(5237 S. K. m. 35, 53, 58, 116, 142, 151) (5271 S. K. m. 223)
İDDİANAME : Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığının 06/06/2017 tarih ve 2017/714 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın üzerine atılı TCK'nun 116/2, 142/2.h.2, 35, TCK 151/1, 53, 58 maddeleri uyarınca cezalandırılması dava ve talep olunmuştur.
YEREL MAHKEMEDEKİ SAVUNMASINDA: "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ben ....., ..... ve ..... isimli şahısları tanımıyorum, onların araçlarını da bilmiyorum, araçlardan koparılmış olan plakalar hakkında herhangi bir bilgim yoktur, bana okumuş iddianamelerdeki olaylarla herhangi bir ilgim yoktur, buradaki suç bize yıkılmak isteniyor, ben hayatımda Bilecik'e hiç gitmedim, ben olay tarihinde sonu 6467 ile biten kardeşim .....'e ait telefon hattımı kullanıyordum, beraatimi istiyorum, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum, Sanığa suçunun sübutu halinde hakkında CMK 231 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul edip etmediği soruldu. Sanık beyanında: Ben böyle bir suç işlemediğim için her iki olayda da hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmasını KABUL ETMİYORUM, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
MAĞDUR: "Ben Ekomini marketin sahibiyim, bu markete olay günü saat gece 03:00 gibi bazı şahıslar girmeye çalışmış, işyerimizin alarmı benim cep telefonuma bağlı olduğu için telefonumun çalması ile beraber ben polise haber verdim dükkan ile evimin arası 2-3 dakikalık mesafededir, ben hemen dükkanıma gittim asma kilitlerin kırıldığını gördüm, sürgüler de zorlanmış üst sürgüyü açmışlar ancak alt sürgü zor olduğu için açamamışlar ben işyerimin kamere görüntülerini izlediğimde üç şahsına girmeye çalıştığını gördüm şahıslarda maske vardı maddi olarak zararım kapının kilitlerinin kırılmasından ibarettir ancak psikolojik olarak etkilendim, şikayetçiyim davaya katılma talebim vardır " şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER: Müşteki ifadesi, araştırma ve olay yeri inceleme tutanakları, yakalama emri, adli sicil , nüfus kayıt örneği ve tüm dosya kapsamı
SABIKA: Sabıkalı
MAHKEMENİN KABULÜ: Her ne kadar sanık Cesur TÜRK hakkında 5237 sayılı TCK. 116/2, 142/2.h.2, 35, 151/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile hakkında kamu davası açılmış ise de; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile 5271 sayılı CMK. Madde 223/2-e hükmü gereğince sanığın üzerine atılı suçlardan AYRI AYRI BERAATİNE ,
Bilecik Adli Emanet Memurluğunun 2017/114 sırasında kayıtlı bulunan, - Kapalı delil poşeti içinde parmaz izleri kartı, -1 adet CD içerisinde parmak izlerini gösterir fotoğrafların dosyada DELİL OLARAK SAKLANMASINA,
Bilecik Adli Emanet Memurluğunun 2017/114 sırasında kayıtlı bulunan - Kapalı delil poşeti içinde 2 adet "45 RA 1200" sayılı bükülerek katlanmış metal araç plakasının üzerinde parmak izi incelemesi yapıldığı, dosyamızda bir delili bulunmadığı ancak 17/01/2017 tarihli tutanak ile bu plaka üzerinde çalıntı şerhi konulduğu anlaşıldığından gerekli işlemlerin yapılması için BİLECİK EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNE TESLİMİNE,
Yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Karar kesinleştiğinde bir suretin 5320 sayılı kanunun 16/1 maddesi uyarınca soruşturmada görev alan ilgili kolluk birimine GÖNDERİLMESİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF: Cumhuriyet Savcısı ..... kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.
DURUŞMA AÇILMASI KARARI: Olay yerine ait güvenlik kamera görüntülerindeki kişi ile sanığın aynı kişi olup olmadığının tespiti amacıyla rapor alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu hukuka aykırılık halinin yeniden yapılacak yargılama ile giderilebileceği,
Dairemizin kovuşturma işlemleri sırasında:
SANIK SAVUNMASINDA : Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum ben zaten uzun süre cezaevindeydim, benim daha önceki olaylarda birlikte suça karıştığım arkadaşlarım vardı benonlarla görüşüyordum, onlar suça karıştıklarında benimde daha önceki sabıkalarımı bildikleri için polisler benide bu suçlara karışmış gibi işlem yaptılar, ben .....'ı tanırım, ancak kendisi ile onun kiraladığı bir araç ile hırsızlık yapmış değiliz, bildiğim kadarıyla ..... 2017 yılında geçirdiği bir trafik kazasında ölmüştü, hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum yine hatırladığım kadarıyla ..... kiraladığı bir araç ile yapmış olduğu hırsızlık eyleminden ötürü başka bir dosyada ceza almıştı, bende beraat etmiştim araç aynı araçtı, onun görüntülerinin net olduğu söylemişti, hangi mahkeme hangi dosya olduğunu hatırlayamıyorum demiştir.
