çalıştım. Ancak bana engelli sigortası yerine normal sigorta yapılınca engelli maaşım kesildi. Kredi kartı verilmişti. Harcama yapmıştım. Maaşım kesilince kredi kartı borcumu ödeyemedim. İcralık oldum. Aylık 500 TL ödeyeceğim şeklinde taahhütname imzaladım ancak eski eşimin kardeşi bana yardım edeceğini söylemesine rağmen kayınvalidemin beyin kanaması geçirmesi nedeniyle yardımcı olamadı. Taahhütname gereğince o gün parayı ödemem gerekiyordu. Mağdur dayımdan parayı istesem verirdi ancak istemeye yüzüm yoktu. Ben de kartından çekeyim engelli maaşımı alınca kendisine söyler veririm diye düşündüm ve bu şekilde kartı cüzdanından aldım. Markete gittiğimizde şifresini görmüştüm. 500 TL çektim. Bu para ile taahhütname borcumu kapattım. Daha sonra kaymakamlıktan engelli maaşım yatınca dava açıldıktan sonra mağdura parasını iade ettim ancak bu sürede mağdur durumu öğrenmişti. Ben daha önce hiç böyle bir şey yapmadım. Taahhütname gereğince ödemede bulunmazsam çocuğum ile beraber hapse girecektim. Mecbur kaldım. Olay nedeniyle çok pişmanım. Mağdurun zararını giderdim. Kartını da iade ettim. Kartı kullandıktan sonra yerine koydum. Lehime olan tüm hükümler uygulansın, hakkımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim. Kamuya yararlı işte gönüllü olarak çalışmayı kabul ederim. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
MAĞDUR: ''Ben daha önce ifade vermiştim o ifadem doğrudur aynen tekrar ederim, Ocak ayında benim kartımdan para çekilmiş. Ben Ülkü den sordum. İnkar etti. Ben de bunun üzerine suç duyurusunda bulundum. Daha sonra Ülkü itiraf etti. Nisan ayında da benim kartımdan çektiği parayı iade etti. Şikayetçi değilim. İsteseydi zaten ben para verirdim. Katılma ve zarar talebim yoktur '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:Müşteki beyanı, şüpheli savunması, tanık anlatımı, kredi kartı hesap ekstresi, adli sicil ve nüfus kaydı,
MAHKEMENİN KABULÜ: A-1-Her ne kadar sanık hakkında mağdura karşı bina dahilinden hırsızlık suçundan dolayı kamu davası açılmış ise de sanığın hırsılık suçunu bankaya olan borcunu ödemek ve daha sonra mağdurdan aldığı parayı iade etmek için işlediği eylemin kullanma hırsızlığı suçuna tekabül ettiği ve şikayete tabii olduğu ve mağdurun da şikayetçi olmadığı anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle 5237 sayılı TCK nun 146 ve 73/4.maddeleri ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Yargılama giderlerinin Kamu üzerinde bırakılmasına,
B-1-Sanığın mağdura karşı banka kartının kötüye kullanımı suçunu işlediği anlaşıldığından TCK’ nın 61. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, failin kusurluluk derecesi, olay nedeniyle meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak eylemine uyan TCK 245/1 maddesi gereğince takdiren 3 YIL HAPİS VE 120 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
2-Sanık tarafından kovuşturma aşamasında mağdurun zararı giderildiği için TCK 168/2 maddesi gereğince ceza 1/2 oranında indirilerek 1 YIL 6 AY HAPİS VE 60 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3- Sanığın duruşmada gözlenen olumlu tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezası TCK.nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek 1 YIL 3 AY HAPİS VE 50 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığa verilen cezada başkaca arttırım veya indirim yapılmasına kanunen ve takdiren yer olmadığına,
5-Sanığa tayin edilen 50 gün karşılığı adli para cezasının 5237 sayılı TCK’ nun 52. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak 1 günün karşılığının 20,00 TL olarak takdiri ile neticeten 1000,00 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına, (Yapılamadı )Sanığın ekonomik ve kişisel durumu gözönünde bulundurularak verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK 52/4 maddesi gereğince birer ay ara ile 10 eşit taksitte sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına ( ihtar edilemedi )
6-Sanığın 5237 sayılı TCK.'nun 53/1-a, b, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, TCK.'nun 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan TCK.'nun 53/3 maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar YOKSUN BIRAKILMASINA
7-Sanığın CMK.nın 231/5 maddesi gereğince daha önce herhangi bir mahkumiyetinin olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması nedeni ile HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA.