C.SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: Sanık hakkında "Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını İhlal Etme, Mala Zarar Verme" suçlarından TCK'nun 116/2, 142/2-h, 35, 151/1, 53, 58/6 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın yüklenen suçları işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nun 223/2-e.maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine karar verildiği, karara karşı Cumhuriyet Savcısının" Sanığın eylemlerinin sabit olduğu, beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, kamera görüntülerinden sanığın tespit edildiği, mahkemenin kamera görüntülerinin net olmadığını belirttiği ancak görüntü iyileştirme için görüntülerin bilirkişiye verilerek rapor aldırılmadığı, gerekli teşhis işlemlerinin yaptırılmadığı, bu nedenle eksik ve yetersiz gerekçe ile sanığa beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu" belirterek yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Yerel mahkemece , ekomini isimli işyerinin güvenlik kamera çıktıları incelendiğinde, kapıda bereli iki kişinin görüldüğü ancak görüntülerin net olmaması sebebiyle herhangi bir mukayese işlemi yapılamadığı belirtilerek dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair başkada somut delil elde edilemediği, kabul edilerek CMK'nun 223/2-e.maddesi gereğince beraatine karar verilmiş ise de;
Olay yerine ait güvenlik kamera görüntülerindeki kişi ile sanığın aynı kişi olup olmadığının tespiti amacıyla hükme esas alınabilir gerekçeli rapor alınmadan eksik inceleme ile sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, dairemizce duruşma açılarak yapılan yargılama sırasında belirtilen konuda aldırılan raporda, görüntülerdeki kişi ile sanığın muhtemel aynı kişi olduğu yönünde tespit yapılmış olup, gerekçeler dikkate alındığında görüntülerdeki kişinin sanık olduğunun kesin olarak tespit edilemediği, dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şüphe bulunduğunu belirten yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, CMK'nun 280/2.maddesi gereğince Cumhuriyet Savcısının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi mütalaasında bulunmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Sanık hakkında bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçundan TCK 142/2-h, işyeri dokunulmazlığı suçundan TCK 116/2, mala zarar verme suçundan TCK 151.maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda yeterli delil olmadığından bahisle beraat kararı verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusu üzerine dairemizce yeniden yargılama yapıldığı, olaya ilişkin görüntülerin Jandarma Kriminal Laboratuvarına gönderildiği, rapora göre görüntülerdeki kişinin muhtemel aynı kişi olduğu yönünde görüş bildirildiği, sanığın suçlamayı kabul etmediği, başkaca delil olmadığı, rapordaki muhtemel aynı kişi mütalaasının tek başına sanığın inkar içerikli savunmasının aksini ispat edecek kuvvette olmadığı kanaatine varılmakla istinaf başvurusunun CMK 280/ek-2.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/340 Esas 2018/504 Karar sayılı dava dosyasında sanık Cesur Türk hakkında "hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme" suçlarından açılan kamu davasında sanığın CMK 223/2-e.maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine dair karar verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet Savcısı Osman Küçük tarafından kamera görüntülerinin bilirkişiye verilerek rapor aldırılmadan eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verilmiş olduğundan bahisle istinaf talebinde bulunulduğu, istinaf talebinin yasal süresi içinde ve usulüne uygun olduğu anlaşılmakla yapılan değerlendirme neticesinde CMK 280/1-e.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine karar verildiği, dairemizce yapılan yargılamada kamera görüntülerinin sanık ile karşılaştırılmasının yapılması hususunda bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, düzenlenen rapora göre söz konusu şahısların "muhtemel aynı kişi" olduğuna dair kanaat belirtildiği, buna göre sanığın atılı suçu işlediğine dair somut, kesin bir kanaate varılamadığı, bu durumda ilk derece mahkemesinin sanık hakkında vermiş olduğu kararda usule ve esasa ilişkin her hangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde her hangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu kanaatine varıldığından istinaf başvurusunun CMK 280/ek-2.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Dairemizce yapılan yargılama nedeniyle sarf edilen posta, tebligat ve bilirkişi masraflarının hazine üzerinde bırakılmasına
Dair SEGBİS yolu ile hazır bulunan sanığın yüzüne karşı, katılanın yokluğunda C.Savcısının katılımı ile mütalaaya uygun oybirliği ile KESİN olmak üzere verilen karar açık olarak okundu anlatıldı. 15/01/2020 (¤¤)