8-Sanığın CMK’nın 231 / 8 maddesi gereğince 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına.
9-Sanığın sabit bir işi ve mesleği bulunması ayrıca kişisel , sosyal ve ekonomik durumuna göre hakkında takdiren CMK’nın 231/8 a,b,c bentlerinde belirtilen hükümlülükler altına alınmasına , veya denetimli serbestlik hükümlerine tabi tutulmasına yer olmadığına
10-Sanığın CMK’nın 231/10 maddesi uyarınca denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak düşme kararı verileceği, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı hususunun sanığa ihtarına. ( ihtarat yapılamadı)
11-Kararın CMK’nın 231/13 maddesi gereğince mahkemece tutulacak özel bir Sisteme ( deftere ) kaydı yapılmak sureti ile takibine,
12-Sanığın yargılanması için yapılan 3 tebligat gideri 42.00 TL yargılama giderlerinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
İSTİNAF: Cumhuriyet Savcısı AHMET ŞENOL kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.
DURUŞMA AÇILMASI KARARI: Yerel mahkemece deliller yeterince tartışılmadan ve değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, bu hukuka aykırılık halinin yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği,
Dairemizin kovuşturma işlemleri sırasında:
SANIK SAVUNMASINDA : Savunmalarımı tekrarlıyorum, benim uzaktan akrabam olan ve kendisine dayı diye hitap ettiğim müştekinin banka maaş kartını onun haberi olmadan almıştım bu kart ile 500 TL kadar para çektim, yine dayımın haberi olmadan aynı gün kartını yerine bırakmıştım, çektiğim parayı sonradan dayıma geri ödedim o dönemde ihtiyacım vardı, belki istesem dayım bu parayı bana verebilirdi ancak borçlarım vardı borcumu kapatma düşüncesindeydim pişmanım zararı da karşıladım, dayımın kartını evine temizlik için gittiğimde pantalonunun cebinden almıştım, gündüz vaktiydi demiştir.
C.SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: Sanık hakkında "Bina Dahilinde Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık, Başkasına Ait Banka veya Kredi Kartının İzinsiz Kullanılması Suretiyle Yarar Sağlama" suçundan TCK'nun 142/2-h, 245/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın eyleminin kullanma hırsızlığı suçuna tekabül ettiği ve şikayete tabii olduğu ve mağdurun da şikayetçi olmadığı anlaşıldığından açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle TCK'nun 146. ve 73/4.maddeleri ve CMK'nun 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine, TCK'nun 245/1,168/1,62/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı Cumhuriyet Savcısının " Sanığın mağdura ait Banka kartının çalınması eylemini TCK'nun 146. Maddede düzenlenen Kullanma hırsızlığı olduğu, söz konusu suçun şikayete tabi olduğu, mağdurun da şikayetçi olmadığı gerekçesiyle CMK'nun 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine, ayrıca sanığın Banka ve Kredi Kartarının kötüye Kullanılması eyleminden dolayı da cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın mağdura ait şifresini bildiği Banka kartını çalarak mağdurun hesabından para çekmiş olması dikkate alındığında, hakkında TCK'nun 146/son cümlesinde düzenlenen kullanma hırsızlığı suçunda malın suç işlemek için kullanılması halinde uygulanmayacağı düzenlenmiş olup, dava konusu olayda sanığın çalmış olduğu kredi kartı TCK'nun 245/1. Maddesi kapsamında kalacak şekilde suç işlemek için kullandığı, dolayısıyla sanığın bina ve eklentilerinde bulunan eşya hakkında hırsızlık suçundan cezalandırılması gerektiğini" belirterek yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Yerel mahkemece , sanık ile mağdurun arasında uzaktan akrabalık bulunduğu, sanığın bankaya olan borcunu kapatıp daha sonra iade etmek üzere mağdura haber vermeksizin mağdurun cüzdanından banka kartını alarak 500 TL para çektiği ve kartı yerine koyduğu, mağdurun daha sonra durumu fark ettiği, şikayetçi olduğu, sanık tarafından kovuşturma aşamasında mağdurun zararının giderildiği, mağdurun şikayetçi olmadığı, sanığın samimi beyanlarına itibar edilerek, bankaya olan borcunu kapatım daha sonra iade etmek üzere kartı ve parayı aldığı böylece sanığın eyleminin kullanma hırsızlığı suçunu oluşturduğu kabul edilerek, şikayete bağlı bu suç yönünden TCK'nun 146/1 CMK'nun 223/8.maddeleri gereğince kamu davasının düşürülmesine, eylemine uyan kredi kartının kötüye kullanılması suçundan TCK'nun 245/1,168/1,62/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Deliller yeterince tartışılmadan ve değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, dairemizce duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda Cumhuriyet Savcısının istinaf talebinde belirttiği şekilde hırsızlık konusu kredi kartının kullanarak para çektiği, sanığın bu şekilde çalmış olduğu kredi kartına TCK'nun 245/1.maddesi kapsamında kalacak şekilde suç işlemek amacıyla kullandığı, dolayısıyla sanığın bina ve eklentilerinde bulunan eşya hakkında hırsızlık suçundan cezalandırılması gerektiği anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısının istinaf talebinin kabulü ile CMK'nun 280/2. Maddesi gereğince yerel mahkemenin kararı kaldırılarak sanığın "Bina Dahilinde Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık" eylemine uyan TCK'nun 142/2-h, 168/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına dair yeniden hüküm kurulması mütalaasında bulunmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Olay tarihinde sanığın eski kayınvalidesinin arkadaşı olan mağdurun evine gittiği sırada cüzdanından bankamatik kartını alıp 500 TL parayı çektiği, bu para ile İcra Müdürlüğündeki borcunu ödediği, kovuşturma aşamasında mağdurun zararını giderdiği, yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda sanığın kredi kartının kötüye kullanılması suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına , bina dahilinden hırsızlık suçundan ise eylemin kullanma hırsızlığı suçuna uyduğu, mağdurun şikayetinden vazgeçtiği gerekçesi ile kamu davasının düşmesine şeklinde karar verildiği, Cumhuriyet Savcılığınca sanığın hırsızlığa dair eyleminin kullanma hırsızlığı suçunu oluşturmayacağı bu nedenle düşme kararı verilemeyeceği gerekçesi ile istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmakla, yapılan yargılama sonunda sanığın 500 TL çekerek kullandığı bankamatik kartının çalınması eyleminin başka bir suç işlemek için işlenmesi karşısında kullanma hırsızlığı suçunu oluşturmayacağı, sanığın bu suretle bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği, sanığın ikrarı, mağdurun ifadesi ve tanık anlatımından anlaşılmakla eylemine uyan TCK 142/2-h.maddesi gereğince cezalandırılmasına, sanık bankamatik kartını suçu işledikten hemen sonra iade etmesi karşısında etkin pişmanlık koşulları oluştuğundan TCK 168/1.maddesi gereğince cezasının indirilmesine, TCK 62.maddesinin uygulanmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına şeklinde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
Bursa 12.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/368 Esas 2018/769 Karar sayılı dava dosyasında sanık hakkında "başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış yerden hırsızlık" suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında TCK'nun 245/1, 168/2, 62.maddeleri uygulanmak suretiyle sanığın cezalandırılmasına ve CMK 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hırsızlık suçundan ise sanığın eyleminin kullanma hırsızlığı suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçun takibi şikayete bağlı olduğundan şikayetten vazgeçme nedeniyle bu suçtan açılan kamu davasının düşürülmesine, karar verildiği, Cumhuriyet Savcısı Ahmet Şenol tarafından hırsızlık suçu yönünden sanığın eyleminin TCK'nun 142/2-h.maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna uyduğu gerekçesi ile istinaf istinaf talebinde bulunulduğu, istinaf talebinin yasal süresi içinde ve usulüne uygun olduğu anlaşılmakla yapılan değerlendirme neticesinde CMK 280/1-e.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine karar verildiği, dairemizce yapılan yargılama neticesinde Bursa 12.Asliye Ceza Mahkemesinin sanık hakkında hırsızlık suçundan vermiş olduğu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varıldığından bu kararın CMK 280/ek-2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Dairemizce sanık hakkında hırsızlık suçundan yeniden hüküm kurularak
1-) Sanığın belirtilen suç tarihinde gündüz sayılan vakitte müştekinin evine temizlik için gittiğinde evinde müştekinin çıkartıp koltuğun üstüne bıraktığı pantalonunun cebinden müştekinin bilgisi ve rızası dışında banka maaş kartını hırsızlık amacıyla almak suretiyle "bina yada eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık" suçunu işlediği sabit olduğundan bu suçtan eylemine uyan TCK'nun 142/2-h.maddesi gereğince suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri gözetilerek taktiren alt sınırdan 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-) Sanık almış olduğu banka maaş kartını aynı gün yerine bırakmış olduğundan etkin pişmanlık gösterdiği kabul edilerek sanığa verilen cezada TCK'nun 168/1.maddesi gereğince taktiren 2/3 oranında indirim yapılmak suretiyle sanığın 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-) Sanığın dosya kapsamından anlaşılan tutanaklara yansıyan, dairemizce yapılan yargılamada gözlemlenen tutum ve davranışları, pişmanlığı, dosyaya yansıyan sosyal ve kişisel halleri gözetilerek verilen cezada TCK'nun 62.maddesi gereğince taktiren 1/6 oranında indirim yapılmak sureti ile 1 YIL 4 AY 20 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-) Sanığın dosyaya yansıyan sosyal ve kişisel halleri, geçmişi, sabıkasız oluşu, müştekinin zararını karşılamış olması hususları gözetilerek olumlu kanaate ulaşıldığından CMK'nın 231.maddesi gereğince sanık hakkında verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA
CMK'nın 231/8 maddesi gereğince sanık hakkıda 5 YIL DENETİM SÜRESİ BELİRLENMESİNE, denetim süresinde her hangi bir yükümlülük belirlenmesine yer olmadığına
CMK'nın 231/10-11 maddeleri gereğince sanığın denetim süresinde kasıtlı yeni bir suç işlemesi halinde kararın açıklanacağı, denetim süresinin iyi halli geçirilmesi durumunda açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceğinin sanğa ihtarren bildirilmesine ( ihtarat yapıldı)
Dairemizce yapılan yargılama nedeniyle sarf edilen posta ve tebligat masrafları 25.00 TL olarak yargılama gideri kapsamında sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına
Dair huzurda hazır bulunan sanığın yüzüne karşı müştekinin yokluğunda C.Savcısının katılımı ile mütalaaya uygun sanığa kararın tefhim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde hükmü veren dairemize bir dilekçe verilmesi, yada zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak veya bir başka ilk derece mahkemesi yada bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek suretiyle yada tutuklu veya hükümlü ise ceza evi idaresine müracaat ederek zabta geçirtmek suretiyle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE oy birliği ile verilen karar usulen okundu, anlatıldı. 15/01/2020 (¤¤)